İçeriğe geç

A’râf Suresi 143. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٤٣

7:143 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 167. sayfa Mekki sure

7:143 ayetinin metni

وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِىٓ أَنظُرْ إِلَيْكَ قَالَ لَن تَرَىٰنِى وَلَٰكِنِ ٱنظُرْ إِلَى ٱلْجَبَلِ فَإِنِ ٱسْتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوْفَ تَرَىٰنِى فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكًّا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقًا فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبْحَٰنَكَ تُبْتُ إِلَيْكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١٤٣

Okunuşu

walammā jāa mūsā limīqātinā wakallamahu rabbuhu qāla rabbi arinī anẓur ilayka qāla lan tarānī walākini unẓur ilā l-jabali fa-ini is'taqarra makānahu fasawfa tarānī falammā tajallā rabbuhu lil'jabali jaʿalahu dakkan wakharra mūsā ṣaʿiqan falammā afāqa qāla sub'ḥānaka tub'tu ilayka wa-anā awwalu l-mu'minīna

Meal

Mûsâ, belirlediğimiz vakitte gelince Rabbi onunla konuştu. Mûsâ dedi ki: "Rabbim! Bana (kendini) göster de sana bakayım!" Rabbi: "Beni göremeyeceksin, fakat dağa bak; dağ yerinde durursa sen de beni göreceksin." dedi. Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti. Mûsâ bayılarak yere kapandı. Ayıldığında: "Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin, sana tevbe ettim. (Kavmim içinde) Sana iman edenlerin ilkiyim." dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 143. ayeti (7:143) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 167. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 143. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

143. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Musa, Rabbi ile münacatı için tayin ettiğimiz vakitte geldi. O süre kırk gece oldu. Rabbi Musa ile emirleri, yasakları ve başka hususları konuştu. Musa'nın nefsi Rabbini görmeyi arzuladı ve O'na bakmak istedi. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- onun bu dileğine şöyle cevap verdi: "Beni dünya hayatında asla göremezsin. Çünkü ona gücün yetmez. Fakat dağa bak, ben ona tecelli edeceğim, eğer yerinde durabilirse sen de beni göreceksin. Eğer tecelli ettiğim dağ yerle bir dümdüz olursa, beni dünyada asla göremeyeceksin." Allah, dağa tecelli edince onu yerle bir dümdüz etti. Musa da baygın düştü. Musa, kendisine isabet eden baygınlığından ayılınca dedi ki: "Ey Rabbim! Seni layık olmayan bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. İşte ben seni dünyada görmeyi istedim şimdi tövbe ediyorum. Ben kavmimin sana ilk iman edenlerindenim." dedi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

143. “Mûsâ” Kitabı indirmek üzere kendisi için “tayin ettiğimiz vakitte gelip de Rabbi onunla” ona indirdiği vahiylerle, emir ve yasakları ile “konuşunca” Mûsâ, Rabbini görmeyi arzuladı. Rabbine duyduğu sevgi ve O’nu görme iştiyakı ile bunu candan istedi ve: “dedi ki: Rabbim, bana kendini göster de sana bakayım.” Yüce Allah “buyurdu ki: “Sen Beni göremezsin.” Yani şu an için beni görme kudretin yoktur. Çünkü Allah bu dünya yurdunda insanları buna güç yetiremeyecekleri bir halde, Allah’ı görme karşısında sebat gösteremeyecekleri bir durumda yaratmıştır. Bu buyrukta mü’minlerin Allah’ı cennette … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 138-143. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 167. sayfası).

  • Şüphesiz yaşanan olaylar, Yüce Allah'ın peygamberi Musa'nın İsrailoğullarının içinde olmasına rağmen onların bir sapıklıktan diğerine geçip durduklarını göstermektedir.
  • Ümmetin rezil rüsva olmasının belirtilerinden bir tanesi de görüş ve arzulara dayalı olarak iyiyi kötü, kötüyü de iyi olarak görmesidir.
  • Ümmetin ıslahı ve fesat kapılarının kapatılması, peygamberlerin ve hakka davet eden davetçilerin üstün hedeflerindendir.
  • Yüce Allah, dünyada kullarından hiçbirinin kendisini göremeyeceği ile hüküm vermiştir. Sevdiği kullarına da ahirette kendisini görme ikramında bulunacaktır.

143. ayetin diğer mealleri

Musa belirlediğimiz vakitte gelince Rabbi onunla konuştu. Musa dedi ki: Rabbim, bana (kendini) göster de sana bakayım! Rabbi: Beni göremeyeceksin fakat dağa bak; dağ yerinde durursa sen de beni göreceksin, dedi. Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti. Musa bayılarak yere kapandı. Ayıldığında: Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin, sana tevbe ettim. (Kavmim içinde) Sana iman edenlerin ilkiyim, dedi.

  Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr'a) gelip de Rabbi onunla konuşunca «Rabbim! Bana (kendini) göster, seni göreyim!» dedi. (Rabbi): «Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!» buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: «Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim.»

Ne zaman ki, Musa, mikatımıza geldi, Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayım sana". dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin". Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir ediverdi, Musa da baygın düştü. Ayılıp kendine gelince, "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dedi.

143. ayet kelime kelime

  1. وَلَمَّا walammā ne zaman ki
  2. جَآءَ jāa gelip de
  3. مُوسَىٰ mūsā Musa
  4. لِمِيقَٰتِنَا limīqātinā tayin ettiğimiz vakitte
  5. وَكَلَّمَهُۥ wakallamahu ve ona konuşunca
  6. رَبُّهُۥ rabbuhu Rabbi
  7. قَالَ qāla dedi
  8. رَبِّ rabbi Rabbim
  9. أَرِنِىٓ arinī bana görün
  10. أَنظُرْ anẓur bakayım
  11. إِلَيْكَ ilayka sana
  12. قَالَ qāla dedi ki
  13. لَن lan sen beni göremezsin
  14. تَرَىٰنِى tarānī
  15. وَلَٰكِنِ walākini fakat
  16. ٱنظُرْ unẓur bak
  17. إِلَى ilā dağa
  18. ٱلْجَبَلِ l-jabali
  19. فَإِنِ fa-ini eğer
  20. ٱسْتَقَرَّ is'taqarra durursa
  21. مَكَانَهُۥ makānahu yerinde
  22. فَسَوْفَ fasawfa o zaman
  23. تَرَىٰنِى tarānī sen de beni göreceksin
  24. فَلَمَّا falammā ne zaman ki
  25. تَجَلَّىٰ tajallā görününce
  26. رَبُّهُۥ rabbuhu Rabbi
  27. لِلْجَبَلِ lil'jabali dağa
  28. جَعَلَهُۥ jaʿalahu onu etti
  29. دَكًّا dakkan darmadağın
  30. وَخَرَّ wakharra ve bayılarak
  31. مُوسَىٰ mūsā Musa
  32. صَعِقًا ṣaʿiqan düştü
  33. فَلَمَّآ falammā ne zaman ki
  34. أَفَاقَ afāqa ayılınca
  35. قَالَ qāla dedi
  36. سُبْحَٰنَكَ sub'ḥānaka Sen yücesin
  37. تُبْتُ tub'tu tevbe ettim
  38. إِلَيْكَ ilayka sana
  39. وَأَنَا۠ wa-anā ve ben
  40. أَوَّلُ awwalu ilkiyim
  41. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna inananların

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 7 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

143. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kıyâmet 75:22–23

    وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ …

    Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır. …

  • Mutaffifîn 83:15

    كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ

    Hayır! Şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

  • Zümer 39:68

    وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَىٰ فَإِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنظُرُونَ

    Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ