Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Zümer Suresi’nin 68. ayeti (39:68) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 466. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Zümer Suresi 68. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
68. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sûr'a üfleme ile görevli olan melek ona üflediğinde, Yüce Allah'ın ölmesini dilemediği kimseler hariç göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra bu melek yeniden dirilmeleri için Sûr'a ikinci kez üfler. Bunun akabinde bütün canlılar ayağa kalkar, Yüce Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.
68. Yüce Allah, onları azameti ile korkuttuktan sonra kıyamet gününde görülecek haller ile de korkutmakta, onları teşvik ederek ve uyararak şöyle buyurmaktadır: “(O gün) Sûr’a üfürülmüş” Sûr, pek büyük bir boynuzdur. Bunun büyüklüğünü onu yaratandan ve Allah’ın, yarattıkları arasından onun ile ilgili bilgilere muttali kıldığı kimselerden başkası bilemez. Bu boynuza İsrafil aleyhisselam üfürecektir ki İsrafil, mukarreb meleklerden ve Rahman’ın Arş’ının taşıyıcılarından birisidir. “Allah’ın diledikleri müstesnâ göklerde ve yerde olanların hepsi ölmüş olacaktır” Yani göklerde ve yerde … Devamını oku
Kâfirlerin karşılaşacağı küçümsenme ve Müminlerin kendisiyle karşılanacağı ikram beyan edilmiştir.
Kâfirlerin cehennemde ve Müminlerin cennette ebedî kalacağı sabittir.
Güzel amel, güzel mükâfatı getirir.
68. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Sûr’a üflenmiş, Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.
Ali Özek ve arkadaşları
Sûr'a üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sûra üflenmiştir. Göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Ancak Allah'ın dilediği müstesna. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmışlar bakıyorlardır.
68. ayet kelime kelime
وَنُفِخَwanufikhave üflenir
فِىfīSur'a
ٱلصُّورِl-ṣūri
فَصَعِقَfaṣaʿiqasonra ölür (bayılır)
مَنmanolanlar
فِىfīgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwāti
وَمَنwamanve olanlar
فِىfīyerde
ٱلْأَرْضِl-arḍi
إِلَّاillādışında
مَنmankimseler
شَآءَshāadilediği
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
ثُمَّthummasonra
نُفِخَnufikhaüflenir
فِيهِfīhiona
أُخْرَىٰukh'rābir daha
فَإِذَاfa-idhābirden
هُمْhumonlar
قِيَامٌqiyāmunkalkmış
يَنظُرُونَyanẓurūnabakıyorlardır
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 6 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarına dua edenler yalnızca zanna uyanlardır. Onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa onu değerli kılacak yoktur. Allah, dilediğini yapar.