İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 18. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ١٨

14:18 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 257. sayfa Mekki sure

14:18 ayetinin metni

مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ ۝١٨

Okunuşu

mathalu alladhīna kafarū birabbihim aʿmāluhum karamādin ish'taddat bihi l-rīḥu fī yawmin ʿāṣifin lā yaqdirūna mimmā kasabū ʿalā shayin dhālika huwa l-ḍalālu l-baʿīdu

Meal

Rablerini inkâr edenlerin durumu; amelleri, aynen fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 18. ayeti (14:18) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 257. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 18. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kâfirlerin; sadaka, ihsanda bulunmak ve acizlere merhamet etmek gibi yapıp takdim ettikleri iyi amelleri, fırtınanın şiddetli olduğu bir günde (savrulan) küle benzer. Rüzgâr onu şiddetli bir şekilde taşıyarak savurur, ondan hiçbir eser kalmayana kadar onu her yere dağıtır. İşte kâfirlerin amelleri de böyledir, küfür onları savurur. Kıyamet günü (amel) sahibi ondan hiçbir şey istifade etmez. İman temelleri üzerine yapılmayan her amel, doğru yoldan uzak bir sapıklıktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. Yüce Allah, kâfirlerin işledikleri amellerin durumunu bize bildirmektedir. Bu amellerinden kasıt, kendilerinin Allah için işlediklerini kabul ettikleri amelleri olabilir. Bu gibi amellerin yok oluşu, karşılıksız bırakılması, darmadağın olup gitmesi yani boşa çıkması, çok ince ve çok hafif olan külün, son derece fırtınalı bir günde şiddetle esen rüzgarla savrulmasına benzer. Bu durumda o külden geriye hiçbir şey kalmaz ve hiçbir şey elde tutulamaksızın kaybolup gider. İşte kâfirlerin amelleri de böyle olacaktır. Onlar “kazandıkları (iyi amellerden) hiçbir şey elde edemezler.” Zerre … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 11-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 257. sayfası).

  • Şüphesiz ki resuller ve peygamberler, âdemoğlundan insanlardır. Ancak Allah Teâlâ, onları âdemoğlu arasından risaleti taşıma ile üstün kılmış ve seçmiştir.
  • Toplumu değiştirmek isteyen davetçinin, sayısız zorluklarla karşılaşacağını bilmesi gerekir. Bunlardan bazısı; kovulmak, sürgün edilmek, sözlü ve fiilî eziyetlere maruz kalmaktır.
  • Şüphesiz ki davetçi ve salih kimselere, yeryüzünde halife kılınacaklarına ve yardım edileceklerine dair söz verilmiştir.
  • Kâfirlerin küfründen dolayı salih amellerinin iptal edilip onlara itibar edilmeyeceği açıklanmıştır.

18. ayetin diğer mealleri

Rablerini küfredenlerin durumu, onların amelleri, fırtınalı bir günde, rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer; kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıktır.

Rablerini inkâr edenlerin durumu (şudur): Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur.

Rabblerini inkâr edenlerin durumu tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İşte asıl uzak sapıklık budur.

18. ayet kelime kelime

  1. مَّثَلُ mathalu durumu
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  3. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(lerin)
  4. بِرَبِّهِمْ birabbihim Rablerini
  5. أَعْمَٰلُهُمْ aʿmāluhum işleri;
  6. كَرَمَادٍ karamādin küle benzer
  7. ٱشْتَدَّتْ ish'taddat savurduğu
  8. بِهِ bihi onu
  9. ٱلرِّيحُ l-rīḥu rüzgarın
  10. فِى fī bir günde
  11. يَوْمٍ yawmin
  12. عَاصِفٍ ʿāṣifin fırtınalı
  13. لَّا lā ele geçiremezler
  14. يَقْدِرُونَ yaqdirūna
  15. مِمَّا mimmā şeylerden
  16. كَسَبُوا۟ kasabū kazandıkları
  17. عَلَىٰ ʿalā hiçbir şeyi
  18. شَىْءٍ shayin
  19. ذَٰلِكَ dhālika işte
  20. هُوَ huwa o
  21. ٱلضَّلَٰلُ l-ḍalālu sapıklıktır
  22. ٱلْبَعِيدُ l-baʿīdu derin

18. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fâtır 35:36

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَ لَا يُقْضَىٰ عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا۟ وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُم مِّنْ عَذَابِهَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى كُلَّ كَفُورٍ

    O kâfirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır. Orada canları alınmaz ki ölsünler. Kendilerinden onun azabı da hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri giden her nankörü böyle cezalandırırız.

  • Sâffât 37:64–68

    إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ …

    O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır. …

  • Rahmân 55:43–44

    هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ …

    İşte bu o günahkârların yalan saydığı cehennemdir. …

  • Duhân 44:43–50

    إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ …

    Zakkum ağacı. …

  • Vâkıa 56:41–44

    وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ …

    Soldakiler, ne bahtsızdır onlar! …

  • Sâd 38:55–58

    هَٰذَا وَإِنَّ لِلطَّٰغِينَ لَشَرَّ مَـَٔابٍ …

    Bu (takva sahipleri içindi; ama) azgınlar içinse muhakkak varılacak kötü bir yer vardır. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hac 22:12

    يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

    O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere ibadet eder. İşte bu uzak sapıklığın ta kendisidir.

İbrâhîm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ