İçeriğe geç

Bakara Suresi 66. Ayet

سورة البقرة، الآية ٦٦

2:66 1. cüz 1. hizb Mushaf’ta 10. sayfa Medeni sure

2:66 ayetinin metni

فَجَعَلْنَٰهَا نَكَٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ ۝٦٦

Okunuşu

fajaʿalnāhā nakālan limā bayna yadayhā wamā khalfahā wamawʿiẓatan lil'muttaqīna

Meal

Böylece onların (maymunlara çevrilmiş insanların) akıbetini hem onu görenlere, hem de kendilerinden sonra geleceklere bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 66. ayeti (2:66) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 10. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 66. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

66. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz bu köyü etrafındaki köylere ve onlardan sonra geleceklere ibret olarak kıldık. Öyle ki; o köy halkının yaptıklarını yapıp aynı cezayı hak etmesinler. Allah’ın azabından ve koyduğu sınırları aşmaktan korkan takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

66. “Bunu orada bulunup görenler için de” yani orada hazır bulunan ümmetler, onların döneminde yaşayan ve onların haberlerini alan kimseler için “sonradan gelenler için de” onlardan sonra gelecek nesiller için de “ibretlik bir ceza” kıldık ki, böylelikle kullara karşı Allah’ın delili ortaya konulmuş olsun ve O’na isyandan vazgeçsinler. Fakat bu, ancak takva sahipleri için faydalı bir öğüt olabilir. Onların dışında kalanlar ise bu âyetlerden, mucize ve belgelerden gereği gibi faydalanamazlar.

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 62-69. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 10. sayfası).

  • Birinci ayette zikredilen hüküm Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesinden öncesi içindir. Ama gönderildikten sonra Allah katında razı olunan din ancak İslam'dır. Ondan başkası kabul edilmez. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek. (Âl-i İmrân Suresi: 85)
  • Allah, bazı günahların cezasını ahiretten önce dünyada çabucak verir ki; insanlar Allah Teâlâ'nın emrine muhalefet etmekten sakınsın ve bu cezalardan öğüt alsınlar.
  • Şüphesiz ki, kim dinde kolaylaştırılmış bir konuda kendi nefsine sınırlamalar koyarak onu daraltırsa, bundan dolayı kendisine gelen emirler zorlaştırılır ve böyle cezalandırılır.

66. ayetin diğer mealleri

Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

Biz bu (maymunlaşmış insanları) hadiseyi bizzat görenler ve sonradan gelenler için bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.

66. ayet kelime kelime

  1. فَجَعَلْنَٰهَا fajaʿalnāhā ve bunu yaptık ج ع ل
  2. نَكَٰلًا nakālan ibretlik bir ceza ن ك ل
  3. لِّمَا limā şey için
  4. بَيْنَ bayna arasındaki (önündeki) ب ي ن
  5. يَدَيْهَا yadayhā onların iki eli ي د ي
  6. وَمَا wamā ve şey (için)
  7. خَلْفَهَا khalfahā ardından gelen خ ل ف
  8. وَمَوْعِظَةً wamawʿiẓatan ve bir öğüt و ع ظ
  9. لِّلْمُتَّقِينَ lil'muttaqīna müttakiler için و ق ي

66. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ahkâf 46:27

    وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْقُرَىٰ وَصَرَّفْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik ve onlara ayetleri tekrar tekrar açıkladık. Belki dönerler diye.

  • Naziât 79:25

    فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

  • Ra’d 13:41

    أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    Görmediler mi ki biz nasıl yeryüzüne gelip onu etrafından eksiltiyoruz? Allah, hükmeder. O’nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

  • Ra’d 13:31

    وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emirler yalnız Allah’ındır. İman edenler bilmiyorlar mı ki, Allah dileseydi bütün insanlara hidayet ederdi. Allah’ın vaadi yerine gelinceye kadar devamlı olarak yaptıkları işler sebebiyle kâfirlere ya ansızın büyük bir bela gelecek veya o bela evlerinin yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, vaadinden asla dönmez.

  • Enbiyâ 21:44

    بَلْ مَتَّعْنَا هَٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَآ أَفَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    Evet, biz onları da atalarını da faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O halde onlar mı galip gelecekler?

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ