A’râf Suresi’nin 159. ayeti (7:159) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 170. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 159. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
159. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam-'ın kavmi İsrailoğulları içinde hak din üzerinde ilerleyip, istikamet üzere olan bir cemaat vardı. İnsanları o dosdoğru olan dine irşat ederler, adaletle hükmeder ve zulüm etmezlerdi.
159. “Mûsâ’nın kavminden de hakka yönlendiren ve o hak gereğince adaletle hükmeden” insanlara hakkı öğreten, bu doğrultuda fetva verip aralarındaki meselelerde hükmeden, o hak gereğince adaleti sağlayan “bir topluluk” bir kesim, bir cemaat “vardır.” Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Ve onlardan sabrettikleri zaman bizim emrimizle hidâyete erdiren önderler kıldık. Onlar âyetlerimize kesinkes inanıyorlardı.” (es-Secde, 32/24) Bu da Mûsâ’nın ümmetinin faziletini ve Yüce Allah’ın onlar arasından emri ile hidâyete ileten hidâyet önderleri var ettiğini göstermektedir. Bu âyet-i … Devamını oku
Tevrat ve İncil, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine ve doğruluğuna delalet eden apaçık delilleri ihtiva etmiştir.
Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Fakat Allah'ın rahmetinin kulları hakkında farklı mertebeleri vardır. Kişinin imanı ve salih ameline göre değişir.
Duruma göre dua bazen genel bazen de tafsilatlı olabilir. Musa, bu konumda duasını genel olarak yapmıştır.
Allah -Azze ve Celle-'nin adaletli olmasının örneklerinden bir tanesi de azınlık olan Mümin taifeye insaf ve merhamet etmesidir. Öyleki İsrailoğulları'nın kemâle aykırı olan ve hidayetle çelişen özelliklerini zikretmiştir. Belki bazı kimseler bu sıfatların hepsine ait olduğu zannına kapılabilir. Bundan dolayı Allah Teâlâ onlar arasında hakka tabi olup hakka çağıran, istikamet üzere bulunan bir topluluk olduğunu zikredip, beyan etmiştir.
159. ayetin diğer mealleri
Mûsâ’nın kavminden (insanları) hak ile doğru yola ileten ve onunla adaletli davranan bir topluluk da vardı.
Musa'nın kavminden hak ile doğru yolu bulan ve onun sayesinde âdil davranan bir topluluk vardır.
Musa'nın kavminden doğru yolu gösteren ve doğrulukla adalet yapan bir topluluk da vardı.
Ehl-i Kitap'tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onu hakkıyla okurlar. İşte bunlar ona iman eden kimselerdir. Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.