İçeriğe geç

Ahzâb Suresi 37. Ayet

سورة الأحزاب، الآية ٣٧

33:37 22. cüz 43. hizb Mushaf’ta 423. sayfa Medeni sure

33:37 ayetinin metni

وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِىٓ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخْفِى فِى نَفْسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَىٰهُ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَٰكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِىٓ أَزْوَٰجِ أَدْعِيَآئِهِمْ إِذَا قَضَوْا۟ مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا ۝٣٧

Okunuşu

wa-idh taqūlu lilladhī anʿama l-lahu ʿalayhi wa-anʿamta ʿalayhi amsik ʿalayka zawjaka wa-ittaqi l-laha watukh'fī fī nafsika mā l-lahu mub'dīhi watakhshā l-nāsa wal-lahu aḥaqqu an takhshāhu falammā qaḍā zaydun min'hā waṭaran zawwajnākahā likay lā yakūna ʿalā l-mu'minīna ḥarajun fī azwāji adʿiyāihim idhā qaḍaw min'hunna waṭaran wakāna amru l-lahi mafʿūlan

Meal

(Rasûlüm!) Hani, Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: "Eşini yanında tut, Allah'tan sakın/kork!" diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) Müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ahzâb Suresi’nin 37. ayeti (33:37) Medeni bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 423. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Ahzâb Suresi 37. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

37. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! Allah'ın kendisine İslam nimeti ile nimet verdiği, senin de azat edip özgürlüğüne kavuşturarak kendisine iyilikte bulunduğun kimse -ki o; Zeyd b. Hârise -radıyallahu anhumâ-'dır- eşi Zeyneb binti Cahş'ı boşaması hususunda sana danışmak için geldiğinde sen, ona emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan kork ve eşini yanında tut, onu boşama! diyor ve içindekini gizliyordun. Ey Resul! Allah, senin insanlardan gizleyip içinde tuttuğun Zeyd'in onu boşama işini ve sonra da senin onunla evlenmeni ortaya çıkaracaktır. Bu hususta asıl korkulmaya layık olan Allah'tır. Zeyd'in nefsi huzura erip de Zeyneb'i boşayıp ondan uzaklaşınca seni Zeynep ile evlendirdik ki, böylece evlatlık edinilmiş olan oğullarının boşadığı hanımları ile iddet müddetlerini bitirdikten sonra evlenmek Mümin erkeklere günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. O'nun emrinin yerine getirilmesine bir engel yoktur. Bunu O'ndan (Allah'tan) başkası engelleyemez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

37. Bu âyetlerin nüzul sebebi şu idi:[7] Yüce Allah, bütün mü’minler için geçerli umumi olan şu hükmü teşrî buyurmayı murad etmişti: Evlat edinilenler, hiçbir açıdan gerçek evlâtlar hükmünde değildir. O nedenle onların boşadığı hanımları onları evlât edinmiş kimselerin nikâhlamalarında bir sakınca yoktur. Ancak bu konuda yalnızca büyük bir olayla değiştirilebilecek türden köklü bir âdetti. O bakımdan Allah, bu şer’î hükmün hem Rasûlünün bir sözü, hem de bir fiilî uygulaması ile ortaya çıkmasını istemişti. Allah da bir işin gerçekleşmesini murad etti mi, ona dair bir sebep takdir eder. Zeyd b … Devamını oku

Ahzâb Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ahzâb suresinin 36-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 423. sayfası).

  • Müminin, Allah'ın hükmüne teslim olup, O'na boyun eğmesinin vucûbiyeti beyan edilmiştir.
  • Yüce Allah'ın, nefislerde olan her şeyi hakkıyla bildiği beyan edilmiştir.
  • Müminlerin annesi Zeyneb binti Cahş -radıyallahu anha-'nın faziletlerinden biri de Allah'ın, onu yedi kat semanın üzerinden (indirdiği buyruk ile) evlendirmiş olmasıdır.
  • Yüce Allah'ı zikretmenin özellikle de sabah ve akşam vakitlerinde zikretmenin fazileti beyan edilmiştir.

37. ayetin diğer mealleri

Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de nimet verdiğin kimseye: Eşini tut ve Allah’tan sakın! diyordun. Allah’ın açıklayacağı şeyi içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Allah kendisinden korkulmaya çok daha layıktır. Zeyd, o kadından ihtiyacını/ ilişiğini kestiğinde, biz evlatlıkları eşleriyle ihtiyaclarını/ilişiklerini kestiğinde, onlarla evlenmek için müminler üzerine bir günah olmadığını göstermek için seni onun (eski) hanımı ile evlendirdik. Allah’ın emri yapılagelmiştir.

(Rasûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.

37. ayet kelime kelime

  1. وَإِذْ wa-idh ve hani
  2. تَقُولُ taqūlu diyordun ق و ل
  3. لِلَّذِىٓ lilladhī kimseye
  4. أَنْعَمَ anʿama ni'met verdiği ن ع م
  5. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  6. عَلَيْهِ ʿalayhi ona
  7. وَأَنْعَمْتَ wa-anʿamta ve senin ni'met verdiğin ن ع م
  8. عَلَيْهِ ʿalayhi kendisine
  9. أَمْسِكْ amsik tut م س ك
  10. عَلَيْكَ ʿalayka yanında
  11. زَوْجَكَ zawjaka eşini ز و ج
  12. وَٱتَّقِ wa-ittaqi ve kork و ق ي
  13. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  14. وَتُخْفِى watukh'fī fakat gizliyordun خ ف ي
  15. فِى fī içinde
  16. نَفْسِكَ nafsika ن ف س
  17. مَا mā şeyi
  18. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  19. مُبْدِيهِ mub'dīhi açığa vuracağı ب د و
  20. وَتَخْشَى watakhshā ve çekiniyordun خ ش ي
  21. ٱلنَّاسَ l-nāsa insanlardan أ ن س
  22. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah'tır
  23. أَحَقُّ aḥaqqu layık olan ح ق ق
  24. أَن an çekinmene
  25. تَخْشَىٰهُ takhshāhu خ ش ي
  26. فَلَمَّا falammā ne zaman ki
  27. قَضَىٰ qaḍā kesince ق ض ي
  28. زَيْدٌ zaydun Zeyd
  29. مِّنْهَا min'hā o kadından
  30. وَطَرًا waṭaran ilişiğini و ط ر
  31. زَوَّجْنَٰكَهَا zawwajnākahā biz onu sana nikahladık ز و ج
  32. لِكَىْ likay için
  33. لَا lā olmaması
  34. يَكُونَ yakūna ك و ن
  35. عَلَى ʿalā üzerine
  36. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna mü'minler أ م ن
  37. حَرَجٌ ḥarajun bir güçlük ح ر ج
  38. فِىٓ fī hususunda
  39. أَزْوَٰجِ azwāji evlenmek ز و ج
  40. أَدْعِيَآئِهِمْ adʿiyāihim evlatlıkları د ع و
  41. إِذَا idhā zaman
  42. قَضَوْا۟ qaḍaw kestikleri ق ض ي
  43. مِنْهُنَّ min'hunna kadınlarıyle
  44. وَطَرًا waṭaran ilişkilerini و ط ر
  45. وَكَانَ wakāna ve ك و ن
  46. أَمْرُ amru buyruğu أ م ر
  47. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  48. مَفْعُولًا mafʿūlan yerine getirilmiştir ف ع ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sahîh-i Buhârî 7420

«Allah’tan kork/sakın ve eşini yanında tut!»

Enes -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Zeyd b. Hârise geldi ve (hanımı Zeynep’ten) şikâyet etti. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- O’na şöyle demeye başladı: «Allah’tan kork/sakın ve eşini yanında tut!» Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi: Eğer Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve…

اتَّقِ اللَّهَ، وَأَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Diğer hadisler (7)

37. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:23

    حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَٰتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَٰتُكُمْ وَعَمَّٰتُكُمْ وَخَٰلَٰتُكُمْ وَبَنَاتُ ٱلْأَخِ وَبَنَاتُ ٱلْأُخْتِ وَأُمَّهَٰتُكُمُ ٱلَّٰتِىٓ أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَٰتُكُم مِّنَ ٱلرَّضَٰعَةِ وَأُمَّهَٰتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَٰٓئِبُكُمُ ٱلَّٰتِى فِى حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ ٱلَّٰتِى دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُوا۟ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلَٰٓئِلُ أَبْنَآئِكُمُ ٱلَّذِينَ مِنْ أَصْلَٰبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُوا۟ بَيْنَ ٱلْأُخْتَيْنِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, -Eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz (annelerini boşayıp, onlarla nikâh kıymanızda) bir sakınca yoktur- kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçen geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı ve merhamet edendir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:47

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ ءَامِنُوا۟ بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبْلِ أَن نَّطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدْبَارِهَآ أَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّآ أَصْحَٰبَ ٱلسَّبْتِ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Ahzâb Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isim

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ