Bakara Suresi’nin 107. ayeti (2:107) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 17. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 107. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
107. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Şüphesiz ki yerlerin ve göklerin malikinin Allah olduğunu, dilediği gibi hükmettiğini bilmektesin. O kullarına dilediğini emreder ve dilediğini de yasaklar. Dinde dilediğini belirler ve dilediğini nesheder. Allah'tan başka sizin işlerinizi üstlenecek bir dostunuz yoktur, sizden zararı def edecek bir yardımcınız da yoktur. Bilakis Allah bunların hepsinin velisi (işin icrasını yüklenen) ve bunları yapmaya kadir olandır.
107. “Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır?” O sizin mutlak mâlikiniz olduğuna göre, son derece şefkatli ve merhametli bir mâlikin egemenlik sahasında tasarrufta bulunduğu gibi O da sizin üzerinizde kaderiyle, emirleri ve yasakları ile tasarruf eder. O’nun kulları hakkındaki çeşitli takdirlerinde kudreti için herhangi bir sınır söz konusu olmadığı gibi, kulları için teşri buyurduğu hükümlerde de kendisine itiraz olunamaz. Çünkü kul Rabb’inin dinî ve kaderî emirleri altında altındadır, onlara boyun eğmek durumundadır. O halde kul kim oluyor ki, itiraz etsin? Aynı şekilde O … Devamını oku
Şüphesiz ki bütün işler Allah'a aittir. Şeriat ve hükümlerini, dilediği gibi değiştirir ve onlardan dileğini olduğu gibi bırakır. Bunların hepsi O'nun ilmi ve hikmeti iledir.
Kitap ehlinin büyük bir çoğunluğu bu ümmete haset etmektedir. Zira yüce Allah bu ümmete iman ve resule ittiba etmek gibi özel bir konum vermiştir. Bundan dolayı, Kitap ehli bu ümmetin tekrardan küfre geri dönmesini temenni etmiştir.
107. ayetin diğer mealleri
Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah’a ait olduğunu ve sizin Allah’tan başka bir veli ve bir yardımcınızın olmadığını bilmez misin?
(Yine) bilmez misin, göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Bilmez misin ki, hakikaten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, hepsi O'nundur. Size de Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin örtünüzdür, siz de onların örtüsüsünüz. Allah, nefsinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Bu sebeple, tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Fecir vakti geldiğinde beyaz iplik, siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın! Sizler, mescitlerde itikâfa çekilmiş olduğunuz halde kadınlarınıza yaklaşmayın! Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın! İşte Allah, kötülüklerden korunmaları için insanlara ayetlerini böylece açıklar.
Şüphesiz gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Rabbiniz Allah, sonrasında arşın üstüne yükselmiştir. Birbirlerini durmadan takip eden geceyi gündüze bürüyüp örter. Güneş, Ay ve yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Dikkat edin! Yaratma da, emir de yalnızca O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Ya'kûb’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğulları'na helâl idi. De ki: ''Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.''
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.