lillahi mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi wa-in tub'dū mā fī anfusikum aw tukh'fūhu yuḥāsib'kum bihi l-lahu fayaghfiru liman yashāu wayuʿadhibu man yashāu wal-lahu ʿalā kulli shayin qadīrun
Meal
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah, onunla sizi hesaba çeker. Sonra da dilediği kimseyi bağışlar, dilediği kimseyi de azaba uğratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Bakara Suresi’nin 284. ayeti (2:284) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 49. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 284. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
284. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Göklerde ve yerde ne varsa bunların yaratılması, sahipliği ve idaresi tek olarak Allah'a aittir. Sizler kalplerinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah bunu bilir. Allah, bunun üzerine sizi hesaba çekecektir. İşte bundan sonra Allah, rahmeti ve fazlı ile dilediği kimseyi bağışlar. Adaleti ve hikmeti ile de dilediği kimseye azap eder. Allah her şeye kadirdir.
284. Yüce Allah göklerde ve yerde bulunan her şeyin mutlak sahip ve hakimi olduğunu, kullarının açıkladıklarını da, içlerinde gizlediklerini de bilgisi ile kuşattığını, bunlar dolayısı ile kendilerini hesaba çekeceğini haber vermektedir. “Sonra dilediğini bağışlar” Bağışlayacağı kimseler, Rablerine dönenlerdir. “Çünkü O, kendisine dönenleri gerçekten bağışlayıcıdır.” (el-İsra, 17/25) “dilediğine de azab eder.” Azap edeceği kişiler ise masiyetlere gizlide de açıkta da ısrarla devam eden kimselerdir. Bu âyet-i kerime, kulun içinden geçirdiklerinden dolayı -onlarla amel etmedikçe yahut onları … Devamını oku
Hakların güvence altına alınamadığı durumlarda güvence altına alınması için ipotek edilmesi caizdir. Şayet birbirinden borç alıp veren kimseler arasında güven varsa buna gerek duyulmayabilir.
Şahitliği gizlemenin haram oluşu, şahitliği gizleyenin ve yerine getirmeyenin işlediği büyük günah.
Allah'ın ilminin tam olması ve yarattıklarının her halinden haberdar oluşu ve kullarını işledikleri amellerine göre hesaba çekme hususunda tam bir kudrete sahip olması.
İmanın Esaslarını Belirlemek ve Asıllarını Açıklamak
Bu din, kolaylık üzerine ve kulların üzerinden meşakkati ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak üzere gönderilmiştir. Yüce Allah kullarına güç yetirebildiklerinden başkasını yüklemez ve güç yetiremedikleri şeylerden onları hesaba çekmez.
284. ayetin diğer mealleri
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de, Allah, onunla sizi hesaba çeker! Sonra da dilediği kimseyi bağışlar! dilediği kimseyi de azaba uğratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e {Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi ondan dolayı hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir.} [Bakara, 284] âyeti nazil olduğunda, bu durum…
Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz.” diye yemin ederler.
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah, her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz. Lâkin kalplerinizin kasıtlı yaptığı yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat ve merhamet edendir.
Allah’a karşı yalan düzerek iftira edenden daha zâlim kim olabilir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şâhitler de, “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.