İçeriğe geç

Zuhruf Suresi 66. Ayet

سورة الزخرف، الآية ٦٦

43:66 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 494. sayfa Mekki sure

43:66 ayetinin metni

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ ۝٦٦

Okunuşu

hal yanẓurūna illā l-sāʿata an tatiyahum baghtatan wahum lā yashʿurūna

Meal

Onlar, farkında olmadıkları bir anda ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Zuhruf Suresi’nin 66. ayeti (43:66) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 494. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Zuhruf Suresi 66. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

66. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İsa hakkında ayrılığa düşmüş olan bu gruplar, farkında olmadıkları bir sırada kıyamet vaktinin ansızın kendilerine gelip çatmasını mı bekliyorlar? Eğer kıyamet, onlar küfürleri üzerindeyken gelirse şüphesiz onların akıbetleri acı verici bir azaptır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

66. “Onlar” yani yalanlayanlar “ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” O geleceği vakit, onu ve onun gerçekleşeceğine dair haber getirenleri yalanlayanların hallerini hiç sorma!

Zuhruf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Zuhruf suresinin 61-73. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 494. sayfası).

  • İsa -aleyhisselam-'ın yeryüzüne inmesi kıyametin büyük alametlerindendir.
  • Kıyamet gününde fasıkların dostluğu kesilip yok olur. Muttakilerin dostluğu ise devamlıdır.
  • Dünyada arkalarında bıraktıklarına karşılık Yüce Allah, Müminlerin ahirette karşılaşacakları nimetler hakkında müjde verir ve onları sakinleştirip rahatlatır.

66. ayetin diğer mealleri

Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek Kıyamet'ten başka bir şey mi bekliyorlar?

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?

66. ayet kelime kelime

  1. هَلْ hal bekliyorlar-mı?
  2. يَنظُرُونَ yanẓurūna bekliyorlar ن ظ ر
  3. إِلَّا illā
  4. ٱلسَّاعَةَ l-sāʿata sa'atin س و ع
  5. أَن an başlarına gelmesinden
  6. تَأْتِيَهُم tatiyahum أ ت ي
  7. بَغْتَةً baghtatan ansızın ب غ ت
  8. وَهُمْ wahum ve onlar
  9. لَا lā hiç
  10. يَشْعُرُونَ yashʿurūna farkında değillerken ش ع ر

66. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zümer 39:57

    أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ

    Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;

  • A’râf 7:43

    وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Kalplerinde kin adına ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle derler: "Bize bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet etmeseydi; şüphesiz biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişlerdir.” “İşte siz, yaptıklarınızın karşılığı olarak şu Cennet'e varis kılındınız!” diye onlara seslenilir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Muhammed 47:18

    فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

    Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

  • Şuarâ 26:202

    فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    İşte (bu azap) onlara ansızın gelecek ve farkında bile olmayacaklar.

  • A’râf 7:95

    ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ ٱلسَّيِّئَةِ ٱلْحَسَنَةَ حَتَّىٰ عَفَوا۟ وَّقَالُوا۟ قَدْ مَسَّ ءَابَآءَنَا ٱلضَّرَّآءُ وَٱلسَّرَّآءُ فَأَخَذْنَٰهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı.” dediler. Biz de farkında değillerken onları ansızın yakaladık.

  • Yûsuf 12:107

    أَفَأَمِنُوٓا۟ أَن تَأْتِيَهُمْ غَٰشِيَةٌ مِّنْ عَذَابِ ٱللَّهِ أَوْ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

  • Ankebût 29:53

    وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَوْلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَيَأْتِيَنَّهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.

Zuhruf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

16 Ekim 2026 Cuma 5 جمادى الأولى 1448 هـ