İçeriğe geç

Mâide Suresi 5. Ayet

سورة المائدة، الآية ٥

5:5 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 107. sayfa Medeni sure

5:5 ayetinin metni

ٱلْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُ وَطَعَامُ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَّهُمْ وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ إِذَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَٰفِحِينَ وَلَا مُتَّخِذِىٓ أَخْدَانٍ وَمَن يَكْفُرْ بِٱلْإِيمَٰنِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۥ وَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ ۝٥

Okunuşu

al-yawma uḥilla lakumu l-ṭayibātu waṭaʿāmu alladhīna ūtū l-kitāba ḥillun lakum waṭaʿāmukum ḥillun lahum wal-muḥ'ṣanātu mina l-mu'mināti wal-muḥ'ṣanātu mina alladhīna ūtū l-kitāba min qablikum idhā ātaytumūhunna ujūrahunna muḥ'ṣinīna ghayra musāfiḥīna walā muttakhidhī akhdānin waman yakfur bil-īmāni faqad ḥabiṭa ʿamaluhu wahuwa fī l-ākhirati mina l-khāsirīna

Meal

Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 5. ayeti (5:5) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 107. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 5. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

5. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu gün Allah size temiz hoş/lezzetli yiyecekleri yemenizi helal kıldı. Ehlikitap (Yahudi ve Hristiyan) olanların kestiklerini yemenizi size helal kıldı. Sizin kestiğiniz hayvanları da onlara helal kıldı. Eğer mehirlerini verirseniz, hür ve iffetli Mümin kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hristiyanlar'dan hür ve iffetli kadınlarla kötü şey yapmaktan uzak olup iffetli olduğunuz, onlardan aşıklar edinip zina etmediğiniz takdirde onlarla evlenmenizi helal kıldı. Kim Allah'ın kullarına indirmiş olduğu şeriatın hükümlerini inkâr ederse amellerin kabul olmasının şartı olan iman şartını kaybettiğinden dolayı yapmış olduğu amelleri geçersiz olur. Bu vasıftaki kimse kıyamet gününde cehenneme girip orada ebedî kalacağından dolayı hüsrana uğrayanlardandır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

5. Yüce Allah lütuflarını açıklamak, kullarını kendisine şükretmeye ve adını çokça anmaya davet etmek üzere hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kıldığını tekrarlamaktadır. Çünkü Allah, ihtiyaç duyacakları ve kendileri ile yararlanabilecekleri hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kılmıştır. “Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği de size helâldir” Yani ey müslümanlar, diğer kâfirler müstesna olmak üzere yahudilerle hıristiyanların kestikleri size helâldir. Diğer kâfirlerin kestikleri ise müslümanlara helâl değildir. Bunun sebebi Kitap ehlinin peygamberlere ve kitaplara müntesip olmalarıdır. Bütün … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 3-5. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 107. sayfası).

  • Şeri usullere göre kesilmeden ölen hayvan, akıtılmış kan, domuz eti, kesme esnasında Allah'ın isminden başka bir isim zikredilerek kesilen, boğularak ölen, vurularak ölen, yüksek yerden düşerek ölen, başka bir hayvan tarafından süsülerek ölen, yırtıcı bir hayvan tarafından öldürülenler haram kılınmıştır. Bunlardan ölmeden önce yetişip şeri bir kesimle kesilenler hariçtir.
  • Eğitilmiş olup azı dişi bulunan her yırtıcı hayvan ve pençeli kuşun avladığı av helaldir.
  • Ehlikitap tarafından kesilen hayvanları yemek ve Ehlikitap olan iffetli hür kadınlarla evlenmek mübah kılınmıştır.

5. ayetin diğer mealleri

Bugün, size temiz olanlar helal kılınmıştır. Kitap verilenlerin yemeği (kestikleri) size helal, sizin (kestikleriniz de) yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin, hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar, mehirlerini verdiğiniz takdirde iffetli olarak, fuhşa sapmadan ve gizli dost edinmeyip, fuhuş yapmaksızın (onlarla evlenmeniz) size helaldir. Kim, imana küfreder ise amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.

  Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilen (yahudi, hıristiyan) lerin yiyecekleri size helâldir, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, âhirette de ziyana uğrayanlardandır.

Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandır.

5. ayet kelime kelime

  1. ٱلْيَوْمَ al-yawma bugün
  2. أُحِلَّ uḥilla helal kılındı
  3. لَكُمُ lakumu size
  4. ٱلطَّيِّبَٰتُ l-ṭayibātu iyi ve temiz şeyler
  5. وَطَعَامُ waṭaʿāmu ve yemeği
  6. ٱلَّذِينَ alladhīna kendilerine
  7. أُوتُوا۟ ūtū verilenlerin
  8. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap
  9. حِلٌّ ḥillun helal
  10. لَّكُمْ lakum size
  11. وَطَعَامُكُمْ waṭaʿāmukum sizin yemeğiniz de
  12. حِلٌّ ḥillun helaldir
  13. لَّهُمْ lahum onlara
  14. وَٱلْمُحْصَنَٰتُ wal-muḥ'ṣanātu ve namuslu kadınlar
  15. مِنَ mina inanan kadınlardan
  16. ٱلْمُؤْمِنَٰتِ l-mu'mināti
  17. وَٱلْمُحْصَنَٰتُ wal-muḥ'ṣanātu ve namuslu kadınlar
  18. مِنَ mina kendilerine
  19. ٱلَّذِينَ alladhīna
  20. أُوتُوا۟ ūtū verilenlerden
  21. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap
  22. مِن min sizden önce
  23. قَبْلِكُمْ qablikum
  24. إِذَآ idhā zaman
  25. ءَاتَيْتُمُوهُنَّ ātaytumūhunna verdiğiniz
  26. أُجُورَهُنَّ ujūrahunna mehirlerini
  27. مُحْصِنِينَ muḥ'ṣinīna iffetli kişiler olarak
  28. غَيْرَ ghayra zinadan kaçınan
  29. مُسَٰفِحِينَ musāfiḥīna
  30. وَلَا walā ve tutmayan
  31. مُتَّخِذِىٓ muttakhidhī
  32. أَخْدَانٍ akhdānin gizli dost
  33. وَمَن waman ve kim
  34. يَكْفُرْ yakfur inkar ederse
  35. بِٱلْإِيمَٰنِ bil-īmāni imânı
  36. فَقَدْ faqad muhakkak
  37. حَبِطَ ḥabiṭa boşa çıkmıştır
  38. عَمَلُهُۥ ʿamaluhu onun ameli
  39. وَهُوَ wahuwa ve o
  40. فِى fī ahirette
  41. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ākhirati
  42. مِنَ mina kaybedenlerdendir
  43. ٱلْخَٰسِرِينَ l-khāsirīna

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

5. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:121

    وَلَا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسْقٌ وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَٰدِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

    Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanları yemeyin. Şüphesiz bu, günahtır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de müşriklerden olursunuz.

  • Nisâ 4:25

    وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  • Tevbe 9:29

    قَٰتِلُوا۟ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَلَا يَدِينُونَ دِينَ ٱلْحَقِّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ حَتَّىٰ يُعْطُوا۟ ٱلْجِزْيَةَ عَن يَدٍ وَهُمْ صَٰغِرُونَ

    Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!

  • Bakara 2:221

    وَلَا تَنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤْمِنَّ وَلَأَمَةٌ مُّؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكَةٍ وَلَوْ أَعْجَبَتْكُمْ وَلَا تُنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤْمِنُوا۟ وَلَعَبْدٌ مُّؤْمِنٌ خَيْرٌ مِّن مُّشْرِكٍ وَلَوْ أَعْجَبَكُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلْجَنَّةِ وَٱلْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِۦ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan (müşrik) kadınlarla evlenmeyin. Şundan emin olun ki Mümin bir cariye, sizin hoşunuza gitse de müşrik bir hür kadından iyidir. İman etmedikleri sürece müşrik erkeklerle de kadınlarınızı evlendirmeyin. Şundan da emin olun ki imanlı bir köle, sizin hoşunuza gitse bile müşrik bir hür kişiden daha iyidir. Onlar insanları ateşe çağırırlar, Allah ise izni ile cennete ve bağışlanmaya çağırır, gerektikçe hatırlasınlar diye insanlara ayetlerini açıklar.

  • Beyyine 98:1

    لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

    Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.

  • Âl-i İmrân 3:20

    فَإِنْ حَآجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا۟ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    Seninle tartışmaya girişirlerse de ki: "Ben, bana tabi olanlarla birlikte yüzümü Allah’a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa doğru yolu bulmuşlar demektir. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca tebliğdir. Allah kullarını görmektedir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:85

    وَمَن يَبْتَغِ غَيْرَ ٱلْإِسْلَٰمِ دِينًا فَلَن يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bu) ondan asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.

  • Âl-i İmrân 3:186

    لَتُبْلَوُنَّ فِىٓ أَمْوَٰلِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَذًى كَثِيرًا وَإِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

    Andolsun, mallarınız ve canlarınızla imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, bilin ki bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

  • Mâide 5:57

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَٱلْكُفَّارَ أَوْلِيَآءَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri veli edinmeyin. Mümin iseniz ancak Allah'tan sakının/takvalı olun.

  • Âl-i İmrân 3:100

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تُطِيعُوا۟ فَرِيقًا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ يَرُدُّوكُم بَعْدَ إِيمَٰنِكُمْ كَٰفِرِينَ

    Ey iman edenler! Eğer kitap verilenlerden bir gruba itaat edecek olursanız, sizi iman ettikten sonra kâfirler olarak döndürürler.

  • Nisâ 4:131

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.

  • Bakara 2:101

    وَلَمَّا جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيقٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Onlara ne zaman ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ