İçeriğe geç

Bakara Suresi 167. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٦٧

2:167 2. cüz 3. hizb Mushaf’ta 25. sayfa Medeni sure

2:167 ayetinin metni

وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوا۟ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّءُوا۟ مِنَّا كَذَٰلِكَ يُرِيهِمُ ٱللَّهُ أَعْمَٰلَهُمْ حَسَرَٰتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُم بِخَٰرِجِينَ مِنَ ٱلنَّارِ ۝١٦٧

Okunuşu

waqāla alladhīna ittabaʿū law anna lanā karratan fanatabarra-a min'hum kamā tabarraū minnā kadhālika yurīhimu l-lahu aʿmālahum ḥasarātin ʿalayhim wamā hum bikhārijīna mina l-nāri

Meal

(Kötülere) Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 167. ayeti (2:167) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 25. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 167. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

167. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

O zaman zayıf ve tabi olanlar şöyle diyecekler: “Bizim, dünyaya tekrar geri dönüş şansımız yok mudur ki, önderlerimizin bizi inkâr edip kendilerini bizden uzak kıldıkları gibi, biz de onları inkâr ederek uzak duralım?” Allah, ahiretteki şiddetli azabı onlara gösterdiği gibi, onlara bir pişmanlık ve üzüntü olması için, önderlerine batıl üzerine tabi olmalarının akıbetini de gösterecektir. Onlar, cehennem ateşinden de ebedî olarak çıkamayacaklardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 165–167. ayetler

165. Bu âyet-i kerimenin bir önceki âyetle bağlantısı ne kadar da güzeldir! Yüce Allah vahdaniyetini, bunun kat’i delillerini ve her türlü şüpheyi ortadan kaldıran ve kesin bilgiye ulaştıran apaçık belgelerini beyan ettikten sonra, burada da şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan bir kısmı” bunca eksiksiz açıklamaya rağmen bazı yaratılmışları “Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar ediniyorlar…” Yani ibadet, muhabbet, tazim ve itaatte Allah’a denk ve benzer tutuyorlar. Artık delilin ortaya konulmasından ve tevhidin açıklanmasından sonra bu durumda olan bir kimsenin, Allah’a karşı inatlaşan, Allah’a … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 164-169. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 25. sayfası).

  • Allah'a hakkıyla iman eden kimseler, Allah'ı en çok seven kullardır. Çünkü onlar rahatlıkta, darlıkta ve her halükârda O'na itaat ederler ve O'na hiçbir kimseyi ortak koşmazlar.
  • Kıyamet günü aradaki bütün bağlar kopacak ve her dost, dostunu inkâr ederek ondan uzak duracak. Yalnızca Allah Teâlâ’ya halis olan bağ kalacaktır.
  • Yöntemlerinin çeşitli ve gizli olması ve nefsin arzularına yakınlığından ötürü şeytanın tuzağına karşı bir uyarıdır.

167. ayetin diğer mealleri

Onların peşlerinden gidenler: Keşke bizim için dünyaya bir daha dönüş olsaydı da, onların bizden kaçtıkları gibi biz de onlardan kaçsaydık derler. İşte Allah, onlara yaptıklarını böyle pişmanlıklar halinde gösterecektir ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

(Kötülere) uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, amellerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar.

Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: "Ah, bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" İşte böylece Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir.

167. ayet kelime kelime

  1. وَقَالَ waqāla ve şöyle dediler ق و ل
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. ٱتَّبَعُوا۟ ittabaʿū uyan ت ب ع
  4. لَوْ law keşke
  5. أَنَّ anna bizim için (mümkün olsaydı)
  6. لَنَا lanā
  7. كَرَّةً karratan bir dönüş (dünyaya) ك ر ر
  8. فَنَتَبَرَّأَ fanatabarra-a uzak dursaydık ب ر أ
  9. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  10. كَمَا kamā gibi
  11. تَبَرَّءُوا۟ tabarraū uzak durdukları ب ر أ
  12. مِنَّا minnā bizden
  13. كَذَٰلِكَ kadhālika böylece
  14. يُرِيهِمُ yurīhimu onlara gösterir ر أ ي
  15. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  16. أَعْمَٰلَهُمْ aʿmālahum bütün fiillerini ع م ل
  17. حَسَرَٰتٍ ḥasarātin hasretler (pişmanlık kaynağı olarak) ح س ر
  18. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onlara
  19. وَمَا wamā ve değildir
  20. هُم hum onlar
  21. بِخَٰرِجِينَ bikhārijīna çıkacak خ ر ج
  22. مِنَ mina ateşten
  23. ٱلنَّارِ l-nāri ن و ر

167. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Furkân 25:23

    وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا

    Onların yaptıkları bütün amellere yöneldik ve saçılmış toz zerreleri haline getirdik.

  • İbrâhîm 14:18

    مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

    Rablerini inkâr edenlerin durumu; amelleri, aynen fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.

  • Nûr 24:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ