wal-lahu khalaqakum min turābin thumma min nuṭ'fatin thumma jaʿalakum azwājan wamā taḥmilu min unthā walā taḍaʿu illā biʿil'mihi wamā yuʿammaru min muʿammarin walā yunqaṣu min ʿumurihi illā fī kitābin inna dhālika ʿalā l-lahi yasīrun
Meal
Allah, sizi (önce) topraktan sonra nutfe/meniden yaratmıştır. Sonra sizi çiftler kıldı. Onun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu Allah’a göre pek kolaydır.
Fâtır Suresi’nin 11. ayeti (35:11) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 435. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fâtır Suresi 11. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
11. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah; atanız olan Âdem -aleyhisselam-'ı topraktan yarattı. Sonra sizleri bir nutfeden/meniden yarattı ve ardından sizleri birbirleri ile evlenen erkek ve kadınlar kıldı. Yüce Allah'ın ilmi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Hiçbir şey O'nun ilminden gizli (saklı) olamaz. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka Levh-i Mahfûz'da yazılıdır. Şüphesiz zikredilen bu şeylerin tamamı -sizin (önce) topraktan yaratılmanız sonra yaratılmanızın aşamaları ve ömürlerinizin yazılması Levh-i Mahfûz'dadır- Allah için çok kolaydır.
11. Daha sonra Yüce Allah, insanoğlunu yaratmasını, onun topraktan nutfeye ve bundan sonraki aşamalara geçişini söz konusu etmektedir. “…sonra da sizi çiftler kıldı.” O, sizi bir aşamadan bir aşamaya geçirip durdu. Nihâyet sizleri erkeğin dişi ile evlenecek ve evlilikten de zürriyet ve çocuk sahibi olmak maksadı güdülecek şekilde çiftler haline getirinceye kadar aşamadan aşamaya geçirdi. Her ne kadar nikah, bu konudaki sebeplerden birisi ise de hiç şüphesiz bu, Allah’ın kazası, kaderi ve ilmi çerçevesinde tahakkuk eder. “O’nun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur.” Aynı … Devamını oku
Önceki peygamberlerin, kavimleri ile alakalı olan haberleri zikredilerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- teselli edilmiştir.
Dünyaya aldanmak; haktan yüz çevirmeye sebebiyet verir.
Şeytandan sakınmayı sağlayan sebepleri yaparak onu düşman edinmek gerekir. Yüce Allah'ı zikretmek, Kur'an okumak, ibadetleri yerine getirip, günahlardan sakınmak bu sebeplerden bazılarıdır.
Allah Teâlâ hakkında Uluvv (yüksek ve yücelik) sıfatı ispat edilmiştir.
11. ayetin diğer mealleri
Allah, sizi topraktan, sonra nutfe/spermden yaratmıştır. Sonra sizi çiftler kıldı. O'nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Bu Allah’a çok kolaydır.
Allah sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra sizi çiftler (erkek-dişi) kıldı. O'nun bilgisi olmadan hiç bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah'a kolaydır.
Hem Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı. O'nun bilgisi olmadan ne bir dişi hamile olur, ne doğurur. Kendisine ömür verilenin de ömrünün uzatılması da, ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Şüphe yok ki bu, Allah'a göre kolaydır.
Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde yaratan Allah’a (iman etmeyerek) küfre mi düşüyorsun?”
(Kıyamet) Saatinin ilmi sadece Allah’a aittir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi de ne gebe kalır, ne de doğurur. Allah; onlara: "Nerede ortaklarım?" diye seslendiği gün derler ki: (Ortağın olduğuna dair) Bizden hiç bir şahidin olmadığını sana bildiririz."
Sizi topraktan, sonra meniden, sonra kan pıhtısından yaratan, sonra sizi analarınızın karnından bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa eriştiren, derken ihtiyarlığa varacak kadar yaşatan da O'dur. Kiminiz daha önce vefat ettirilir, kiminiz de belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık akledersiniz.