İçeriğe geç

Bakara Suresi 29. Ayet

سورة البقرة، الآية ٢٩

2:29 1. cüz 1. hizb Mushaf’ta 5. sayfa Medeni sure

2:29 ayetinin metni

هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَسَوَّىٰهُنَّ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ۝٢٩

Okunuşu

huwa alladhī khalaqa lakum mā fī l-arḍi jamīʿan thumma is'tawā ilā l-samāi fasawwāhunna sabʿa samāwātin wahuwa bikulli shayin ʿalīmun

Meal

O, yeryüzündeki her şeyi sizin için yaratan, sonra gökyüzüne yönelip yedi kat gök olarak düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 29. ayeti (2:29) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 5. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 29. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

29. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yeryüzündeki nehir, ağaç ve sayılamayacak kadar birçok nimetin tamamını sizin için tek başına yaratan Allah'tır. Sizler o nimetlerden faydalanır ve sizin hizmetinize sunduğu şeylerden istifade edersiniz. Sonra gökyüzüne yönelip onu yedi kat olarak yaratmıştır. İlmi ile her şeyi kuşatan O'dur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

29. “O, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı” Yani iyilik ve rahmet olmak üzere yeryüzünde ne varsa hepsini yararlanmanız, kullanmanız ve ibret almanız için yaratan O’dur. Bu âyet-i kerimede eşyada aslolanın mubahlık ve temizlik olduğuna delil vardır. Çünkü âyet-i kerime minnet (ihsan ve lütuf) sadedinde zikredilmiştir. Bununla pis ve murdar olan şeyler dışarıda kalmaktadır. Zira bunların haram oldukları da yine bu âyetin ifadesinden, eşyanın yaratılmasındaki maksadın beyân edilmesinden ve bizim faydamız için yaratılmış olmalarından anlaşılmaktadır. O nedenle zararı bulunan bir şey … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 25-29. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 5. sayfası).

  • Cennetteki nimetlerin mükemmel olmasının sebeplerinden biri de, sunulan lezzetlerini hiçbir tedirginlik ve sıkıntının bulandırmaması, bunlara hiçbir zararın karışmamasıdır.
  • Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu misallerden ancak müminler istifade eder. Çünkü onlar içtenlikle hidayeti isteyen ve hakkıyla onu talep eden kimselerdir.
  • Fasıkların en belirgin özelliklerinden biri de Allah ve insanlar ile yapmış oldukları anlaşmaları bozmaları, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparmaları ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çaba sarf etmeleridir.
  • Eşyada asıl olan temizlik ve mübahlıktır. Çünkü Allah Teâlâ yeryüzündeki her şeyi kulları için yaratarak onlara bol bol nimetler vermiştir.

29. ayetin diğer mealleri

Yeryüzündeki her şeyi sizin için yaratan sonra gökyüzüne yönelip yedi kat gök olarak düzenleyen ve her şeyi bilen O’dur.

  O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O , her şeyi hakkıyla bilendir .

O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratti . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

29. ayet kelime kelime

  1. هُوَ huwa O
  2. ٱلَّذِى alladhī ki
  3. خَلَقَ khalaqa yarattı خ ل ق
  4. لَكُم lakum sizin için
  5. مَّا mā ne
  6. فِى fī varsa
  7. ٱلْأَرْضِ l-arḍi yeryüzünde أ ر ض
  8. جَمِيعًا jamīʿan hepsini ج م ع
  9. ثُمَّ thumma sonra
  10. ٱسْتَوَىٰٓ is'tawā yöneldi س و ي
  11. إِلَى ilā göke
  12. ٱلسَّمَآءِ l-samāi س م و
  13. فَسَوَّىٰهُنَّ fasawwāhunna onları düzenledi س و ي
  14. سَبْعَ sabʿa yedi س ب ع
  15. سَمَٰوَٰتٍ samāwātin gök (olarak) س م و
  16. وَهُوَ wahuwa ve O
  17. بِكُلِّ bikulli her ك ل ل
  18. شَىْءٍ shayin şeyi ش ي أ
  19. عَلِيمٌ ʿalīmun bilir ع ل م

29. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fussilet 41:9–12

    قُلْ أَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَرْضَ فِى يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُۥٓ أَندَادًا ذَٰلِكَ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ …

    De ki: "Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip, O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir." …

  • Câsiye 45:26

    قُلِ ٱللَّهُ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    De ki: "Size hayat veren sonra öldürecek olan sonra da hakkında şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya getirecek olan Allah’tır." Fakat insanların çoğu bilmezler.

  • Nahl 16:21

    أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

    Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

  • Yâsîn 36:33

    وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

  • Mülk 67:14

    أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    Yaratan bilmez mi? O latiftir, her şeyden haberdar olandır.

  • Nahl 16:15

    وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları koydu, nehirler (yarattı) ve yolunuzu bulmanız içinde yollar kıldı.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Meâric 70:14

    وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

    Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.

  • Hadîd 57:3

    هُوَ ٱلْأَوَّلُ وَٱلْـَٔاخِرُ وَٱلظَّٰهِرُ وَٱلْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    O; Evvel'dir, Âhir'dir, Zahir'dir, Bâtın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • En’âm 6:101

    بَدِيعُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُۥ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُن لَّهُۥ صَٰحِبَةٌ وَخَلَقَ كُلَّ شَىْءٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Gökleri ve yeri yoktan var eden O’dur. O’nun bir eşi yokken nasıl bir oğlu olabilir? Hem her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen de O’dur.

  • Mâide 5:36

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لِيَفْتَدُوا۟ بِهِۦ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Doğrusu, yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha kâfirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara acı verici bir azap vardır.

  • Enfâl 8:63

    وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Şüphesiz O Aziz'dir, Hakim'dir.

  • Ra’d 13:18

    لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    Rablerinin çağrısına uyanlara mükâfatın en güzeli (Cennet) vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de Cehennem'dir. O ne kötü yataktır!

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ