İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 144. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٤٤

3:144 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 68. sayfa Medeni sure

3:144 ayetinin metni

وَمَا مُحَمَّدٌ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ ٱلرُّسُلُ أَفَإِي۟ن مَّاتَ أَوْ قُتِلَ ٱنقَلَبْتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَٰبِكُمْ وَمَن يَنقَلِبْ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ فَلَن يَضُرَّ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيَجْزِى ٱللَّهُ ٱلشَّٰكِرِينَ ۝١٤٤

Okunuşu

wamā muḥammadun illā rasūlun qad khalat min qablihi l-rusulu afa-in māta aw qutila inqalabtum ʿalā aʿqābikum waman yanqalib ʿalā ʿaqibayhi falan yaḍurra l-laha shayan wasayajzī l-lahu l-shākirīna

Meal

Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 144. ayeti (3:144) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 68. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 144. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

144. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhammed, ancak daha önce yaşayıp, ölmüş ya da öldürülmüş olan Allah'ın resullerinden bir resuldür. Eğer o ölür ya da öldürülürse dininizden dönecek ve cihadı terk mi edeceksiniz? Sizden kim dininden dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Zira O, izzet ve güç sahibidir. Dinden dönen kimse dünya ve ahiretteki hüsrana kendini maruz bıraktığı için ancak kendi nefsine zarar verir. Dininde sebat göstermeleri ve kendi yolunda cihat etmelerinden dolayı Allah, şükredenleri en güzel şekilde mükâfatlandıracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

144. “Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçmiştir.” Yani o ilk peygamber değildir. Aksine o da kendisinden önce gönderilmiş peygamberlerden birisidir. Peygamberlerin de görevi Rablerinin risaletini tebliğ etmek ve emirlerini uygulamaktır. Dünyada ebedi kalmak için gönderilmemişlerdir. Allah’ın emirlerine uymak için onların hayatta kalmaları şart değildir. Aksine ümmetlerin görevi her zaman ve her durumda Rablerine ibadet etmektir. Bundan dolayı devamla şöyle buyurmuştur: “Eğer o ölür veya öldürülürse” size getirmiş olduğu iman yahut cihad ya da bundan … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 141-148. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 68. sayfası).

  • İmtihan, mücahitlerin, sadıkların ve sabredenlerin diğerlerinden ayrıldığı ilahi bir kanundur.
  • Allah yolunda cihat ve yüce Allah'a davet etmek, değer ve kıymeti ne kadar büyük olursa olsun bir kimseye bağlı olarak yapılmaz.
  • İnsanların ömür ve ecelleri Allah Teâlâ'nın katında sabittir. Hayata olan hırs onu arttıramayacağı gibi cesaret ve atılganlık da onu azaltamaz.
  • İnsanların amaç ve niyetleri farklıdır. Onlardan bazıları Allah'ın sevabını umar, bazısı da dünyayı ister. Herkese niyeti ve ameline göre karşılığı verilecektir.

144. ayetin diğer mealleri

Muhammed yalnızca bir elçidir. Ondan önce de, elçiler gelip geçmiştir. Öyleyse şimdi, o ölür veya öldürülürse topuklarınızın üstünde geri mi döneceksiniz? Kim topukları üzerinde geri dönerse, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.

  Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Öyleyse şimdi o, ölür veya öldürülürse, topuklarınız üzerinde (İslam'dan küfre) geri mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.

Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.

144. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā ve değildir
  2. مُحَمَّدٌ muḥammadun Muhammed ح م د
  3. إِلَّا illā başka (bir şey)
  4. رَسُولٌ rasūlun bir elçi ر س ل
  5. قَدْ qad muhakkak
  6. خَلَتْ khalat gelip geçmiştir خ ل و
  7. مِن min ondan önce de
  8. قَبْلِهِ qablihi ق ب ل
  9. ٱلرُّسُلُ l-rusulu elçiler ر س ل
  10. أَفَإِي۟ن afa-in eğer şimdi
  11. مَّاتَ māta o ölür م و ت
  12. أَوْ aw veya
  13. قُتِلَ qutila öldürülürse ق ت ل
  14. ٱنقَلَبْتُمْ inqalabtum geriye mi döneceksiniz? ق ل ب
  15. عَلَىٰٓ ʿalā üzerinde
  16. أَعْقَٰبِكُمْ aʿqābikum ökçelerinizin ع ق ب
  17. وَمَن waman kim
  18. يَنقَلِبْ yanqalib geriye dönerse ق ل ب
  19. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  20. عَقِبَيْهِ ʿaqibayhi ökçesi ع ق ب
  21. فَلَن falan ziyan veremez
  22. يَضُرَّ yaḍurra ض ر ر
  23. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  24. شَيْـًٔا shayan hiçbir ش ي أ
  25. وَسَيَجْزِى wasayajzī ve mükafatlandıracaktır ج ز ي
  26. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  27. ٱلشَّٰكِرِينَ l-shākirīna şükredenleri ش ك ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 8 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

144. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fâtır 35:11

    وَٱللَّهُ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْوَٰجًا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٍ وَلَا يُنقَصُ مِنْ عُمُرِهِۦٓ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    Allah, sizi (önce) topraktan sonra nutfe/meniden yaratmıştır. Sonra sizi çiftler kıldı. Onun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu Allah’a göre pek kolaydır.

  • En’âm 6:2

    هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن طِينٍ ثُمَّ قَضَىٰٓ أَجَلًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى عِندَهُۥ ثُمَّ أَنتُمْ تَمْتَرُونَ

    O, sizi çamurdan yaratan, sonra da bir ecel tayin edendir. Bir de O'nun katında belirli bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.

  • Şûrâ 42:20

    مَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ ٱلْـَٔاخِرَةِ نَزِدْ لَهُۥ فِى حَرْثِهِۦ وَمَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ ٱلدُّنْيَا نُؤْتِهِۦ مِنْهَا وَمَا لَهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِن نَّصِيبٍ

    Kim ahiret ekinini/sevabını isterse, onun ekinini/sevabını artırırız. Kim dünya ekinini isterse ona da ondan veririz. Onun ahirette bir nasibi/payı yoktur.

  • İsrâ 17:18–19

    مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصْلَىٰهَا مَذْمُومًا مَّدْحُورًا …

    Kim, çarçabuk olanı/dünyayı isterse, orada dilediğimiz kimseye acele isteğini veririz. Sonra onu Cehennem'e koyarız. O burayı kınanmış ve kovulmuş olarak boylar. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:75

    مَّا ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ ٱلرُّسُلُ وَأُمُّهُۥ صِدِّيقَةٌ كَانَا يَأْكُلَانِ ٱلطَّعَامَ ٱنظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ ثُمَّ ٱنظُرْ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

    Meryem oğlu Mesih, ancak bir rasûldür. Ondan önce de rasûller geçmiştir. Onun annesi de dosdoğru/çok sadık idi. İkisi de yemek yerdi. Onlara ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra da onların (haktan) nasıl çevrildiklerine bak!

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isim

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ