Allah'ın, peygambere farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir takdirdir/hükümdür.
Ahzâb Suresi’nin 38. ayeti (33:38) Medeni bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 423. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Ahzâb Suresi 38. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
38. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Nebi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e evlatlık edinme yolu ile evlat edindiği oğlunun hanımı ile Allah’ın kendisine helal kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hususta bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus yani evliliğin tamamlanması ve evlatlığın iptal edilmesi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiçbir kimse yoktur.
38. Bu buyruk Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e hanımlarının çokluğu hususunda ileri sürülen bir itirazı reddetmekte ve bunun, itiraz ve tenkidi gerektirmeyen bir husus olduğunu ifade etmektedir: “Allah’ın kendisine farz (ve helal) kıldığı konularda” yani onun için takdir etmiş olduğu hanımlarda “Peygambere hiçbir vebal” günah “yoktur.” Çünkü böyle bir şeyi Allah, önceki peygamberlere mubah kıldığı gibi ona da mubah kılmıştır. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın daha önce geçen (peygamberler) hakkındaki sünneti/kanunu da budur. Allah’ın emri mutlaka yerini bulan bir kaderdir.” Mutlaka tahakkuk eder, gerçekleşir. Daha sonra Yüce Allah daha önce geçenlerin ve bu sünnete/kanuna tâbi olanların kimler olduklarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
Müminin, Allah'ın hükmüne teslim olup, O'na boyun eğmesinin vucûbiyeti beyan edilmiştir.
Yüce Allah'ın, nefislerde olan her şeyi hakkıyla bildiği beyan edilmiştir.
Müminlerin annesi Zeyneb binti Cahş -radıyallahu anha-'nın faziletlerinden biri de Allah'ın, onu yedi kat semanın üzerinden (indirdiği buyruk ile) evlendirmiş olmasıdır.
Yüce Allah'ı zikretmenin özellikle de sabah ve akşam vakitlerinde zikretmenin fazileti beyan edilmiştir.
38. ayetin diğer mealleri
Allah’ın kendisine helal kıldığı şeyde Peygamber'e bir günah yoktur. Bundan önce gelip geçen (peygamber)ler içinde Allah'ın sünneti (böyle)dir. Allah’ın emri yerine gelecek takdir olunan bir kaderdir.
Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti böyledir. Allah'ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”
Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.