Leyân kelimesi Kur’an’da geçmez; ama fiili Peygamber’in ﷺ yumuşaklığını över: “Allah’ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın (linte); kaba ve katı kalpli olsaydın, çevrenden dağılıp giderlerdi” (Âl-i İmrân 3:159). Allah Musa ile Harun’a da Firavun’a “yumuşak söz” (kavlen leyyinen) söylemelerini emretmiştir (Tâhâ 20:44).
Leyan isminin anlamı ve kökeni
Leyân, “yumuşak, esnek, nazik olmak” anlamındaki lâne fiilinin masdarlarından biridir (yumuşaklık anlamındaki lîn ve yumuşak anlamındaki leyyin ile aynı l-y-n kökü); dilciler “hayatın leyânı içinde” sözünü, rahat ve bolluk içinde yaşamak anlamında aktarır. İsim yumuşak bir huyu ve sertlikten uzak bir hayatı çağrıştırır. Yeni bir isimdir; Suudi Arabistan, Ürdün ve Filistin’de kızlara çok verilir.
Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.