Mü’minûn Suresi’nin 83. ayeti (23:83) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 347. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’minûn Suresi 83. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
83. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bize ve daha önce de atalarımıza ölümden sonra diriltileceğimiz vadedilmişti. Biz, bu vaadin gerçekleşeceğini düşünmüyoruz. Bu; eskilerin boş sözlerinden ve yalanlarından başka bir şey değildir.
81-82. Bu yalanlayıcılar da evvelki inkarcıların ve dirilişi yalanlayanların yolunu izlediler ve dirilişi alabildiğine uzak bir ihtimal görerek şöyle dediler: “Ölüp de toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, evet biz (bu haldeyken) mi diriltileceğiz!?” Batıl zanlarına göre bu, akla mantığa sığmaz bir şeydir. 83. “Andolsun ki bu, hem bize hem de daha önce atalarımıza vaad edilmişti.” Hâlen daha dirilişin gerçekleşeceği vaad olunuyor. Bize de babalarımıza da hep vaad edilegeldi. Ama biz öyle bir şey görmedik. Şimdiye kadar da öyle bir şey olmadı. “Bu, eskilerin efsanlerinden başka bir şey değil.” … Devamını oku
Kâfirlerin, nimetlere itibar etmemesi yahut üzerlerindeki cezalardan ibret almamaları onların fıtratlarının bozuk olduğuna delildir.
Nimetlere nankörlük etmek, kâfirlerin özelliklerindendir.
Kör taklite tutunmak, hakka ulaşmaya engel olur.
Rububiyet tevhidini ile birlikte uluhiyet tevhidini kabul etmemek, kişiyi (amellerinin iptal edilmesinden ve ateşe girmekten) kurtaramaz.
83. ayetin diğer mealleri
Bu, bize ve babalarımıza daha önce de vaat edilen eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Hakikaten, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!
"Yemin ederiz ki, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!"
İçlerinden sana kulak verenler vardır. Halbuki Biz, onu anlayamasınlar diye kalblerine perdeler, kulaklarına ağırlık koyduk. Her türlü ayeti/mucizeyi görseler de ona yine iman etmezler. Hatta sana gelseler seninle mücadele ederler. O kâfirler: “Bu (Kur’ân), eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” derler.
Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman: “İşittik, eğer dilersek biz de bunun benzerini elbette söylerdik. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.
Anne ve babasına; "Öf be! Siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltip, (kabrimden) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne ve babası Allah'tan isteyerek; "Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın vaadi haktır." (derler. O ise:) "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." diye cevap verir.