Âl-i İmrân Suresi’nin 143. ayeti (3:143) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 68. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 143. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
143. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müminler!- Ölüme götüren sebep ve zorluklarla karşı karşıya gelmeden önce Bedir günü kardeşlerinizin ulaştığı Allah yolundaki şehadete sizler de kavuşmak için kâfirlerle karşılaşmayı temenni ediyordunuz. İşte Uhud günü temenni ettiğiniz şeyi gördünüz ve ona aşikâr olarak bakıp duruyorsunuz.
143. “Andolsun ki siz ölümü onunla karşılaşmadan önce temenni ediyordunuz.” Ashab-ı Kiram radıyallahu anhum arasından Bedir’e katılmamış birçok kimse vardı ve bunlar Allah’tan, bütün güçlerini ortaya koyacakları bir savaşta bulunmayı temenni ediyorlardı. İşte Yüce Allah bunlara: “İşte bakıp dururken gördünüz onu!” diye buyurmaktadır. Yani bakıp dururken daha önce temenni ettiğiniz şeyi gözlerinizle görmüş bulunuyorsunuz. O halde ne diye sabrı terk ediyorsunuz? Bu, özellikle böyle bir temennide bulunanlara ve temenni ettiği şeyi ele geçiren kimselere yakışmayan ve uygun olmayan bir haldir. Bu … Devamını oku
İmtihan, mücahitlerin, sadıkların ve sabredenlerin diğerlerinden ayrıldığı ilahi bir kanundur.
Allah yolunda cihat ve yüce Allah'a davet etmek, değer ve kıymeti ne kadar büyük olursa olsun bir kimseye bağlı olarak yapılmaz.
İnsanların ömür ve ecelleri Allah Teâlâ'nın katında sabittir. Hayata olan hırs onu arttıramayacağı gibi cesaret ve atılganlık da onu azaltamaz.
İnsanların amaç ve niyetleri farklıdır. Onlardan bazıları Allah'ın sevabını umar, bazısı da dünyayı ister. Herkese niyeti ve ameline göre karşılığı verilecektir.
143. ayetin diğer mealleri
Andolsun ki siz, savaşa girmeden (Uhud'tan) önce (şehitliği), ölümü temenni ediyordunuz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz
Oysa siz, (Uhud'da düşmanla ve) ölümle karşılaşmadan önce, ölümü ve şehîd olmayı) temenni etmiştiniz, işte şimdi bakıp onu (karşınızda) görüyorsunuz. (O halde bu mağlûbiyet korkusu ve üzüntüsü niye?!)
Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.