Haklarında azap sözü gerçekleşmiş olanlar; “Rabbimiz! İşte azdırdıklarımız onlardır. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Şimdi ise onlardan uzaklaşarak sana geldik. Zaten onlar, bize de ibadet etmiyorlardı.” dediler.
Kasas Suresi’nin 63. ayeti (28:63) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 393. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 63. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
63. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Azap edilmeleri gerekli olan küfre davet eden davetçiler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! İşte bu azdırdığımız kimseler; kendimiz azdığımız gibi kendilerini azdırdıklarımızdır. Onlardan uzaklaşarak sana geldik. Zaten onlar bize ibadet etmiyorlar, Şeytanlara ibadet ediyorlardı.''
62. Yüce Allah, bu buyruğu ile kıyamet gününde insanlara neyi soracağını, onları her şeyin esasını teşkil eden Allah’a ibadet ve peygamberlerin çağrısını kabul konusunda sorgulayacağını haber vererek şöyle buyurmaktadır: “O gün onlara” yani kendisine başkalarını ortak koşarak o varlıklara ibadet eden, onların fayda vermelerini ve kendilerine gelecek zararları önlemelerini uman kimselere, bu tapındıkları varlıkların acizliklerini, kendilerinin de sapıklıklarını açıklamak üzere: “seslenecek ve şöyle buyuracak: “Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” üce … Devamını oku
Akıllı kimse, kalıcı olanı fani olana tercih eden kimsedir.
tövbe etmek, kendisinden önce olanları silip atar.
Seçme, kullara değil ancak Yüce Allah’a aittir. Kulları O'nun seçimlerine asla karşı gelemez.
Yüce Allah’ın ilmi, kullarının görünen ve gizli olan tüm amellerini kuşatmıştır.
63. ayetin diğer mealleri
Haklarında (azap) sözü gerçekleşmiş olanlar: Rabbimiz! İşte azdırdıklarımız onlardır. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan beri olduk/uzaklaştık, sana geldik. Zaten onlar bize de ibadet etmiyorlardı, dediler.
(O gün) aleyhlerine söz (hüküm, gerçekleşmiş olanlar: Rabbimiz! Şunlar azdırdığımız kimselerdir. Biz nasıl azmışsak onları da öylece azdırdık (yoksa onları zorlayan bir gücümüz yoktu. Onların suçlarından) beri olduğumuzu sana arzederiz. Zaten onlar aslında bize tapmıyorlardı (kendi arzularına tapıyorlardı), derler.
(O gün) haklarında azaba itilme, hükmü gerçekleşen kimseler, "Rabbimiz! Biz nasıl azmışsak, işte bu azmışları da öylece azdırdık. (Onların suçlarından) beri olduğumuzu sana arzederiz. Zaten onlar aslında bizlere tapmıyorlardı." derler.
Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …
İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız Cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
İşte onlar; cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumlar arasında haklarında (azap) sözü gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana uğrayanlardır.