yāayyuhā alladhīna āmanū kūnū qawwāmīna bil-qis'ṭi shuhadāa lillahi walaw ʿalā anfusikum awi l-wālidayni wal-aqrabīna in yakun ghaniyyan aw faqīran fal-lahu awlā bihimā falā tattabiʿū l-hawā an taʿdilū wa-in talwū aw tuʿ'riḍū fa-inna l-laha kāna bimā taʿmalūna khabīran
Meal
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah, her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Nisâ Suresi’nin 135. ayeti (4:135) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 100. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 135. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
135. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Allah’a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Her hâlükârda adaletli olun ve hak, sizin, anne babanızın veya akrabalarınızın aleyhine olsa bile herkese karşı hak olan şahitliği yerine getirin. Bir kişinin fakir veya zengin olması sizi şahitlik etmeye veya şahitlik etmemeye taşımasın. Allah sizin için fakirden ve zenginden daha evladır ve onların yararlarına olanı sizden daha iyi bilir. Yaptığınız şahitliklerde haktan ayrılmamak için arzularınıza tabi olmayın. Şahitlik yaparken olduğu halin dışında gerçeği çarptırırsanız veya şahitlik yapmaktan yüz çevirirseniz şüphesiz Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
135. Yüce Allah mü’min kullarına: “adaleti titizlikle ayakta tutan ve Allah için şahitlik eden kimseler” olmalarını emretmektedir. “Titizlikle ayakta tutan” anlamı verilen “القوام” kelimesi, mübalağa kipidir. Yani bütün hallerinizde adaleti ayakta tutan kimseler olun, demektir. Bu adalet de hem Allah'ın haklarını hem de kulların haklarını içine alır. Allah'ın haklarında adaletli olmak, O’nun nimetlerini isyanda kullanmayıp, itaati uğrunda kullanmak sureti ile olur. Kulların haklarında adaletli olmak ise kendi haklarını tastamam talep ettiğin gibi üzerinde bulunan başkalarına ait bütün hakları … Devamını oku
Hakikat kendi veya akrabalarından birinin aleyhine dahi olsa, insanlar arasında hüküm verirken ve şahitlik ederken adaletli olmanın farz olduğu ifade edilmiştir.
Müminin yapması gereken, kalp ve beden amellerini yerine getirmekte gayret göstermesi ve onu (imanı) kalbinde sabit kılmasıdır.
Münafıkların İslam’a ve Müslümanlara karşı tehlikesinin ne kadar büyük olduğu ifade edilmiştir. Bu yüzden yüce Allah, onları ahiretteki en şiddetli azapla tehdit etmiştir.
Allah’ın ayetlerine ve dinine dil uzatan kimselerin yaptığını inkâr etmeye gücü yetmediği durumlarda Mümin kimsenin onlarla beraber oturması caiz değildir.
135. ayetin diğer mealleri
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak, adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ey îman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, sizin şahitlik ettiğiniz kimselere Allah daha yakındır. Nefsin heveslerine uyup adaletten şaşmayın. Eğer (şehadette) dilinizi eğer büker, yahut (ondan tamamen) yüz çevirirseniz, şüphe yoktur ki Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.
Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah’tan sakının/takvalı olun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızın tümünden haberdardır.
Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde, sizin kitaptan zannetmeniz için (kitaba bakarak) dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde: “Allah katındandır” derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.
Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, (borca karşılık) alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin. Şahitliği gizlemeyin; kim onu gizlerse, o mutlaka kalben günahkârdır. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.