İçeriğe geç

Cin Suresi 14. Ayet

سورة الجن، الآية ١٤

72:14 29. cüz 58. hizb Mushaf’ta 573. sayfa Mekki sure

72:14 ayetinin metni

وَأَنَّا مِنَّا ٱلْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا ٱلْقَٰسِطُونَ فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ تَحَرَّوْا۟ رَشَدًا ۝١٤

Okunuşu

wa-annā minnā l-mus'limūna waminnā l-qāsiṭūna faman aslama fa-ulāika taḥarraw rashadan

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Bizden Müslüman olanlar da var, haksızlık edenler de (sapmış olanlar da) var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yola yönelenlerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Cin Suresi’nin 14. ayeti (72:14) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 573. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Cin Suresi 14. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz aramızdan Allah’a itaat ederek itaatkâr olanlar da var, içimizden maksadından ve doğruluk yolundan sapmış olanlar da var. Kim itaat ederek ve salih amel işleyerek Allah’a boyun eğerse; işte onlar hidayeti ve doğru yolu hedeflemiş kimselerdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. “Gerçekten bizim içimizde müslüman olanlar da var, haktan sapan zalimler” dosdoğru yoldan uzaklaşmış, haksızlık yapan kimseler “de var.” “Müslüman olanlara gelince onlar, doğrunun peşinde olanlardır.” Kendilerini cennete ve cennet nimetlerine ulaştıracak olan doğru yolu arayıp bulmuş kimselerdir.

Cin Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Cin suresinin 14-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 573. sayfası).

  • Zulüm, cehenneme girmeye sebep olur.
  • Güzel amaçların hasıl olması için dosdoğru olmanın önemi ifade edilmiştir.
  • Vahiy, şeytanların zarar verme çabalarından korunmuştur.

14. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Bizden müslüman olanlar da var, (hak yoldan) sapmış olanlarımız da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yola yönelenlerdir.

Ali Özek ve arkadaşları

İçimizde, (Allah’a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Ve biz, bizlerden müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır."

14. ayet kelime kelime

  1. وَأَنَّا wa-annā ve elbette biz
  2. مِنَّا minnā bizden vardır
  3. ٱلْمُسْلِمُونَ l-mus'limūna müslümanlar
  4. وَمِنَّا waminnā ve bizden vardır
  5. ٱلْقَٰسِطُونَ l-qāsiṭūna doğru yoldan sapanlar
  6. فَمَنْ faman artık kimler
  7. أَسْلَمَ aslama müslüman olursa
  8. فَأُو۟لَٰٓئِكَ fa-ulāika işte onlar
  9. تَحَرَّوْا۟ taḥarraw aramışlardır
  10. رَشَدًا rashadan doğru yolu

14. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tâhâ 20:112

    وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

    Mümin olarak salih amel işleyen kimse, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (hakkının) eksiltilmesinden de.

  • Mâide 5:66

    وَلَوْ أَنَّهُمْ أَقَامُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِم مِّن رَّبِّهِمْ لَأَكَلُوا۟ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِم مِّنْهُمْ أُمَّةٌ مُّقْتَصِدَةٌ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ سَآءَ مَا يَعْمَلُونَ

    Eğer onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur’an’ı gereğince uygulasalardı üstlerinden ve ayakları altından (rızıklarını) yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet varsa da bir çoğunun yapmakta oldukları pek kötüdür.

  • A’râf 7:96

    وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ ٱلْقُرَىٰٓ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّقَوْا۟ لَفَتَحْنَا عَلَيْهِم بَرَكَٰتٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِن كَذَّبُوا۟ فَأَخَذْنَٰهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Eğer (yalanlayan) memleketlerin halkı iman edip, takvalı olsalardı; biz de onlara gökten ve yerden bereketler açardık. Fakat yalanladılar. Bu sebeple onları yapmakta olduklarıyla yakaladık.

  • En’âm 6:44

    فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ أَبْوَٰبَ كُلِّ شَىْءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُوا۟ بِمَآ أُوتُوٓا۟ أَخَذْنَٰهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مُّبْلِسُونَ

    Verilen öğütleri unuttukları bir sırada, her şeyin kapılarını onlara açtık. Kendilerine verilenler ile şımarıp azdıkları zaman, onları ansızın bütün ümitlerini yitirmiş bir halde yakaladık.

Daha fazlası