Zümer Suresi’nin 44. ayeti (39:44) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 463. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Zümer Suresi 44. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
44. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir.
44. Onlara “de ki: Şefaat tümüyle Allah’ındır.” Çünkü her şeyin yetkisi de bütünü ile Allah’ındır. Bütün şefaatçiler O’ndan korkar. O’nun izni olmadan hiç kimse O’nun nezdinde şefaat edemez. O, kuluna rahmet ihsan etmeyi murad ederse, katında değerli olan şefaatçi kimsenin ona -her iki şahsa (edene ve edilene) bir rahmet olmak üzere- şefaat etmesine izin verir. Daha sonra Yüce Allah, şefaatin tümüyle yalnız kendisine ait olduğunun gerekçesini “Göklerin ve yerin hükümranlığı da yalnız O’nundur” diye açıklamaktadır. Yani oradaki bütün şahıslar, fiiller ve sıfatlar, O’na aittir. Bu yüzden … Devamını oku
Uyumak ve uykudan uyanmak, ölüm ve öldükten sonra yeniden dirilmenin anlaşılmasına işaret eden günlük iki derstir.
Kâfirlerin yanında Yüce Allah'ın tek başına zikredilmesi, onlara sıkıntı ve keder verir. Çünkü onlar, Allah'ın emrettiği ve yasakladığı şeyleri hatırlar ve bunların hepsinden yüz çevirirler.
Dünyada cimri olmasına rağmen kâfir kimse kıyamet günü sahip olduğu her şeyi kendisini (kurtarmak) için feda etmeyi temenni edecektir. Ancak bu ondan kabul edilmeyecektir.
44. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
De ki: Şefaatin hepsi Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. Sonra O’na döndürüleceksiniz.
Ali Özek ve arkadaşları
De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”