96:17 ayetinin metni
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ ١٧
Okunuşu
falyadʿu nādiyahu
Meal
Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.
سورة العلق، الآية ١٧
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ ١٧
falyadʿu nādiyahu
Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.
Alak Suresi’nin 17. ayeti (96:17) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 597. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Başının önünden cehenneme doğru yakaladığımızda, aile halkını ve aşiretini onu azaptan kurtarmaları için onlardan yardım isteyerek çağırsın bakalım.
17. “O da” azaba uğratılması hak olan bu kişi, “çağırsın bakalım meclisindekileri.” Başına gelen bu musibete karşı yardım etsinler diye meclisinde olanları, arkadaşlarını ve çevresindekileri çağırsın. 18. “Biz de” onu yakalamak ve ona azap etmek üzere cehennem bekçileri olan “Zebânileri çağırırız.” O da baksın ve düşünsün bakalım! Bu iki tarafın hangisi daha güçlü, daha muktedirdir? Bu da namaz kılanı alıkoymak isteyen kişinin durumunu ve onun kendisi ile tehdit olunduğu cezayı ortaya koymaktadır.
96:13 ile 98:5 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 598. sayfası).
Haydi çağırsın meclisini.
O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.
O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.