İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٨٠

3:180 4. cüz 8. hizb Mushaf’ta 73. sayfa Medeni sure

3:180 ayetinin metni

وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ۝١٨٠

Okunuşu

walā yaḥsabanna alladhīna yabkhalūna bimā ātāhumu l-lahu min faḍlihi huwa khayran lahum bal huwa sharrun lahum sayuṭawwaqūna mā bakhilū bihi yawma l-qiyāmati walillahi mīrāthu l-samāwāti wal-arḍi wal-lahu bimā taʿmalūna khabīrun

Meal

Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 180. ayeti (3:180) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 73. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 180. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

180. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerinde cimrilik yapan ve Allah'ın ondaki hakkını yerine vermeyenler, kendileri için onun hayır olduğunu zannetmesinler. Bilakis o, onlar için şerdir. Çünkü bu cimrilik yaptıkları mallar, kıyamet gününde boyunlarına dolanan bir tasma olup onunla azap göreceklerdir. Gökler ve yerler yalnızca Allah'ın idaresindedir. O, bütün mahlukatı fani olduktan sonra hayat sahibidir. Allah yapmış olduklarınızı en ince ayrıntısına kadar hakkıyla bilir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

180. Cimrilik edenler yâni Allah’ın lütfundan kendilerine vermiş olduğu mal, mevki, ilim vb. gibi Allah’ın bağışı ve ihsanı olup da kendilerine zarar vermeyecek şekilde bunları kullarına vermelerini emretmiş olduğu şeyleri vermeyerek cimrilik yapanlar, bunları alıkoyanlar ve Allah’ın kullarından bunları esirgeyerek yaptıkları bu işin kendileri için hayırlı olduğunu zannedenler böyle zannetmesinler. Aksine bu, onlar için hem dünyalarında hem dinlerinde hem hâlihazırdaki hayatlarında, hem de uhrevi hayatlarında bir şerdir, kötülüktür. “Cimrilik ettikleri şeyler, Kıyamet günü boyunlarına bir … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 174-180. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 73. sayfası).

  • Mümin kimse, şeytanın kâfirlerden edindiği yardımcılar ve destekçiler ile onu korkutmasına aldırış etmemesi gerekir. Çünkü bütün iş Allah Teâlâ'ya aittir.
  • Kulun, Allah'ın kendisine mühlet vermesine aldanmaması gerekir. Bilakis onun üzerine düşen bir an önce tövbe etmesidir. Verilen mühlet içinde olduğundan vakit geçmeden tövbe etmelidir.
  • Allah'ın, vereceği lütfuna mani olan cimri, karşılıksız bolca veren kerem sahibi Allah ile ticaret yapmaktan kendi nefsini mahrum bırakarak ancak kendine zarar verir ve kıyamet günü kendisini azaba maruz bırakır.

180. ayetin diğer mealleri

Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.

Allah'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

180. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā sanmasınlar
  2. يَحْسَبَنَّ yaḥsabanna ح س ب
  3. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  4. يَبْخَلُونَ yabkhalūna cimrilik eden(ler) ب خ ل
  5. بِمَآ bimā ne ki
  6. ءَاتَىٰهُمُ ātāhumu kendilerine vermiştir أ ت ي
  7. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  8. مِن min lütfundan
  9. فَضْلِهِۦ faḍlihi ف ض ل
  10. هُوَ huwa o
  11. خَيْرًا khayran hayırlıdır خ ي ر
  12. لَّهُم lahum kendileri için
  13. بَلْ bal (hayır) bilakis
  14. هُوَ huwa o
  15. شَرٌّ sharrun şerlidir ش ر ر
  16. لَّهُمْ lahum kendileri için
  17. سَيُطَوَّقُونَ sayuṭawwaqūna boyunlarına dolandırılacaktır ط و ق
  18. مَا mā şeyler
  19. بَخِلُوا۟ bakhilū cimrilik ettikleri ب خ ل
  20. بِهِۦ bihi onunla
  21. يَوْمَ yawma günü ي و م
  22. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet ق و م
  23. وَلِلَّهِ walillahi Allah'ındır
  24. مِيرَٰثُ mīrāthu mirası و ر ث
  25. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti göklerin س م و
  26. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yerin أ ر ض
  27. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  28. بِمَا bimā ne ki
  29. تَعْمَلُونَ taʿmalūna yapıyorsunuz ع م ل
  30. خَبِيرٌ khabīrun haber alandır خ ب ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 6 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

180. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tegâbün 64:8

    فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلْنَا وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

  • Âl-i İmrân 3:170

    فَرِحِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِٱلَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُوا۟ بِهِم مِّنْ خَلْفِهِمْ أَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    Onlar, Allah’ın kendilerine fazlından vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler. Arkalarından gelip, henüz kendilerine katılmamış olanlara (şehitler için), bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri müjdesini verirler.

  • Nisâ 4:37

    ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا

    Onlar, cimrilik ederler ve de herkese cimriliği tavsiye ederler. Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

  • Nisâ 4:54

    أَمْ يَحْسُدُونَ ٱلنَّاسَ عَلَىٰ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ فَقَدْ ءَاتَيْنَآ ءَالَ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَءَاتَيْنَٰهُم مُّلْكًا عَظِيمًا

    Yoksa onlar, Allah’ın kendi fazlından insanlara verdiklerine mi hased ediyorlar? Biz, İbrahim’in ailesine kitabı ve hikmeti vermişizdir. Onlara büyük bir mülk (saltanat) verdik.

  • Bakara 2:271

    إِن تُبْدُوا۟ ٱلصَّدَقَٰتِ فَنِعِمَّا هِىَ وَإِن تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا ٱلْفُقَرَآءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّـَٔاتِكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Eğer sadakaları açık olarak verirseniz o, ne güzeldir. Şayet onu gizleyip de fakirlere verirseniz, o da sizin için (daha) hayırlıdır. (Allah bununla) günahlarınızı örtüp, bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.

  • Mücâdele 58:3

    وَٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا۟ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مِّن قَبْلِ أَن يَتَمَآسَّا ذَٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِهِۦ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ