Bakara Suresi’nin 166. ayeti (2:166) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 25. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 166. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
166. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kendilerine uyulan önder kimseler, kıyamet gününün korkunç hallerine ve şiddetine şahit olduğunda, kendilerine uyan zayıf kimseleri inkâr ederek onlardan uzaklaşınca, bu kimselerin bütün kurtuluş yolları ve vesileleri de yok olur gider.
165. Bu âyet-i kerimenin bir önceki âyetle bağlantısı ne kadar da güzeldir! Yüce Allah vahdaniyetini, bunun kat’i delillerini ve her türlü şüpheyi ortadan kaldıran ve kesin bilgiye ulaştıran apaçık belgelerini beyan ettikten sonra, burada da şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan bir kısmı” bunca eksiksiz açıklamaya rağmen bazı yaratılmışları “Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar ediniyorlar…” Yani ibadet, muhabbet, tazim ve itaatte Allah’a denk ve benzer tutuyorlar. Artık delilin ortaya konulmasından ve tevhidin açıklanmasından sonra bu durumda olan bir kimsenin, Allah’a karşı inatlaşan, Allah’a … Devamını oku
Allah'a hakkıyla iman eden kimseler, Allah'ı en çok seven kullardır. Çünkü onlar rahatlıkta, darlıkta ve her halükârda O'na itaat ederler ve O'na hiçbir kimseyi ortak koşmazlar.
Kıyamet günü aradaki bütün bağlar kopacak ve her dost, dostunu inkâr ederek ondan uzak duracak. Yalnızca Allah Teâlâ’ya halis olan bağ kalacaktır.
Yöntemlerinin çeşitli ve gizli olması ve nefsin arzularına yakınlığından ötürü şeytanın tuzağına karşı bir uyarıdır.
166. ayetin diğer mealleri
O zaman, görecekler ki peşlerine düşülüp gidilenler, kendilerine uyanlardan hızla uzaklaşmışlardır. Azabı görmüşler, aralarındaki bağlar da parçalanıp kopmuştur.
İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır.
O zaman kendilerine uyulan kimseler, azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçıp uzaklaşmışlar ve aralarındaki bütün bağlar parça parça kopmuştur.
Haklarında azap sözü gerçekleşmiş olanlar; “Rabbimiz! İşte azdırdıklarımız onlardır. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Şimdi ise onlardan uzaklaşarak sana geldik. Zaten onlar, bize de ibadet etmiyorlardı.” dediler.
Melekler diyecekler ki: “Tenzih ederiz seni! Bizim velimiz onlar değil, sensin. Aksine onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Bunların çoğu onlara iman ediyorlardı.
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …
İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız Cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
Kâfir olanlar dediler ki: “Biz bu Kur’ân’a da, bundan önce gelen kitaplara da iman etmeyiz.” Sen o zalimleri Rableri huzurunda durdurulmuş, sözü birbirlerine döndürürlerken bir görsen. Güçsüz bırakılan tabiler, büyüklük taslayanlara: “Siz olmasaydınız, biz elbette iman edenler olurduk” derler. …