İçeriğe geç

En’âm Suresi 157. Ayet

سورة الأنعام، الآية ١٥٧

6:157 8. cüz 15. hizb Mushaf’ta 149. sayfa Mekki sure

6:157 ayetinin metni

أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ ۝١٥٧

Okunuşu

aw taqūlū law annā unzila ʿalaynā l-kitābu lakunnā ahdā min'hum faqad jāakum bayyinatun min rabbikum wahudan waraḥmatun faman aẓlamu mimman kadhaba biāyāti l-lahi waṣadafa ʿanhā sanajzī alladhīna yaṣdifūna ʿan āyātinā sūa l-ʿadhābi bimā kānū yaṣdifūna

Meal

Yahut da; "Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha fazla hidayet üzere olurduk.” demeyesiniz diye; size, Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü çok kötü bir azapla cezalandıracağız.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 157. ayeti (6:157) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 149. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 157. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

157. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ve; “Allah, Yahudi ve Hristiyanlara indirdiği gibi bize de bir kitap indirseydi, elbette bizler onlardan daha fazla istikamet sahibi olurduk.” dememeniz içindir. Kesinlikle sizlere Allah’ın peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem-'e indirdiği kendi dilinizde bir kitap geldi. İşte bu kitap hakka apaçık bir delil, bir irşat ve ümmete bir rahmettir. Sudan bahaneleri mazeret olarak getirmeyin ve batıl sebeplerle avunmayın. Hiç kimse, Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenlerden daha büyük bir zulüm içinde olamaz. Ayetlerimizden kaçanları, ayetlerimizden kaçarak yüz çevirmelerinden ötürü, onları cehennem ateşine sokarak şiddetli bir cezayla cezalandıracağız.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

157. “Yahut da: “Bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha çok hidâyet üzere olurduk” demeyesiniz diye.” Yani sizler ya kendinize hidâyetin kaynağının hiç ulaşmadığını ileri sürerek mazeret bildirecektiniz yahut da bunun mükemmel ve eksiksiz olmadığını söyleyerek mazeret açıklayacaktınız. İşte size indirilen bu kitap ile hidâyetin kaynağını da mükemmel şeklini de elde etmiş bulunuyorsunuz. Zira: “İşte size Rabbinizden apaçık bir belge” hakkı açıklayan her bir şey bunun kapsamına dahildir “bir hidâyet” sapıklıktan kurtarış “ve bir rahmet” sizin için dininiz ve dünyanızda mutluluk … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 152-157. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 149. sayfası).

  • Yetime ait olan mal mülk hakkında, bu malın yararına olan sınırlar içinde olması hariç herhangi bir tasarrufta bulunmak caiz değildir. Ayrıca bu mallar reşit olana dek yetime teslim edilmez.
  • Sapıklık yolları pek çoktur. Ancak bir tek Allah’ın yolu azaptan kurtuluşa götürür.
  • Bu kitaba, ilim ve amel bakımından ittiba etmek Allah’ın rahmetine erişmenin en büyük sebeplerinden biridir.

157. ayetin diğer mealleri

Yahut; "Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz. Size Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Artık Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirdiklerinden dolayı kötü azapla cezalandıracağız.

yahut «Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk» demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Artık bundan sonra, Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenlerden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

Yahut: "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk", demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

157. ayet kelime kelime

  1. أَوْ aw yahut
  2. تَقُولُوا۟ taqūlū demeyesiniz ق و ل
  3. لَوْ law eğer
  4. أَنَّآ annā şüphesiz ki
  5. أُنزِلَ unzila indirilseydi ن ز ل
  6. عَلَيْنَا ʿalaynā bize
  7. ٱلْكِتَٰبُ l-kitābu Kitap ك ت ب
  8. لَكُنَّآ lakunnā biz olurduk ك و ن
  9. أَهْدَىٰ ahdā daha doğru yolda ه د ي
  10. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  11. فَقَدْ faqad işte
  12. جَآءَكُم jāakum size de geldi ج ي أ
  13. بَيِّنَةٌ bayyinatun açık delil ب ي ن
  14. مِّن min Rabbinizden
  15. رَّبِّكُمْ rabbikum ر ب ب
  16. وَهُدًى wahudan ve hidayet ه د ي
  17. وَرَحْمَةٌ waraḥmatun ve rahmet ر ح م
  18. فَمَنْ faman kim olabilir?
  19. أَظْلَمُ aẓlamu daha zalim ظ ل م
  20. مِمَّن mimman kimseden
  21. كَذَّبَ kadhaba yalanlayıp ك ذ ب
  22. بِـَٔايَٰتِ biāyāti ayetlerini أ ي ي
  23. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  24. وَصَدَفَ waṣadafa ve yüz çeviren ص د ف
  25. عَنْهَا ʿanhā onlardan
  26. سَنَجْزِى sanajzī cezalandıracağız ج ز ي
  27. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseleri
  28. يَصْدِفُونَ yaṣdifūna yüz çevirenleri ص د ف
  29. عَنْ ʿan ayetlerimizden
  30. ءَايَٰتِنَا āyātinā أ ي ي
  31. سُوٓءَ sūa en kötüsüyle س و أ
  32. ٱلْعَذَابِ l-ʿadhābi azabın ع ذ ب
  33. بِمَا bimā ötürü
  34. كَانُوا۟ kānū yüz çevirmelerinden ك و ن
  35. يَصْدِفُونَ yaṣdifūna ص د ف

157. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fâtır 35:42

    وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِن جَآءَهُمْ نَذِيرٌ لَّيَكُونُنَّ أَهْدَىٰ مِنْ إِحْدَى ٱلْأُمَمِ فَلَمَّا جَآءَهُمْ نَذِيرٌ مَّا زَادَهُمْ إِلَّا نُفُورًا

    Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, ümmetler içinde en doğru yolda olacaklarına, dair bütün güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-) gelince; bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.

  • Nahl 16:88

    ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَٰهُمْ عَذَابًا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ

    Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıkoyanların işledikleri bozgunculuklara karşılık azaplarına azap katarız.

  • Kıyâmet 75:31–32

    فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ …

    Tasdik etmemiş ve namaz kılmamıştı. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Zümer 39:32

    فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدْقِ إِذْ جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    Allah’a karşı yalan uyduran veya kendisine hak gelince onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilir? Kâfirler için Cehennem'de barınacak yer mi yok?

  • A’râf 7:203

    وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Kendin bir ayet uydursaydın ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir."

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ