walā yaḥsabanna alladhīna yabkhalūna bimā ātāhumu l-lahu min faḍlihi huwa khayran lahum bal huwa sharrun lahum sayuṭawwaqūna mā bakhilū bihi yawma l-qiyāmati walillahi mīrāthu l-samāwāti wal-arḍi wal-lahu bimā taʿmalūna khabīrun
Meal
Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Âl-i İmrân Suresi’nin 180. ayeti (3:180) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 73. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 180. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
180. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerinde cimrilik yapan ve Allah'ın ondaki hakkını yerine vermeyenler, kendileri için onun hayır olduğunu zannetmesinler. Bilakis o, onlar için şerdir. Çünkü bu cimrilik yaptıkları mallar, kıyamet gününde boyunlarına dolanan bir tasma olup onunla azap göreceklerdir. Gökler ve yerler yalnızca Allah'ın idaresindedir. O, bütün mahlukatı fani olduktan sonra hayat sahibidir. Allah yapmış olduklarınızı en ince ayrıntısına kadar hakkıyla bilir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.
180. Cimrilik edenler yâni Allah’ın lütfundan kendilerine vermiş olduğu mal, mevki, ilim vb. gibi Allah’ın bağışı ve ihsanı olup da kendilerine zarar vermeyecek şekilde bunları kullarına vermelerini emretmiş olduğu şeyleri vermeyerek cimrilik yapanlar, bunları alıkoyanlar ve Allah’ın kullarından bunları esirgeyerek yaptıkları bu işin kendileri için hayırlı olduğunu zannedenler böyle zannetmesinler. Aksine bu, onlar için hem dünyalarında hem dinlerinde hem hâlihazırdaki hayatlarında, hem de uhrevi hayatlarında bir şerdir, kötülüktür. “Cimrilik ettikleri şeyler, Kıyamet günü boyunlarına bir … Devamını oku
Mümin kimse, şeytanın kâfirlerden edindiği yardımcılar ve destekçiler ile onu korkutmasına aldırış etmemesi gerekir. Çünkü bütün iş Allah Teâlâ'ya aittir.
Kulun, Allah'ın kendisine mühlet vermesine aldanmaması gerekir. Bilakis onun üzerine düşen bir an önce tövbe etmesidir. Verilen mühlet içinde olduğundan vakit geçmeden tövbe etmelidir.
Allah'ın, vereceği lütfuna mani olan cimri, karşılıksız bolca veren kerem sahibi Allah ile ticaret yapmaktan kendi nefsini mahrum bırakarak ancak kendine zarar verir ve kıyamet günü kendisini azaba maruz bırakır.
180. ayetin diğer mealleri
Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.
Allah'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Onlar, Allah’ın kendilerine fazlından vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler. Arkalarından gelip, henüz kendilerine katılmamış olanlara (şehitler için), bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri müjdesini verirler.
Onlar, cimrilik ederler ve de herkese cimriliği tavsiye ederler. Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.
Yoksa onlar, Allah’ın kendi fazlından insanlara verdiklerine mi hased ediyorlar? Biz, İbrahim’in ailesine kitabı ve hikmeti vermişizdir. Onlara büyük bir mülk (saltanat) verdik.
Eğer sadakaları açık olarak verirseniz o, ne güzeldir. Şayet onu gizleyip de fakirlere verirseniz, o da sizin için (daha) hayırlıdır. (Allah bununla) günahlarınızı örtüp, bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.