İçeriğe geç

Tevbe Suresi 87. Ayet

سورة التوبة، الآية ٨٧

9:87 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 201. sayfa Medeni sure

9:87 ayetinin metni

رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ ۝٨٧

Okunuşu

raḍū bi-an yakūnū maʿa l-khawālifi waṭubiʿa ʿalā qulūbihim fahum lā yafqahūna

Meal

Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 87. ayeti (9:87) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 201. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 87. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

87. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu münafıklar, özür sahipleri ile birlikte savaştan geri kalarak kendi nefisleri için zillete ve aşağılanmaya razı oldular. Allah Teâlâ da küfürleri ve nifakları sebebi ile onların kalplerini mühürledi. Onlar kendi yararlarına olan şeyleri anlamazlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

87. “(Savaştan) geri kalan kadınlarla birlikte olmaya razı oldular” Yani cihaddan geri kalan kadınlarla birlikte kalmayı kendilerine nasıl yedirebildiler? Onlara bu yolu gösteren bir bilgi veya bir parça akılları var mı acaba? Yoksa Allah kalplerine mühür vurdu da o yüzden mi hayrı fark edemiyorlar? Yine bu yüzden kalplerinde hayır ve kurtuluşu gerektiren işleri yapma iradesi mi kalmamış? “Artık onlar anlamazlar.” Onlar faydalarına olan şeylerin farkına varamıyorlar. Eğer gerçekten anlayışlı kimseler olsalardı, kendilerini erkeklerin konumlarından aşağılara düşüren böyle bir hale razı olmazlardı.

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 87-93. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 201. sayfası).

  • Allah yolunda cihat edenler, dünyada hayırları elde edeceklerdir. Eğer dünyada bu hayırları elde edemezlerse ahirette onlar için cenneti kazanmak ve cehennem azabından kurtulmak vardır.
  • Aslolan kendisinden bir cömertlik ile insanlara iyilikte bulunan bir kimsenin kendisinde meydana gelen bir kusur sebebi ile muahaze edilmemesidir.
  • Kim, kesin bir niyet ile gücü yettiği kadar bir hayrı yapmak için çalışır da sonra buna güç yetiremezse; bu kimse bu hayrı yapan kimsenin derecesine ulaştırılır.
  • İslam; adalet ve mantık dinidir. Bundan dolayı cezayı ve günahı, malları ve canları ile cihat etme gücüne sahip oldukları halde savaştan geri kalmak için izin isteyen münafıklara gerekli görmüştür.

87. ayetin diğer mealleri

Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Kalpleri mühürlendi. Onlar (kendileri için iyi olan şeyleri) anlamazlar.

    Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular, onların kalplerine mühür vuruldu. Bu yüzden onlar anlamazlar.

Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayissizdırlar.

87. ayet kelime kelime

  1. رَضُوا۟ raḍū razı oldular
  2. بِأَن bi-an olmaya
  3. يَكُونُوا۟ yakūnū
  4. مَعَ maʿa beraber
  5. ٱلْخَوَالِفِ l-khawālifi geride kalan kadınlarla
  6. وَطُبِعَ waṭubiʿa ve mühürlendi
  7. عَلَىٰ ʿalā üzeri
  8. قُلُوبِهِمْ qulūbihim kalbleri
  9. فَهُمْ fahum artık onlar
  10. لَا lā anlamazlar
  11. يَفْقَهُونَ yafqahūna

87. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tevbe 9:93

    إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَسْتَـْٔذِنُونَكَ وَهُمْ أَغْنِيَآءُ رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan(kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.

  • Münâfikûn 63:3

    ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

    Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

  • A’râf 7:100

    أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

    Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara, hâlâ (şu gerçek) belli olmadı mı? Dilemiş olsaydık onları da, günahları yüzünden felakete uğratır ve kalpleri üzerine mühür basardık; böylece işitmez ve anlamaz duruma gelirlerdi.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ