İçeriğe geç

A’râf Suresi 157. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٥٧

7:157 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 170. sayfa Mekki sure

7:157 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلرَّسُولَ ٱلنَّبِىَّ ٱلْأُمِّىَّ ٱلَّذِى يَجِدُونَهُۥ مَكْتُوبًا عِندَهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَٱلْإِنجِيلِ يَأْمُرُهُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَىٰهُمْ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ ٱلْخَبَٰٓئِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ إِصْرَهُمْ وَٱلْأَغْلَٰلَ ٱلَّتِى كَانَتْ عَلَيْهِمْ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِهِۦ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلنُّورَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ مَعَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ ۝١٥٧

Okunuşu

alladhīna yattabiʿūna l-rasūla l-nabiya l-umiya alladhī yajidūnahu maktūban ʿindahum fī l-tawrāti wal-injīli yamuruhum bil-maʿrūfi wayanhāhum ʿani l-munkari wayuḥillu lahumu l-ṭayibāti wayuḥarrimu ʿalayhimu l-khabāitha wayaḍaʿu ʿanhum iṣ'rahum wal-aghlāla allatī kānat ʿalayhim fa-alladhīna āmanū bihi waʿazzarūhu wanaṣarūhu wa-ittabaʿū l-nūra alladhī unzila maʿahu ulāika humu l-muf'liḥūna

Meal

Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmî Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 157. ayeti (7:157) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 170. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 157. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

157. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- okuma yazma bilmeyen ümmî bir peygamberdir. Rabbi ona vahiy göndermiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e tabi olanlar, Mûsâ -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat'ta ve İsâ -aleyhisselam-'a indirilen İncil'de onun ismini, özelliğini ve peygamberliğini kendisine indirilenleri yazılı olarak bulurlar. Onlara güzel ve doğru olan şeyleri emreder. Aklıselim ve temiz fıtratın çirkin gördüğünü de yasaklar. Onlara içinde zararlı şeyler bulunmayan lezzetli yiyecekleri, içecekleri ve evlilikleri helâl kılar. Kötü ve şerli olanları ise haram kılar. İster kasten öldürmüş olsun veya hatayla öldürmüş olsun her iki halde de katilin öldürülmesini gerekli kılan hükümler gibi, onların sorumlu tutulduğu zor ve meşakketli sorumlulukları onlardan kaldırır. İsrailoğulları ve başkalarından ona iman edenler, onu yüceltenler, ona düşmanlık yapan kâfirlere karşı yardım edenler, yolu aydınlatan ve hidayete erdiren bir nûr olan Kur'an'a uyanlar, işte onlar talep ettiklerine ulaşacaklar ve korktuklarından emin ve uzak olacaklardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

157. Allah’ın âyetlerinin anlamlarını bilmek ve gereklerince amel etmek de o ayetlere iman etmenin tamamlayıcı bir unsurudur. İşte dinin aslında ve fürunda, zahiren ve batinen peygambere uymak da bunun bir parçasıdır. İşte bu nedenle devamla şöyle buyrulmaktadır: “Onlar ki yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de” sıfatı ve ismi ile “yazılı buldukları, ümmi peygamber olan o Rasûle tabi olurlar.” Buradaki “ümmi” kaydı ile diğer peygamberlerden çok özellikle Allah Rasulü vurgulanmış olmaktadır. Çünkü bundan kasıt, Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu Muhammed’dir. Bu buyrukların akışı … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 156-159. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 170. sayfası).

  • Tevrat ve İncil, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine ve doğruluğuna delalet eden apaçık delilleri ihtiva etmiştir.
  • Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Fakat Allah'ın rahmetinin kulları hakkında farklı mertebeleri vardır. Kişinin imanı ve salih ameline göre değişir.
  • Duruma göre dua bazen genel bazen de tafsilatlı olabilir. Musa, bu konumda duasını genel olarak yapmıştır.
  • Allah -Azze ve Celle-'nin adaletli olmasının örneklerinden bir tanesi de azınlık olan Mümin taifeye insaf ve merhamet etmesidir. Öyleki İsrailoğulları'nın kemâle aykırı olan ve hidayetle çelişen özelliklerini zikretmiştir. Belki bazı kimseler bu sıfatların hepsine ait olduğu zannına kapılabilir. Bundan dolayı Allah Teâlâ onlar arasında hakka tabi olup hakka çağıran, istikamet üzere bulunan bir topluluk olduğunu zikredip, beyan etmiştir.

157. ayetin diğer mealleri

Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmi Peygambere, Rasûle tâbi olurlar. (O peygamber) Onlara iyiliği emreder ve kötülüklerden nehyeder, iyi/temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zorlukları kaldırır. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla indirilen nura uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.

Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber’e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen Nûr'a (Kur'an a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.

Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları o peygambere uyup, onun izinden giderler ki, o, onlara iyiyi emreder ve onları kötülüklerden alıkoyar, temiz ve hoş şeyleri kendilerine helâl kılar, murdar ve kötü şeyleri de üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yükleri indirir, üzerlerindeki bağları ve zincirleri kırar atar, işte o vakit ona iman eden, ona kuvvetle saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya, işte asıl murada eren kurtulmuşlar onlardır.

157. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar ki
  2. يَتَّبِعُونَ yattabiʿūna uyarlar
  3. ٱلرَّسُولَ l-rasūla o Elçi'ye
  4. ٱلنَّبِىَّ l-nabiya o Peygamber'e
  5. ٱلْأُمِّىَّ l-umiya ümmi
  6. ٱلَّذِى alladhī buldukları
  7. يَجِدُونَهُۥ yajidūnahu
  8. مَكْتُوبًا maktūban yazılı
  9. عِندَهُمْ ʿindahum yanlarında
  10. فِى fī Tevrat
  11. ٱلتَّوْرَىٰةِ l-tawrāti
  12. وَٱلْإِنجِيلِ wal-injīli ve İncil'de
  13. يَأْمُرُهُم yamuruhum kendilerine emreden
  14. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-maʿrūfi iyiliği
  15. وَيَنْهَىٰهُمْ wayanhāhum ve kendilerini meneden
  16. عَنِ ʿani kötülükten
  17. ٱلْمُنكَرِ l-munkari
  18. وَيُحِلُّ wayuḥillu ve helal kılan
  19. لَهُمُ lahumu onlara
  20. ٱلطَّيِّبَٰتِ l-ṭayibāti güzel şeyleri
  21. وَيُحَرِّمُ wayuḥarrimu ve haram kılan
  22. عَلَيْهِمُ ʿalayhimu onlara
  23. ٱلْخَبَٰٓئِثَ l-khabāitha çirkin şeyleri
  24. وَيَضَعُ wayaḍaʿu ve kaldırıp atan
  25. عَنْهُمْ ʿanhum onlardan
  26. إِصْرَهُمْ iṣ'rahum ağırlıkları
  27. وَٱلْأَغْلَٰلَ wal-aghlāla ve prangaları
  28. ٱلَّتِى allatī öyle ki
  29. كَانَتْ kānat idiler
  30. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onların üzerinde
  31. فَٱلَّذِينَ fa-alladhīna artık onlar
  32. ءَامَنُوا۟ āmanū inananlar
  33. بِهِۦ bihi O'na
  34. وَعَزَّرُوهُ waʿazzarūhu ve O'na saygı gösterenler
  35. وَنَصَرُوهُ wanaṣarūhu ve O'na yardım edenler
  36. وَٱتَّبَعُوا۟ wa-ittabaʿū ve uyanlar
  37. ٱلنُّورَ l-nūra nura
  38. ٱلَّذِىٓ alladhī indirilen
  39. أُنزِلَ unzila
  40. مَعَهُۥٓ maʿahu O'nunla beraber
  41. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika işte
  42. هُمُ humu onlar
  43. ٱلْمُفْلِحُونَ l-muf'liḥūna felaha erenlerdir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

157. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nahl 16:36

    وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ