De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında Sen hükmedersin.”
Zümer Suresi’nin 46. ayeti (39:46) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 463. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Zümer Suresi 46. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
46. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul- De ki: "Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır."
45. Yüce Allah, müşriklerin durumlarını ve şirklerinin gereği olan davranışlarını söz konusu etmekte ve onların “Allah tek başına anıldığında” tevhid edildiğinde, din yalnızca O’na halis kılmak sureti ile amelde bulunulup O’nun dışında tapındıkları varlıklar terk edildiğinde “âhirete inanmayanların kalpleri nefretle dolar.” Bu işten alabildiğine nefret eder ve hiçbir şekilde hoşlanmazlar. Buna karşılık “O’nun dışındakiler” putlar ve O’na eş koşulan ortaklar “anıldığında” ve bir kimse onlara ibadet etmeye çağırıp onları övdüğünde “hemen” mabudlarının anılmasına sevinirler ve şirk konusunda … Devamını oku
Uyumak ve uykudan uyanmak, ölüm ve öldükten sonra yeniden dirilmenin anlaşılmasına işaret eden günlük iki derstir.
Kâfirlerin yanında Yüce Allah'ın tek başına zikredilmesi, onlara sıkıntı ve keder verir. Çünkü onlar, Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeyleri hatırlar ve bunların hepsinden yüz çevirirler.
Dünyada cimri olmasına rağmen kâfir kimse kıyamet günü sahip olduğu her şeyi kendisini (kurtarmak) için feda etmeyi temenni edecektir. Ancak bu ondan kabul edilmeyecektir.
46. ayetin diğer mealleri
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve görüleni bilen Allah'ım! Hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm verecek sensin.
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikârı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
46. ayet kelime kelime
قُلِqulide ki
ٱللَّهُمَّl-lahumaAllah'ım
فَاطِرَfāṭirayoktan var eden
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwātigökleri
وَٱلْأَرْضِwal-arḍive yeri
عَٰلِمَʿālimabilen
ٱلْغَيْبِl-ghaybigörülmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِwal-shahādative görüleni
أَنتَanta(ancak) sen
تَحْكُمُtaḥkumuhükmedersin
بَيْنَbaynaarasında
عِبَادِكَʿibādikakullarının
فِىfīşeylerde
مَاmā
كَانُوا۟kānūoldukları
فِيهِfīhihakkında
يَخْتَلِفُونَyakhtalifūnaayrılığa düştükleri
46. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.