İçeriğe geç

Ahkâf Suresi 17. Ayet

سورة الأحقاف، الآية ١٧

46:17 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 504. sayfa Mekki sure

46:17 ayetinin metni

وَٱلَّذِى قَالَ لِوَٰلِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَآ أَتَعِدَانِنِىٓ أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ ٱلْقُرُونُ مِن قَبْلِى وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ ٱللَّهَ وَيْلَكَ ءَامِنْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٧

Okunuşu

wa-alladhī qāla liwālidayhi uffin lakumā ataʿidāninī an ukh'raja waqad khalati l-qurūnu min qablī wahumā yastaghīthāni l-laha waylaka āmin inna waʿda l-lahi ḥaqqun fayaqūlu mā hādhā illā asāṭīru l-awalīna

Meal

Anne ve babasına; "Öf be! Siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltip, (kabrimden) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne ve babası Allah'tan isteyerek; "Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın vaadi haktır." (derler. O ise:) "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." diye cevap verir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ahkâf Suresi’nin 17. ayeti (46:17) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 504. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ahkâf Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Anne ve babasına şöyle söyleyen kimse: "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni kabrimden tekrardan canlı bir şekilde çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?" Durumu böyle olan çocuğun ana babası Yüce Allah'tan çocuklarına hidayet etmesi için yardım isteyip çocuklarına şöyle seslenmişlerdir: "Eğer ölümden sonra diriltilmeye iman etmiyorsan yazıklar olsun sana! Tekrar dirilmeye iman et! Şüphesiz Allah’ın yeniden diriltmek hakkındaki vaadi haktır." O ise ölümden sonra dirilmeyi inkâr etmesini yineleyerek şöyle cevap vermiştir: "Ölümden sonra dirilmeyle alakalı söylenen şeyler ancak önceki kitaplarda uydurdukları masallardan başka bir şey değildir. Allah'tan böyle bir şey sabit değildir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Yüce Allah, salih, anne-babasına karşı iyi ve itaatkâr davranan kimseyi söz konusu ettikten sonra, onlara kötü davranan kişinin halini -ki bu en kötü haldir- söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Ana-babasına” kendisini Allah’a ve âhiret gününe imana davet edip inkârın cezasından korkuttukları vakit -ki anne-babanın çocuklarına yapabilecekleri en büyük iyilik, onu ebedi saadetine ve nihai kurtuluşuna vesile olacak şeylere davet etmeleridir- bu kimse, onlara en kötü şekliyle karşılık vererek: “Öf be (bıktım) sizden” Siz de sizin söyledikleriniz de kahrolsun!, der. Daha sonra da dirilişi … Devamını oku

Ahkâf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ahkâf suresinin 15-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 504. sayfası).

  • İslam'da anne-babaya özellikle de anneye iyilikte bulunmanın önemi beyan edilmiş ve onlara karşı saygısızlık etmekten sakındırılmıştır.
  • Dünyanın arzuları ve lezzetleri ile fazla meşgul olmanın tehlikesi beyan edilmiştir. Çünkü bunlarla fazla meşgul olmak ahiretten alıkoyar.
  • Kibir ve fısk sahibi kimseleri bekleyen şiddetli tehdit beyan edilmiştir.

17. ayetin diğer mealleri

Anne ve babasına: Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, (kabrimden) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'tan isteyerek: Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın vaadi haktır (derler. O ise:) Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.

Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vaadi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.

Ana ve babasına: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmiştir." diyen kimseye ana ve babası Allah'a sığınarak "Yazıklar olsun sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

17. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِى wa-alladhī ve o kimse
  2. قَالَ qāla dedi ق و ل
  3. لِوَٰلِدَيْهِ liwālidayhi anasına babasına و ل د
  4. أُفٍّ uffin öf أ ف ف
  5. لَّكُمَآ lakumā size
  6. أَتَعِدَانِنِىٓ ataʿidāninī siz bana va'd mı ediyorsunuz? و ع د
  7. أَنْ an benim çıkarılacağımı
  8. أُخْرَجَ ukh'raja خ ر ج
  9. وَقَدْ waqad gelip geçmiş iken
  10. خَلَتِ khalati gelip geçmiş iken خ ل و
  11. ٱلْقُرُونُ l-qurūnu nice nesiller ق ر ن
  12. مِن min benden önce
  13. قَبْلِى qablī ق ب ل
  14. وَهُمَا wahumā onlar ise
  15. يَسْتَغِيثَانِ yastaghīthāni sığınarak غ و ث
  16. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  17. وَيْلَكَ waylaka yazık sana (dediler)
  18. ءَامِنْ āmin iman et! أ م ن
  19. إِنَّ inna şüphesiz
  20. وَعْدَ waʿda sözü و ع د
  21. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  22. حَقٌّ ḥaqqun gerçektir ح ق ق
  23. فَيَقُولُ fayaqūlu derken o der ki ق و ل
  24. مَا mā değildir
  25. هَٰذَآ hādhā bu
  26. إِلَّآ illā başka bir şey
  27. أَسَٰطِيرُ asāṭīru masallarından س ط ر
  28. ٱلْأَوَّلِينَ l-awalīna eskilerin أ و ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

17. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Rûm 30:60

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

    O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.

  • Mü’minûn 23:83

    لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    Bu, bize ve atalarımıza daha önce de vadedilmişti. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.

  • Neml 27:68

    لَقَدْ وُعِدْنَا هَٰذَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    And olsun, bize de, daha önceki atalarımıza da bu vadedilmişti. Ama bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir.

  • Mü’min 40:55

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

    (Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.

  • Mü’min 40:77

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.

  • Fâtır 35:5

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

    Ey insanlar! Şüphe yok ki Allah’ın vaadi haktır. O halde sakın sizi dünya hayatı aldatmasın ve çok aldatıcı da sakın sizi Allah ile aldatmasın.

Ahkâf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ