Âl-i İmrân Suresi’nin 92. ayeti (3:92) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 62. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 92. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
92. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müminler!- Sevdiğiniz mallarınızdan Allah yolunda infak etmedikçe iyilik ehlinin sevabına ve makamına ulaşamazsınız. İster az, ister çok ne infak etmiş iseniz muhakkak ki Allah, niyet ve amellerinizi bilir. Herkesin ameline göre karşılığını verir.
92. Bütün hayırları kapsayan bir isim olup cennete ulaştıran yol olan Birr’e (iyiliğe) sevdiğiniz en güzel ve en temiz mallarınızdan infak etmedikçe ulaşamazsınız. Çünkü nefislerin sevdiği güzel şeylerin infak edilmesi, kişinin cömertliğinin, en üstün ahlâki değerlere sahip olduğunun, merhamet ve yumuşak kalpliliğinin en büyük delillerdendir. Aynı şekilde bu, Allah’ı sevmenin ve O’nun sevgisini mal sevgisinden önde tutmanın en önde gelen delillerindendir. Zira nefislerin mala olan sevgi ve tutkunluğu nefsin yapısında bulunan bir husustur. İşte Allah’ın sevgisini kendi nefsinin sevdiklerine … Devamını oku
Yahudiler Allah Teâlâ ve peygamberleri adına yalan söylerler. Bu yalanlarından biri de Yakup -aleyhisselam-'ın bazı yiyecekleri haram kılmasının Tevrat'la indiğini iddia etmeleridir.
Mabetlerin en azametli ve en şereflisi Beytu'l-haram'dır. O, Allah'a ibadet amaçlı kurulmuş ilk evdir. Onda, başkasında olmayan özellikler vardır.
Yüce Allah hac ibadetinin farz oluşunu en güçlü ifadelerle zikrederek, farz oluşuna vurgu yapmıştır.
92. ayetin diğer mealleri
Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) vermedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.
Enes -radıyallahu anh- şöyle rivayet etmiştir: Ebu Talha, Medine'de hurma bahçesine sahip olma bakımından Ensâr'ın en zengini idi. Ebu Talha’nın kendisine mallarının en sevimlisi olanı ise Beyruhâ (denilen bahçesi) idi. Beyruhâ, Mescid'in karşısında idi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…
" بخٍ! ذلك مال رابح، ذلك مال رابح، وقد سمعت ما قلت، وإني أرى أن تجعلها في الأقربين"
İbn Ömer –radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer –radıyallahu anh- Hayber’de bir araziye sahip olmuştu. Sonra Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelip o araziyi nasıl kullanacağı hususunda istişare ederek: Yâ Rasûlallah! Ben Hayber'de öyle bir araziye sahip…
Sana (Allah yolunda) sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
(Sadakalar) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın ısrarlı bir şekilde insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.
Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bunlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan ayrı sizin bilmediğiniz ama Allah'ın bildiği daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.