Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz.” diye yemin ederler.
Mâide Suresi’nin 106. ayeti (5:106) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 125. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 106. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
106. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey iman edenler! Eğer biriniz ölüm alametlerinden birisini gördüğünde Müslümanlardan iki adaletli kişiyi vasiyetine şahit tutsun veya ihtiyaç olduğunda Müslümanlardan olmayan kâfirlerden iki kişiyi şahit tutsun. Eğer yolculuğa çıkarsanız ve size ölüm gelip çatarsa ve eğer şahit tutulandan bir şüphe hissederseniz herhangi bir namazın ardından o ikisini alıkoyarsınız. Onlar da: "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa satmayız ve hiçbir akrabamızı kayırmayız" diye Allah adına yemin ederler ve Allah için üstlenmiş oldukları şahitliklerini de gizlemezler. Eğer gizlerlerse Allah'a karşı gelen günahkârlardan olurlar.
106. Şanı Yüce Allah emir ihtiva eder bir şekilde bir kimsenin ölüm öncesi haller ve alâmetler ile karşı karşıya kalması durumunda vasiyetine iki kişiyi şahit tutması gerektiğini haber vermektedir. Böyle bir kimse vasiyetini yazmalı ve buna şahitlikleri muteber olan adalet sahipleri arasından iki kişiyi şahit tutmalıdır. “Sizden olmayan başka iki erkek” yani sizin dininize mensup olmayan yahudi, hristiyan veya onlardan başka iki kişi, demektir. Bu, ihtiyaç ve zaruret halinde, müslümanlardan şahitlik edecek kimselerin bulunmaması durumunda söz konusudur. “siz yolculuk halinde iken başınıza … Devamını oku
Eğer kul, kendisini Allah'a itaat etmeye ve gücü yettiği ölçüde iyiliği emredip kötülükten yasaklamaya yükümlü tutarsa, bundan sonra hiçbir kimsenin sapıklığı ona zarar vermez. Başkaları yüzünden özellikle de doğru yoldan sapmış olanlardan hesaba çekilmez.
Vasiyetin adaletli şahitler huzurunda yazılıp, korunma altına alınması teşvik edilmiştir.
Şahitlere vasiyet hakkında soru sormanın dinî şekli beyan edilmiştir.
106. ayetin diğer mealleri
Ey iman edenler! İçinizden birinin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında, aranızdan adalet sahibi iki kişi eğer, yolculukta iseniz ve ölüm musibeti de gelip çattıysa; sizden olmayan (zaruret halinde gayri müslim) iki kişi şahitliği etsin. Şayet şüphe ederseniz; namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah’a şöyle yemin ederler: “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa satmayız. Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz."
Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkor, «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemeyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz» diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz.
Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz".
106. ayet kelime kelime
يَٰٓأَيُّهَاyāayyuhāEy
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
ءَامَنُوا۟āmanūinananlar
شَهَٰدَةُshahādatuşahidlik etsin
بَيْنِكُمْbaynikumaranızda
إِذَاidhāzaman
حَضَرَḥaḍarageldiği
أَحَدَكُمُaḥadakumubirinize
ٱلْمَوْتُl-mawtuölüm
حِينَḥīnasırasında
ٱلْوَصِيَّةِl-waṣiyativasiyyet
ٱثْنَانِith'nāniiki
ذَوَاdhawākişi
عَدْلٍʿadlinadil
مِّنكُمْminkumiçinizden
أَوْawya da
ءَاخَرَانِākharānidiğer iki kişi (şahidlik etsin)
مِنْminsizden olmayan
غَيْرِكُمْghayrikum
إِنْineğer
أَنتُمْantumsiz
ضَرَبْتُمْḍarabtumyolculuk ederken
فِىfīyeryüzünde
ٱلْأَرْضِl-arḍi
فَأَصَٰبَتْكُمfa-aṣābatkumve başınıza gelmişse
مُّصِيبَةُmuṣībatumusibeti
ٱلْمَوْتِl-mawtiölüm
تَحْبِسُونَهُمَاtaḥbisūnahumāonları tutarsınız
مِنۢminsonra
بَعْدِbaʿdi
ٱلصَّلَوٰةِl-ṣalatinamazdan
فَيُقْسِمَانِfayuq'simāniyemin etsinler
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
إِنِinieğer
ٱرْتَبْتُمْir'tabtumkuşkulanırsanız
لَاlāsatmayacağız
نَشْتَرِىnashtarī
بِهِۦbihionu (yeminimizi)
ثَمَنًاthamananhiçbir paraya
وَلَوْwalawve eğer
كَانَkānaolsa
ذَاdhāakraba da
قُرْبَىٰqur'bā
وَلَاwalāve
نَكْتُمُnaktumugizlemeyeceğiz
شَهَٰدَةَshahādataşahidliğini
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
إِنَّآinnāyoksa biz elbette
إِذًاidhano zaman
لَّمِنَlaminakimselerden oluruz
ٱلْـَٔاثِمِينَl-āthimīnagünahkar
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 4 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.