Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.
Mâide Suresi’nin 5. ayeti (5:5) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 107. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 5. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
5. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bu gün Allah size temiz hoş/lezzetli yiyecekleri yemenizi helal kıldı. Ehlikitap (Yahudi ve Hristiyan) olanların kestiklerini yemenizi size helal kıldı. Sizin kestiğiniz hayvanları da onlara helal kıldı. Eğer mehirlerini verirseniz, hür ve iffetli Mümin kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hristiyanlar'dan hür ve iffetli kadınlarla kötü şey yapmaktan uzak olup iffetli olduğunuz, onlardan aşıklar edinip zina etmediğiniz takdirde onlarla evlenmenizi helal kıldı. Kim Allah'ın kullarına indirmiş olduğu şeriatın hükümlerini inkâr ederse amellerin kabul olmasının şartı olan iman şartını kaybettiğinden dolayı yapmış olduğu amelleri geçersiz olur. Bu vasıftaki kimse kıyamet gününde cehenneme girip orada ebedî kalacağından dolayı hüsrana uğrayanlardandır.
5. Yüce Allah lütuflarını açıklamak, kullarını kendisine şükretmeye ve adını çokça anmaya davet etmek üzere hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kıldığını tekrarlamaktadır. Çünkü Allah, ihtiyaç duyacakları ve kendileri ile yararlanabilecekleri hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kılmıştır. “Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği de size helâldir” Yani ey müslümanlar, diğer kâfirler müstesna olmak üzere yahudilerle hıristiyanların kestikleri size helâldir. Diğer kâfirlerin kestikleri ise müslümanlara helâl değildir. Bunun sebebi Kitap ehlinin peygamberlere ve kitaplara müntesip olmalarıdır. Bütün … Devamını oku
Şeri usullere göre kesilmeden ölen hayvan, akıtılmış kan, domuz eti, kesme esnasında Allah'ın isminden başka bir isim zikredilerek kesilen, boğularak ölen, vurularak ölen, yüksek yerden düşerek ölen, başka bir hayvan tarafından süsülerek ölen, yırtıcı bir hayvan tarafından öldürülenler haram kılınmıştır. Bunlardan ölmeden önce yetişip şeri bir kesimle kesilenler hariçtir.
Eğitilmiş olup azı dişi bulunan her yırtıcı hayvan ve pençeli kuşun avladığı av helaldir.
Ehlikitap tarafından kesilen hayvanları yemek ve Ehlikitap olan iffetli hür kadınlarla evlenmek mübah kılınmıştır.
5. ayetin diğer mealleri
Bugün, size temiz olanlar helal kılınmıştır. Kitap verilenlerin yemeği (kestikleri) size helal, sizin (kestikleriniz de) yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin, hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar, mehirlerini verdiğiniz takdirde iffetli olarak, fuhşa sapmadan ve gizli dost edinmeyip, fuhuş yapmaksızın (onlarla evlenmeniz) size helaldir. Kim, imana küfreder ise amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.
Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilen (yahudi, hıristiyan) lerin yiyecekleri size helâldir, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, âhirette de ziyana uğrayanlardandır.
Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandır.
5. ayet kelime kelime
ٱلْيَوْمَal-yawmabugün
أُحِلَّuḥillahelal kılındı
لَكُمُlakumusize
ٱلطَّيِّبَٰتُl-ṭayibātuiyi ve temiz şeyler
وَطَعَامُwaṭaʿāmuve yemeği
ٱلَّذِينَalladhīnakendilerine
أُوتُوا۟ūtūverilenlerin
ٱلْكِتَٰبَl-kitābaKitap
حِلٌّḥillunhelal
لَّكُمْlakumsize
وَطَعَامُكُمْwaṭaʿāmukumsizin yemeğiniz de
حِلٌّḥillunhelaldir
لَّهُمْlahumonlara
وَٱلْمُحْصَنَٰتُwal-muḥ'ṣanātuve namuslu kadınlar
مِنَminainanan kadınlardan
ٱلْمُؤْمِنَٰتِl-mu'mināti
وَٱلْمُحْصَنَٰتُwal-muḥ'ṣanātuve namuslu kadınlar
مِنَminakendilerine
ٱلَّذِينَalladhīna
أُوتُوا۟ūtūverilenlerden
ٱلْكِتَٰبَl-kitābaKitap
مِنminsizden önce
قَبْلِكُمْqablikum
إِذَآidhāzaman
ءَاتَيْتُمُوهُنَّātaytumūhunnaverdiğiniz
أُجُورَهُنَّujūrahunnamehirlerini
مُحْصِنِينَmuḥ'ṣinīnaiffetli kişiler olarak
غَيْرَghayrazinadan kaçınan
مُسَٰفِحِينَmusāfiḥīna
وَلَاwalāve tutmayan
مُتَّخِذِىٓmuttakhidhī
أَخْدَانٍakhdāningizli dost
وَمَنwamanve kim
يَكْفُرْyakfurinkar ederse
بِٱلْإِيمَٰنِbil-īmāniimânı
فَقَدْfaqadmuhakkak
حَبِطَḥabiṭaboşa çıkmıştır
عَمَلُهُۥʿamaluhuonun ameli
وَهُوَwahuwave o
فِىfīahirette
ٱلْـَٔاخِرَةِl-ākhirati
مِنَminakaybedenlerdendir
ٱلْخَٰسِرِينَl-khāsirīna
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanları yemeyin. Şüphesiz bu, günahtır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de müşriklerden olursunuz.
Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!
İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan (müşrik) kadınlarla evlenmeyin. Şundan emin olun ki Mümin bir cariye, sizin hoşunuza gitse de müşrik bir hür kadından iyidir. İman etmedikleri sürece müşrik erkeklerle de kadınlarınızı evlendirmeyin. Şundan da emin olun ki imanlı bir köle, sizin hoşunuza gitse bile müşrik bir hür kişiden daha iyidir. Onlar insanları ateşe çağırırlar, Allah ise izni ile cennete ve bağışlanmaya çağırır, gerektikçe hatırlasınlar diye insanlara ayetlerini açıklar.
Seninle tartışmaya girişirlerse de ki: "Ben, bana tabi olanlarla birlikte yüzümü Allah’a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa doğru yolu bulmuşlar demektir. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca tebliğdir. Allah kullarını görmektedir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Andolsun, mallarınız ve canlarınızla imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, bilin ki bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.
Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri veli edinmeyin. Mümin iseniz ancak Allah'tan sakının/takvalı olun.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.
Onlara ne zaman ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.