Onlara ne zaman ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.
Bakara Suresi’nin 101. ayeti (2:101) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 15. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 101. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
101. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Tevrat'ta vasfedilen vasfına uygun resul olarak geldiğinde, onlardan bir grup delalet ettiği bu şeyden yüz çevirdi. Ondaki hak ve doğru yoldan istifade etmeyi umursamayan cahilin durumuna benzeyerek önemsemeyip arkalarına attılar.
101. “Onlara Allah tarafından yanlarındakini doğrulayan bir peygamber geldiği zaman” Yani bu şerefli Peygamber onlara yüce Kitab’ı ve beraberlerinde bulunana muvafık olan hakkı getirdiği vakit -ve onlar bu sırada kendi kitaplarına sımsıkı sarılmış olduklarını da iddia ediyorlarken- Peygambere ve O’nun getirdiklerine küfrettiler ve bunun sonucunda: “Kitap verilenlerden bir fırka Allah’ın” kendilerine indirmiş olduğu “Kitab’ını” ondan yüz çevirerek, ona iltifat etmeyerek “arkalarına attılar.” Bu, Allah’ın Kitab’ından yüz çevirmeyi ifade etmede daha ileri derecede bir ifadedir. Onlar bu … Devamını oku
Gerçek mümin Allah'ın katında bulunan devamlı nimeti isteyip, arzular. Bundan dolayı Allah'a kavuşmaktan mutlu olur ve ölümden korkmaz.
Yahudilerin dünya hayatı hakir, alçak ve değersizdir. Ancak onlar bu hayatta (yaşamak) için çok hırslıdır .
Kim Allah'a yakın olan evliyalarına düşmanlık ederse, Allah Teâlâ da ona düşmanlık eder.
Yahudiler, ellerinde bulunan Tevrat'ta, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin tasdik edildiğini görüp bilmelerine rağmen yine de yüz çevirmişlerdir.
Kim ilminden istifade etmezse, o kimse cahil olarak nitelenir. Çünkü o kimse cehalet hususunda cahile benzemiştir.
101. ayetin diğer mealleri
Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.
Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehli kitaptan bir grup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.
Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar.
Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmî Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah katından kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.
Andolsun, mallarınız ve canlarınızla imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, bilin ki bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.
Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.
Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri veli edinmeyin. Mümin iseniz ancak Allah'tan sakının/takvalı olun.
Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!