İçeriğe geç

A’râf Suresi 203. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٢٠٣

7:203 9. cüz 18. hizb Mushaf’ta 176. sayfa Mekki sure

7:203 ayetinin metni

وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ ۝٢٠٣

Okunuşu

wa-idhā lam tatihim biāyatin qālū lawlā ij'tabaytahā qul innamā attabiʿu mā yūḥā ilayya min rabbī hādhā baṣāiru min rabbikum wahudan waraḥmatun liqawmin yu'minūna

Meal

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Kendin bir ayet uydursaydın ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 203. ayeti (7:203) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 176. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 203. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

203. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! Onlara bir mucize getirdiğin zaman ondan yüz çevirip seni yalanladılar. Onlara bir mucize getirmediğin zaman ise: "Kendinden icat edip uyduramaz mıydın?" derler. Ey Resul! Onlara de ki: "Ben kendi nefsimden bir mucize getirmeye yetkili değilim. Ben ancak Yüce Allah'tan bana vahyolunana uyarım. Size okumuş olduğum bu Kur'an, sizi yaratan ve bütün işlerinizi idare eden Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir delil ve hüccettir. Mümin kulları için de bir rahmet ve yol göstericidir. Müminlerin dışındakiler ise sapık ve bedbahttırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

203. Yani seni yalanlayan bu kimseler inatlaşmaya devam ederler ve işleri yokuşa sürmeyi sürdürürler. İsterse doğruluğu ve hidâyeti gösteren ayet ve mucizeler onlara gelmiş olsun, fark etmez. Sen bunlara doğruluğuna delil olan âyet ve mucizeleri getirecek olsan da yine bunlara boyun eğmezler. Diğer taraftan “onlara bir mucize getirmediğin zaman” onların tayin edip gösterilmesini istedikleri bir mucize göstermezsen: “Onu kendin uydurup getirseydin ya, derler.” Sanki mucizelerin sen indiriyormuşsun ve bütün mahlukatın işlerini sen idare ediyormuşsun gibi “O mucizeyi sen seçmeli, böylelikle … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 196-206. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 176. sayfası).

  • Aklı başında olan kimseye düşen, yalnızca Allah Teâlâ'ya ibadet etmesidir. Çünkü Yüce Allah; insana dini yararları elde etmesi için dinî ilimleri içeren kitaplar indirmiştir. Ayrıca dünyada salih kullarını dost edinip, koruyarak onlara yardım eder. Böylece onlar dünya menfaatlerini elde ederler ve düşmanlık edenlerin düşmanlığı kendilerine zarar vermez.
  • Ayetlerde, istikamet üzere Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dosdoğru yolunda yürüyen Müslümanlara, Yüce Allah'ın peygamberine ve velilerine yardım ettiği gibi onlara da yardım edeceğine dair müjde vardır.
  • Ayetlerde tüm güzel ahlak özellikleri mevcuttur. Kulun üzerine düşen; kendisine zulmedeni affetmesi, kendisine vermeyene vermesi ve kendisi ile ilişkiyi kesen ile bağını devam ettirmesidir.
  • Haram fiil işlemesi veya bir farzı terk etmesi hususunda Şeytan'dan bir kötülük dokunduğunda kulun üzerine düşen Allah Teâlâ'ya istiğfar ederek, nasuh/samimi bir tevbe etmek ve günahlara kefaret olan iyilikler yapmaktır.

203. ayetin diğer mealleri

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Kendin bir ayet yapsaydın!" derler. De ki: Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir.

     Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen basîretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.

203. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَا wa-idhā zaman
  2. لَمْ lam onlara getirmediğin
  3. تَأْتِهِم tatihim أ ت ي
  4. بِـَٔايَةٍ biāyatin bir ayet أ ي ي
  5. قَالُوا۟ qālū derler ق و ل
  6. لَوْلَا lawlā keşke
  7. ٱجْتَبَيْتَهَا ij'tabaytahā bunu da derleseydin ya ج ب ي
  8. قُلْ qul de ki ق و ل
  9. إِنَّمَآ innamā ben ancak
  10. أَتَّبِعُ attabiʿu uyuyorum ت ب ع
  11. مَا mā şeye
  12. يُوحَىٰٓ yūḥā vahyolunana و ح ي
  13. إِلَىَّ ilayya bana
  14. مِن min Rabbimden
  15. رَّبِّى rabbī ر ب ب
  16. هَٰذَا hādhā bu (Kur'an)
  17. بَصَآئِرُ baṣāiru basiretlerdir ب ص ر
  18. مِن min Rabbinizden
  19. رَّبِّكُمْ rabbikum ر ب ب
  20. وَهُدًى wahudan ve yol göstericidir ه د ي
  21. وَرَحْمَةٌ waraḥmatun ve rahmettir ر ح م
  22. لِّقَوْمٍ liqawmin bir toplum için ق و م
  23. يُؤْمِنُونَ yu'minūna inanan أ م ن

203. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Meryem 19:83

    أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا

    Bilmez misin ki biz şeytanları kâfirler üzerine salarız da onları alabildiğine (isyana) kışkırtırlar.

  • Şuarâ 26:4

    إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

    Dilersek, üzerlerine gökten bir ayet/mucize indiririz de boyunları öne eğilip kalır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:64

    وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

  • En’âm 6:157

    أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

    Yahut da; "Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha fazla hidayet üzere olurduk.” demeyesiniz diye; size, Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü çok kötü bir azapla cezalandıracağız.

  • Yûsuf 12:111

    لَقَدْ كَانَ فِى قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve iman eden bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ