İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 96. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٩٦

3:96 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 62. sayfa Medeni sure

3:96 ayetinin metni

إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِى بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَٰلَمِينَ ۝٩٦

Okunuşu

inna awwala baytin wuḍiʿa lilnnāsi lalladhī bibakkata mubārakan wahudan lil'ʿālamīna

Meal

İnsanlar için (mabed olarak) kurulan ilk ev şüphesiz Mekke'deki mübarek ve âlemlere hidayet kaynağı olan (Kâbe) dir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 96. ayeti (3:96) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 62. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 96. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

96. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhakkak ki, Allah'a ibadet etmek kastıyla bütün insanlar için yeryüzünde inşa edilen ilk ev Mekke'de bulunan Beytullah'tır. O mübarek bir evdir. Dinî ve dünyevi bir çok faydası vardır. Orada bütün alemler için hidayet kaynağı vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 96–97. ayetler

96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce Allah’ın yeryüzünde kendisine ibadet edilmesi ve zikrinin yüceltilmesi için kurduğu ilk ev olduğunu, bunda bütün âlemler için birçok bereketlerin, çeşitli hidâyet sebeplerinin, türlü maslahat ve menfaatlerin, pek çok faziletlerin bulunduğunu, bu Beytte apaçık alâmetlerin de var olduğunu haber vermektedir. Bu alametler, İbrahim’in hacdaki makamlarını ve hac için gidip gelişlerini hatırlatmaktadır. Ondan sonra da peygamberlerin efendisi ve önderi (Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in) makamlarını ve konumlarını da hatırlatmaktadır … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 92-100. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 62. sayfası).

  • Yahudiler Allah Teâlâ ve peygamberleri adına yalan söylerler. Bu yalanlarından biri de Yakup -aleyhisselam-'ın bazı yiyecekleri haram kılmasının Tevrat'la indiğini iddia etmeleridir.
  • Mabetlerin en azametli ve en şereflisi Beytu'l-haram'dır. O, Allah'a ibadet amaçlı kurulmuş ilk evdir. Onda, başkasında olmayan özellikler vardır.
  • Yüce Allah hac ibadetinin farz oluşunu en güçlü ifadelerle zikrederek, farz oluşuna vurgu yapmıştır.

96. ayetin diğer mealleri

İnsanlar için (mabed olarak) kurulan ilk ev şüphesiz Mekke'deki mübarek ve alemlere hidayet kaynağı (Kâbe) dir.

  Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mabet), Mekke'deki (Kâbe) dir.

Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir.

96. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna doğrusu
  2. أَوَّلَ awwala ilk أ و ل
  3. بَيْتٍ baytin ev ب ي ت
  4. وُضِعَ wuḍiʿa (ma'bed olarak) kurulan و ض ع
  5. لِلنَّاسِ lilnnāsi insanlara أ ن س
  6. لَلَّذِى lalladhī olandır
  7. بِبَكَّةَ bibakkata Mekke'de
  8. مُبَارَكًا mubārakan uğur bereketlidir' ب ر ك
  9. وَهُدًى wahudan ve hidayet kaynağıdır ه د ي
  10. لِّلْعَٰلَمِينَ lil'ʿālamīna alemlere ع ل م

96. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:161

    قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    De ki: “Hiç şüphesiz Rabbim, beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine, hanîf olan İbrahim’in dinine iletti. O, müşriklerden olmadı.”

  • Nahl 16:123

    ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    Sonra biz sana: “Hanif olarak İbrahim’in dinine uy. O müşriklerden de olmadı” diye vahyettik.

  • Bakara 2:125

    وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِـۧمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    Hani, biz Kâbe’yi insanlara dönüş/toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!" diye emrettik.

  • Kureyş 106:3–4

    فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَٰذَا ٱلْبَيْتِ …

    Bu evin (Kâbe) Rabbine ibadet etsinler. …

  • Bakara 2:196

    وَأَتِمُّوا۟ ٱلْحَجَّ وَٱلْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ وَلَا تَحْلِقُوا۟ رُءُوسَكُمْ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْهَدْىُ مَحِلَّهُۥ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ بِهِۦٓ أَذًى مِّن رَّأْسِهِۦ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلْعُمْرَةِ إِلَى ٱلْحَجِّ فَمَا ٱسْتَيْسَرَ مِنَ ٱلْهَدْىِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٍ فِى ٱلْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُۥ حَاضِرِى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer haccı tamamlamaktan alıkonursanız, oraya kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olan ya da başından bir rahatsızlığı bulunan kimse, oruç, sadaka veya kurban olarak fidye ödesin. Güven içinde olduğunuzda hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen bir kurban kessin. Bunu bulamayan hac esnasında üç gün, döndüğü vakit de yedi gün -ki bu tam on gün eder- oruç tutsun. Bu, ailesi Mecsid-i Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.

  • Mâide 5:101

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَسْـَٔلُوا۟ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْـَٔلُوا۟ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلْقُرْءَانُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهَا وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ