İçeriğe geç

A’râf Suresi 38. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٣٨

7:38 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 155. sayfa Mekki sure

7:38 ayetinin metni

قَالَ ٱدْخُلُوا۟ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ فِى ٱلنَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُوا۟ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَىٰهُمْ لِأُولَىٰهُمْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ ٱلنَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَٰكِن لَّا تَعْلَمُونَ ۝٣٨

Okunuşu

qāla ud'khulū fī umamin qad khalat min qablikum mina l-jini wal-insi fī l-nāri kullamā dakhalat ummatun laʿanat ukh'tahā ḥattā idhā iddārakū fīhā jamīʿan qālat ukh'rāhum liūlāhum rabbanā hāulāi aḍallūnā faātihim ʿadhāban ḍiʿ'fan mina l-nāri qāla likullin ḍiʿ'fun walākin lā taʿlamūna

Meal

Diyecek ki: “Cinlerden ve insanlardan, sizden önce gelip geçen ümmetlerle birlikte siz de girin ateşe.” Her bir ümmet, ateşe girdikçe kendi kardeşine (dindaşına) lanet edecek. Sonunda hepsi orada bir araya toplanınca, sonra gelenler öncekiler için: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver!” derler. Allah da: “Herkese kat kat azap vardır, fakat siz bilmiyorsunuz” der.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 38. ayeti (7:38) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 155. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 38. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

38. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Melekler onlara: "Ey müşrikler! Sizlerden önce küfür ve dalalet üzerine olan cin ve insanlardan geçmiş milletlerin topluluğuyla beraber cehennem ateşine girin bakalım.” derler. O milletlerden her bir millet cehenneme girdiğinde kendilerinden önce gelen diğer millete lanet eder. Nihayet orada karşı karşıya gelip hepsi bir araya toplanınca oraya en son giren sefil takipçiler, ileri gelen önderleri için “Ey Rabbimiz! Bunlar bizleri doğru yoldan saptıran önderlerimizdir. Sapıklığı bizlere süslü gösterdikleri için onları kat kat arttırılmış bir cezayla cezalandır.” derler. Allah onlara cevap olarak der ki: “Sizlerden her bir gruba kat kat artırılmış azaptan bir nasip vardır. Fakat siz bunu bilmiyorsunuz ve idrak etmiyorsunuz.”

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 38–39. ayetler

38-39. Bunun üzerine melekler onlara: “diyecek ki: “Cin ve insanlardan sizden önce geçmiş” yani sizin gibi küfre sapmış ve büyüklük taslamış, buna bağlı olarak her türlü rüsvaylığı, yok oluşu ve de cehennemde ebedi kalışı hak etmiş “sizden önce geçmiş topluluklarla siz de ateşe girin.” Bu azgın ümmetlerden her bir ümmet ateşe girdi mi “yoldaşına lanet edecek.” Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi ret ve inkâr edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir.” (el-Ankebut, 29/25) “Nihâyet hepsi birbiri ardınca oraya girip toplandıkları zaman” … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 38-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 155. sayfası).

  • Dünya hayatında yalanlayanlar arasında olan dostluk, kıyamet günü bir düşmanlık ve lanetleşmeye dönüşür.
  • Müminlerin ruhlarına, Allah’a yükselinceye kadar gökyüzünün bütün kapıları açılır ve Rabbine yaklaştıkça ve rızasını elde ettikçe sevinirler.
  • Yüz çevirip yalanlayanların ruhlarına öldükleri zaman gökyüzünün kapıları açılmaz. Ruhları yükselip izin istediğinde onlara izin verilmez. Kişinin dünya hayatında Allah’a iman ederek, O'nu bilip, severek yükselip, yücelemediği gibi, aynı şekilde ölümünün ardından yükselemez. Kişiye yaptıklarının karşılığı o yapmış olduğu şeylerin türünden verilir.
  • Cennet ehli, Allah’ın bağışlamasıyla cehennemden kurtulur ve Allah’ın rahmetiyle cennete girerler. Onlar, yaptıkları salih amellerle makamları paylaşır ve miras alırlar. Bunların hepsi Yüce Allah'ın rahmetindendir. Bilakis rahmetinin en yüce türündendir.

38. ayetin diğer mealleri

Allah: Sizden önce geçen cin ve insan toplumları içinde siz de haydi ateşe girin! der. Her toplum (oraya) girdikçe kardeşini lanetler. Sonunda hepsi orada bir araya gelince, sonra gelenler, öncekiler için: Rabbimiz, işte bizi bunlar saptırdılar. Onlara ateşten azabı kat kat ver! derler. Allah: Herkese kat kat azap vardır, fakat bilmiyorsunuz, der.

  Allah buyuracak ki: «Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları arasında siz de ateşe girin!» Her ümmet girdikçe yoldaşlarına lânet edecekler. Hepsi birbiri ardından orada (cehennemde) toplanınca, sonrakiler öncekiler için, «Ey Rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir kat daha fazla azap ver!» diyecekler. Allah da: Zaten herkes için bir kat daha fazla azap vardır, fakat siz bilmezsiniz, diyecektir.

Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz ! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz".

38. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla (Allah) dedi
  2. ٱدْخُلُوا۟ ud'khulū girin
  3. فِىٓ fī arasında
  4. أُمَمٍ umamin toplulukları
  5. قَدْ qad geçen
  6. خَلَتْ khalat
  7. مِن min sizden önce
  8. قَبْلِكُم qablikum
  9. مِّنَ mina cin
  10. ٱلْجِنِّ l-jini
  11. وَٱلْإِنسِ wal-insi ve insan
  12. فِى fī içine
  13. ٱلنَّارِ l-nāri ateşin
  14. كُلَّمَا kullamā her
  15. دَخَلَتْ dakhalat girdiğinde
  16. أُمَّةٌ ummatun ümmet
  17. لَّعَنَتْ laʿanat la'net eder
  18. أُخْتَهَا ukh'tahā yoldaşına
  19. حَتَّىٰٓ ḥattā nihayet
  20. إِذَا idhā zaman
  21. ٱدَّارَكُوا۟ iddārakū birbiri ardından
  22. فِيهَا fīhā orada
  23. جَمِيعًا jamīʿan hepsi toplandığı
  24. قَالَتْ qālat dediler ki
  25. أُخْرَىٰهُمْ ukh'rāhum sonrakiler
  26. لِأُولَىٰهُمْ liūlāhum öncekiler için
  27. رَبَّنَا rabbanā Rabbimiz
  28. هَٰٓؤُلَآءِ hāulāi bunlar
  29. أَضَلُّونَا aḍallūnā bizi saptırdılar
  30. فَـَٔاتِهِمْ faātihim bunlara ver
  31. عَذَابًا ʿadhāban azab
  32. ضِعْفًا ḍiʿ'fan bir kat daha
  33. مِّنَ mina ateşten
  34. ٱلنَّارِ l-nāri
  35. قَالَ qāla (Allah) dedi
  36. لِكُلٍّ likullin hepsi için vardır
  37. ضِعْفٌ ḍiʿ'fun bir kat fazla
  38. وَلَٰكِن walākin ancak
  39. لَّا lā siz bilmezsiniz
  40. تَعْلَمُونَ taʿlamūna

38. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:166–167

    إِذْ تَبَرَّأَ ٱلَّذِينَ ٱتُّبِعُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوا۟ وَرَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ ٱلْأَسْبَابُ …

    O zaman kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan uzaklaşacak, azabı görecekler ve aralarındaki bağlar da kopmuş olacaktır. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ahkâf 46:18

    أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ خَٰسِرِينَ

    İşte onlar; cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumlar arasında haklarında (azap) sözü gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana uğrayanlardır.

  • Âl-i İmrân 3:137

    قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Sizden önce nice (milletler hakkında) ilahi kanunlar gelip geçmiştir. Onun için yeryüzünde gezin de (Allah'ın ayetlerini) yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın!

  • Fussilet 41:25

    وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَآءَ فَزَيَّنُوا۟ لَهُم مَّا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ خَٰسِرِينَ

    Biz onlara yakın arkadaşlar kıldık. Onlar da önlerinde ve arkalarında olanı kendilerine süslediler. Onlardan önce gelen cinlerden ve insanlardan ümmetler arasında onlar üzerine söz hak olmuştur. Şüphesiz onlar zarar edenlerdi.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ