İçeriğe geç

A’râf Suresi 100. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٠٠

7:100 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 163. sayfa Mekki sure

7:100 ayetinin metni

أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ ۝١٠٠

Okunuşu

awalam yahdi lilladhīna yarithūna l-arḍa min baʿdi ahlihā an law nashāu aṣabnāhum bidhunūbihim wanaṭbaʿu ʿalā qulūbihim fahum lā yasmaʿūna

Meal

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara, hâlâ (şu gerçek) belli olmadı mı? Dilemiş olsaydık onları da, günahları yüzünden felakete uğratır ve kalpleri üzerine mühür basardık; böylece işitmez ve anlamaz duruma gelirlerdi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 100. ayeti (7:100) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 163. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 100. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

100. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Günahları sebebiyle kendilerinden önce helak olanların yerine yeryüzüne varis olanlar için bu gerçek belli olup ta onların başına gelenlerden ibret almadılar mı? Bilakis öncekilerin yapmış oldukları şeyleri kendileri de yaptılar. Yüce Allah şayet dileseydi yeryüzünde bir kural olarak günahları sebebiyle onların başına bir azap gönderirdi. Kalplerini mühürler, ardından hiçbir öğüt tutmaz ve hiçbir hatırlatma da fayda vermez hale gelirdi. Onlar bunu hâlâ anlamadılar mı?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

100. Yüce Allah geçmiş ümmetlerin helak edilmesinden sonra geriye kalan ümmetlerin dikkatlerini çekerek şöyle buyurmaktadır: “Yeryüzüne (önceki) sahiplerinden sonra varis olanlara şu (gerçek) hâlâ belli olmadı mı: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere duçar ederdik...” Yani şu kendilerinden önceki ümmetlerin günahları sebebi ile helak edilmesinden sonra yeryüzüne mirasçı olan ve sonra da o helak edilen ümmetlerin ameli gibi amelde bulunan diğer ümmetlere şu husus açık seçik bir şekilde belli olmadı mı: Eğer Yüce Allah dilemiş olsaydı günahları sebebi ile onları da … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 96-104. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 163. sayfası).

  • İman ve salih amel, ümmet üzerine göklerden ve yerden hayır ve bereketin inip, çoğalmasına sebep olur.
  • Rızkın geniş olması ile takva arasında güçlü bir bağ vardır. Allah küfürlerine rağmen kâfirleri rızıklandırıyorsa; bilinmelidir ki bu onlar için bir istidrac ve tuzaktır.
  • Kulun, Yüce Allah tarafından aniden gecenin ve gündüzün herhangi bir vaktinde gönderilecek azap hakkında güvende olmaması gerekir.
  • Kur'an-ı Kerim Müminlerin iman üzerine sebat etmesi ve kâfirlerin de uyarılması için geçmiş ümmetlerin haberlerini anlatmaktadır.

100. ayetin diğer mealleri

Oranın önceki halkından sonra yeryüzüne varis olanlara belli olmadı mı? Ki eğer dilersek onları günahlarıyla birlikte yakalarız, yok ederiz, kalplerini de damgalarız da işitmezler.

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâla şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.

100. ayet kelime kelime

  1. أَوَلَمْ awalam yola getirmedi mi?
  2. يَهْدِ yahdi
  3. لِلَّذِينَ lilladhīna kimseleri
  4. يَرِثُونَ yarithūna varis olanları
  5. ٱلْأَرْضَ l-arḍa şu toprağa
  6. مِنۢ min sonra
  7. بَعْدِ baʿdi
  8. أَهْلِهَآ ahlihā sahiplerinden
  9. أَن an eğer
  10. لَّوْ law
  11. نَشَآءُ nashāu biz dilesek
  12. أَصَبْنَٰهُم aṣabnāhum kendilerini de cezalandırırız
  13. بِذُنُوبِهِمْ bidhunūbihim günahlarıyle
  14. وَنَطْبَعُ wanaṭbaʿu ve mühürleriz
  15. عَلَىٰ ʿalā üzerini
  16. قُلُوبِهِمْ qulūbihim kalblerinin
  17. فَهُمْ fahum artık onlar
  18. لَا lā hiç işitmezler
  19. يَسْمَعُونَ yasmaʿūna

100. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:147–148

    وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ …

    Sonra da onu, yüz bin kişiye hatta daha fazlasına gönderdik. …

  • Sebe’ 34:34

    وَمَآ أَرْسَلْنَا فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ

    Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri: "Biz size gönderilmiş olan şeyi inkâr ediyoruz." demişlerdir.

  • Tâhâ 20:128

    أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    Kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onları hidayete erdirmedi mi? (Oysa) Onların kaldıkları yerlerde gezinip durmaktadırlar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

  • Secde 32:29

    قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    De ki: “Fetih (kıyamet) günü, kâfirlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”

  • İbrâhîm 14:44–45

    وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ …

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?'' …

  • Meryem 19:98

    وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tevbe 9:87

    رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

    Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

  • Münâfikûn 63:3

    ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

    Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

  • Tevbe 9:93

    إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَسْتَـْٔذِنُونَكَ وَهُمْ أَغْنِيَآءُ رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan(kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ