İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 179. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٧٩

3:179 4. cüz 8. hizb Mushaf’ta 73. sayfa Medeni sure

3:179 ayetinin metni

مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى ٱلْغَيْبِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجْتَبِى مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ ۝١٧٩

Okunuşu

mā kāna l-lahu liyadhara l-mu'minīna ʿalā mā antum ʿalayhi ḥattā yamīza l-khabītha mina l-ṭayibi wamā kāna l-lahu liyuṭ'liʿakum ʿalā l-ghaybi walākinna l-laha yajtabī min rusulihi man yashāu faāminū bil-lahi warusulihi wa-in tu'minū watattaqū falakum ajrun ʿaẓīmun

Meal

Allah iman edenleri üzerinde bulunduğunuz bu halde asla bırakacak değildir, sonunda temizi pisten ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 179. ayeti (3:179) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 73. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 179. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

179. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Müminler!- Münafıklarla iç içe olduğunuz durumda sizi onlardan ayırt etmeden ve Müminlerin hak üzere olduğunu açıklamadan bırakmak Allah'ın bir hikmeti değildir. Güzel Müminin pis münafıktan ayırt edilmesi için çeşitli sorumluluk ve belalarla sizi sınar. Mümin ile münafığın arasını ayırt etmeniz için gaybı size bildirmesi Allah'ın bir hikmeti değildir. Nasıl münafıkların halini Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bildirdi ise, Allah, resullerinden dilediğini seçer ve gaybın bazısını ona bildirir. O halde Allah'a ve resulüne iman edin. Eğer gerçekten iman eder ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkarsanız, Allah katında sizin için büyük bir mükâfat vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

179. Yâni mü’minleri içinde bulunduğunuz bu karışık ve belirsiz halde bırakmak, Allah’ın hikmetine uygun bir şey değildir. O, önünde sonunda murdarı temizden, mü’mini münâfıktan, doğruyu yalancıdan ayırt edecektir. Aynı şekilde kulları hakkında sadece kendisinin bildiği gayba kullarını muttali kılması da O’nun hikmetine uygun değildir. O bakımdan O’nun göz kamaştırıcı hikmeti, murdarı temizden ayırt etmek için türlü imtihan ve sınamalar ile kullarını sınamayı gerektirmiştir. O nedenle de Yüce Allah, peygamberlerini göndermiş, onlara itaat edip emirlerine bağlanmayı ve onlara iman etmeyi … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 174-180. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 73. sayfası).

  • Mümin kimse, şeytanın kâfirlerden edindiği yardımcılar ve destekçiler ile onu korkutmasına aldırış etmemesi gerekir. Çünkü bütün iş Allah Teâlâ'ya aittir.
  • Kulun, Allah'ın kendisine mühlet vermesine aldanmaması gerekir. Bilakis onun üzerine düşen bir an önce tövbe etmesidir. Verilen mühlet içinde olduğundan vakit geçmeden tövbe etmelidir.
  • Allah'ın, vereceği lütfuna mani olan cimri, karşılıksız bolca veren kerem sahibi Allah ile ticaret yapmaktan kendi nefsini mahrum bırakarak ancak kendine zarar verir ve kıyamet günü kendisini azaba maruz bırakır.

179. ayetin diğer mealleri

Allah, müminleri içinde bulunulan (Mümin ile münafık kimsenin ortaya çıkarılmadığı) bu durumda bırakacak değildir; (işin) sonunda temizi pis olandan ayıracaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve takvaya bürünürseniz, size büyük bir mükâfat vardır.

Allah kötüyü iyiden ayırmadan, mü'minleri üzerinde bulunduğunuz şu hal üzere bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve peygamberlerine îman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için çok büyük bir ecir vardır.

Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.

179. ayet kelime kelime

  1. مَّا mā değildir
  2. كَانَ kāna ك و ن
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. لِيَذَرَ liyadhara bırakacak و ذ ر
  5. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna mü'minleri أ م ن
  6. عَلَىٰ ʿalā (şu) üzerinde
  7. مَآ mā bulunduğunuz
  8. أَنتُمْ antum sizin
  9. عَلَيْهِ ʿalayhi (hal) üzere
  10. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  11. يَمِيزَ yamīza ayırıncaya م ي ز
  12. ٱلْخَبِيثَ l-khabītha pis olanı خ ب ث
  13. مِنَ mina temizden
  14. ٱلطَّيِّبِ l-ṭayibi ط ي ب
  15. وَمَا wamā ve değildir
  16. كَانَ kāna ك و ن
  17. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  18. لِيُطْلِعَكُمْ liyuṭ'liʿakum sizi vâkıf kılacak ط ل ع
  19. عَلَى ʿalā üzerine
  20. ٱلْغَيْبِ l-ghaybi gayb غ ي ب
  21. وَلَٰكِنَّ walākinna fakat
  22. ٱللَّهَ l-laha Allah
  23. يَجْتَبِى yajtabī seçer ج ب ي
  24. مِن min elçilerinden
  25. رُّسُلِهِۦ rusulihi ر س ل
  26. مَن man kimi
  27. يَشَآءُ yashāu diliyorsa ش ي أ
  28. فَـَٔامِنُوا۟ faāminū o halde inanın أ م ن
  29. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  30. وَرُسُلِهِۦ warusulihi ve elçilerine ر س ل
  31. وَإِن wa-in eğer
  32. تُؤْمِنُوا۟ tu'minū inanır أ م ن
  33. وَتَتَّقُوا۟ watattaqū ve korunursanız و ق ي
  34. فَلَكُمْ falakum sizin için vardır
  35. أَجْرٌ ajrun bir mükafat أ ج ر
  36. عَظِيمٌ ʿaẓīmun büyük ع ظ م

179. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Cin 72:26–27

    عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا …

    O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Sâffât 37:162

    مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

    O'na karşı hiç kimseyi fitneye düşüremezsiniz.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

21 Ekim 2026 Çarşamba 10 جمادى الأولى 1448 هـ