wabashiri alladhīna āmanū waʿamilū l-ṣāliḥāti anna lahum jannātin tajrī min taḥtihā l-anhāru kullamā ruziqū min'hā min thamaratin riz'qan qālū hādhā alladhī ruziq'nā min qablu wa-utū bihi mutashābihan walahum fīhā azwājun muṭahharatun wahum fīhā khālidūna
Meal
İman eden ve salih amel işleyen kimselere, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şey" diyecekler. O meyveler kendilerine (dünyadakilerin) bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.
Bakara Suresi’nin 25. ayeti (2:25) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 5. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 25. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
25. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Eğer (zikri) geçen tehdit kâfirler için ise: Ey Peygamber! Allah'a iman edip, salih amel işleyen Müminleri, saraylar ve ağaçlarının altından ırmaklar akan kendilerini mutlu edecek cennetlerle müjdele. Ne zaman rızık olarak kendilerine cennetin güzel meyveleri verilse, dünya meyvelerine olan aşırı benzerliklerinden dolayı: "Bu, daha önce de rızıklandığımız bir şey" derler. Onlara şekil, isim olarak benzer meyveler sunulmuştur ki bildikleri şeye yönelsinler. Ancak bu meyveler tat ve lezzet olarak çok farklıdırlar. Ve onlar için cennette nefsin arzulamadığı ve dünya insanlarının kirli olarak kabul ettiği şeylerden uzak olan eşler de vardır. Onlar orada kesintiye uğrayan dünya nimetlerinin aksine, sürekli olan ebedî nimetler içindedirler.
25. Yüce Allah kâfirlerin amellerinin cezasını söz konusu ettikten sonra, salih amellere sahip olan mü’minlerin de görecekleri karşılığı söz konusu etmektedir. Nitekim Yüce Allah’ın Kitab-ı Kerîm’inde izlediği yol da budur: Korkutma ve teşviki bir arada zikretmek. Tâ ki kul hem çekinsin, hem arzulasın. Hem korksun, hem de ümitlensin. Bunun için şöyle buyurmaktadır: Kalpleri ile “iman edip” azaları ile “salih ameller işleyenlere” böylelikle de imanlarını salih amelleri ile tasdik edenlere “şunu müjdele!” Sen ey Peygamber ve senin (tebliğ) makamına geçenler (müjdeleyin). Âyet-i kerimede hayırlı … Devamını oku
Cennetteki nimetlerin mükemmel olmasının sebeplerinden biri de, sunulan lezzetlerini hiçbir tedirginlik ve sıkıntının bulandırmaması, bunlara hiçbir zararın karışmamasıdır.
Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu misallerden ancak müminler istifade eder. Çünkü onlar içtenlikle hidayeti isteyen ve hakkıyla onu talep eden kimselerdir.
Fasıkların en belirgin özelliklerinden biri de Allah ve insanlar ile yapmış oldukları anlaşmaları bozmaları, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparmaları ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çaba sarf etmeleridir.
Eşyada asıl olan temizlik ve mübahlıktır. Çünkü Allah Teâlâ yeryüzündeki her şeyi kulları için yaratarak onlara bol bol nimetler vermiştir.
25. ayetin diğer mealleri
İman edenler ve salih amel işleyen kimselere içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şey" diyecekler. O meyveler kendilerine (dünyadakilerin) bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.
İman edip salih ameller işleyenlere, onlar için içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan kendilerine rızık olarak her defasında bir meyve verildikçe: "Bu daha önce rızıklandığımız (meyve) dandır", diyecekler. Onlara birbirinin benzeri (rızıklar) verilecek. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları Cennetler vardır. İyiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.