fariḥīna bimā ātāhumu l-lahu min faḍlihi wayastabshirūna bi-alladhīna lam yalḥaqū bihim min khalfihim allā khawfun ʿalayhim walā hum yaḥzanūna
Meal
Onlar, Allah’ın kendilerine fazlından vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler. Arkalarından gelip, henüz kendilerine katılmamış olanlara (şehitler için), bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri müjdesini verirler.
Âl-i İmrân Suresi’nin 170. ayeti (3:170) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 72. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 170. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
170. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın kendilerine bahşetmiş olduğu lütfundan dolayı onları mutluluk kaplamış ve sevinç bürümüştür. Dünyada kalan kardeşlerinin onlara yetişmesini bekler ve ümit ederler. Onlar (kardeşleri) cihatta öldürülürlerse kendileri gibi lütfa nail olacaklardır. Ahiret hayatında karşılaşacakları bir korku yoktur ve dünyada kaçırdıklarından dolayı da üzülmeyeceklerdir.
170. Ayrıca onlar “Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği (nimetlerle) sevinç içindedirler.” Bu nimetlerden dolayı mutludurlar, memnundurlar. Bunlarla gözleri aydın olmuş, ruhları sevince gark olmuştur. Buna sebep ise bu lütfun güzelliği, bolluğu ve büyüklüğüdür. Bunu elde etmek sureti ile lezzetlerinin kemal derecesinde olması ve bu lezzetlerini gölgelendirecek herhangi bir sıkıntının bulunmayışıdır. Böylece Yüce Allah hem verdiği rızıklarla bedeni nimetleri, hem de onlara ihsan etmiş olduğu lütuflardan kaynaklanan sevinçleri ile ruhi ve kalbî nimetleri bir arada onlara ihsan etmiştir. Bu … Devamını oku
Allah Teâlâ'nın kullarını imtihan etmesi, Allah'ın koyduğu kanunlarındandır. Böylece hakiki Mümin münafıktan, doğru sözlü olan yalancıdan ayrılmış olur.
Allah yolunda cihadın ve şehitliğin makamı büyüktür. Şehitliğe mazhar olanların sevabı Allah Teâlâ'nın katındadır. Öyle ki Allah Teâlâ, onları en üst makamlarda ağırlayacaktır.
Canlarını ve mallarını Allah Teâlâ'nın yolunda harcadıkları için sahabenin fazileti, dünya ve ahirette makamlarının üstün oluşu beyan edilmiştir.
170. ayetin diğer mealleri
Onlar, Allah’ın kendilerine fazlından vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler. Arkalarından gelip, henüz kendilerine katılmamış olanlara (şehitlere), bir korku olmayacağı ve üzülmeyecekleri müjdesini verirler.
Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde, arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan (kardeş) lerine, hiçbir korku bulunmadığını ve mahzun da olmayacaklarını müjdelerler.
Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Biz, peygamberleri yalnız müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip, salih amel işlerse o kimselere bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Dedik ki: "Hepiniz oradan (Cennet'ten) inin.Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa, onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir."
Bilâkis, kim muhsin olarak yüzünü Allah'a döndürürse (Allah'a hakkıyla kulluk ederse) ecri Rabbi katındadır. Onlar için ne bir korku vardır, ne de üzülürler.
Gece ve gündüz, gizli ve açık olarak mallarından verenler, işte onlar için Rableri katında mükâfatlar vardır! Onlara korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.