A’râf Suresi’nin 65. ayeti (7:65) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 158. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 65. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
65. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Âd kavmine de içlerinden bir peygamber olan Hûd -aleyhisselam-‘ı gönderdik. Onlara: "Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. Sizin, ondan başka hak bir mabudunuz yoktur. Azabından kurtulmak için emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak ondan korkmaz mısınız?” dedi.
65. Yani Yemen topraklarında yaşayan ve “ilk Âd” olarak bilinen kavme nesep itibariyle “kardeşleri Hûd’u” kendilerini tevhide çağırmak, şirkten ve yeryüzünde azgınlık etmekten sakındırmak üzere “gönderdik. O” da onlara: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilahınız yoktur. Hâlâ” bu haliniz üzere devam edecek olursanız başınıza gelecek olan Allah’ın gazab ve azabından “sakınmayacak mısınız? dedi.” Ancak onlar, ona olumlu karşılık vermediler ve ona itaat etmediler.
İyi topraklar, hayat kaynağı olan vahyin üzerine indiği iyi kalplere benzer. Nasıl ki yağmur hayat kaynağı ise bu da böyledir. Muhakkak iyi kalpler vahiy geldiği zaman onu kabul eder, onu öğrenir, köklerinin ve dallarının temizliğine göre yeşerir. İyi olmayan kalplerde ise bunun tam tersidir.
Peygamberler ve nebiler, bütün mahlukata karşı annelerinden ve babalarından daha fazla şefkatlidirler.
Fıtratı bozulmamış kimselerin kalplerini kazanmak ve insanlara bir kolaylık olması için her peygamberi kendi kavminden ve onların dilinde göndermek Allah’ın sünnetindendir.
Hakkı kabul etmeyerek karşı gelen, âlimlere ve nasihat edenlere karşı büyüklenen, isyankâr her şeytana canı gönülden bağlananlar aklı en kıt olan kimselerdir.
65. ayetin diğer mealleri
Âd kavmine de, kardeşleri Hud’u gönderdik. Hud, onlara: Ey kavmim, (yalnızca) Allah’a ibadet edin, sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. (Azaptan) sakınmıyor musunuz? dedi.
Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u göndermiştik. (O da onlara şöyle)demişti: "Ey kavmim! Sizin için kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a ibadet edin. Hiç sakınmaz mısınız?"
Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.
Âd toplumuna da kardeşleri Hûd’u gönderdik: "Ey halkım! (yalnızca) Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hak ilahınız yoktur. (Başka ilahlara ibadet ederek) Siz sadece iftira ediyordunuz." dedi.
Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"
Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Allah’ın bu dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi acı bir azap yakalar.”
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. Eğer iman ediyorsanız, bu sizin için en hayırlı olandır."
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yerden yaratıp sizi orada bir ömür boyu yaşattı. O halde O’ndan mağfiret dileyin. Sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir.”
Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.''