İçeriğe geç

Yûnus Suresi 45. Ayet

سورة يونس، الآية ٤٥

10:45 11. cüz 22. hizb Mushaf’ta 214. sayfa Mekki sure

10:45 ayetinin metni

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ ۝٤٥

Okunuşu

wayawma yaḥshuruhum ka-an lam yalbathū illā sāʿatan mina l-nahāri yataʿārafūna baynahum qad khasira alladhīna kadhabū biliqāi l-lahi wamā kānū muh'tadīna

Meal

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 45. ayeti (10:45) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 214. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 45. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

45. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah, kıyamet günü insanları topladığında onlar, dünya ve berzah hayatlarında gündüzden belirli bir vakit kalmış gibi olacaklardır. Daha fazla değil. O gün orada birbirlerini tanırlar. Sonra kıyamet gününün şiddetinden ve zorluğundan dolayı birbirlerini tanımaları kesiliverir. Kıyamet günü Rableri ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Dünyada iken yeniden dirilmeye iman edenlerden olsalardı hüsrandan kurtulacaklardı.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

45. Yüce Allah, dünya hayatının çabucak geçtiğini ve insanları gerçekleşeceğinde şüphe bulunmayan bir günde haşredip bir araya toplayacağı vakit onlara sanki dünyada ancak bir günün kısa bir süresi kadar kalmışlar gibi geleceğini, yine sanki dünyada hiçbir nimet ve hiçbir sıkıntı ile karşılaşmamış gibi bir kanaate sahip olacaklarını haber vermektedir. Onlar, dünya hayatında olduğu gibi birbirlerini tanıyacaklardır. O günde takvâ sahibi kimseler kâr edeceklerdir. Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar ve dosdoğru yola, dosdoğru dine uymak sureti ile hidâyet bulmayanlar ise hüsrana uğrayacaklardır. Çünkü onlar, cennet nimetlerini elden kaçırmış ve cehenneme girmeyi hak etmiş olacaklardır.

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 43-53. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 214. sayfası).

  • Kendisini helak olmaya götüren bizzat insanın kendisidir. Yüce Allah, zulmetmekten beridir, münezzehtir.
  • Peygamberin görevi tebliğ etmektir. Peygamberlerin gönderildiği kimselerin hesap ve cezalarını ise hikmeti ile takdir edecek olan Allah'tır. Ya onların cezalarını peygamber hayatta iken verir ya da peygamberin vefatından sonraya erteler.
  • Fayda ve zarar Allah -Azze ve Celle-'nin elindedir. Yaratılmışlardan hiç kimse ne kendi nefsi için ne de başkaları için bir zarar ve fayda vermeye sahip değildir.
  • Ölümü anında iman eden kimseye imanı fayda vermez.

45. ayetin diğer mealleri

Onları toplayacağı gün, sanki gündüz birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış gibidirler. Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yolda olmayanlar kaybetmişlerdir.

    Allah'ın onları, sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi.

Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.

45. ayet kelime kelime

  1. وَيَوْمَ wayawma ve gün ي و م
  2. يَحْشُرُهُمْ yaḥshuruhum onları toplayacağımız ح ش ر
  3. كَأَن ka-an sanki gibi
  4. لَّمْ lam kalmamışlar
  5. يَلْبَثُوٓا۟ yalbathū ل ب ث
  6. إِلَّا illā bile
  7. سَاعَةً sāʿatan bir anı kadar س و ع
  8. مِّنَ mina gündüzden
  9. ٱلنَّهَارِ l-nahāri ن ه ر
  10. يَتَعَارَفُونَ yataʿārafūna tanışırlar ع ر ف
  11. بَيْنَهُمْ baynahum kendi aralarında ب ي ن
  12. قَدْ qad muhakkak
  13. خَسِرَ khasira zarara uğramışlardır خ س ر
  14. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  15. كَذَّبُوا۟ kadhabū yalanlayan(lar) ك ذ ب
  16. بِلِقَآءِ biliqāi kavuşmayı ل ق ي
  17. ٱللَّهِ l-lahi Allah'a
  18. وَمَا wamā ve
  19. كَانُوا۟ kānū doğru yola girmeyenler ك و ن
  20. مُهْتَدِينَ muh'tadīna ه د ي

45. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Furkân 25:41–42

    وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا …

    Seni gördükleri zaman: "Bu mu Allah’ın gönderdiği elçi?" diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. …

  • Tâhâ 20:102–104

    يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا …

    Sûr’a üflendiği gün, işte o gün suçluların gözleri (korkudan) mavi halde haşrederiz. …

  • Rûm 30:55–56

    وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ …

    Kıyametin kopacağı gün günahkârlar, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • En’âm 6:31

    قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا۟ يَٰحَسْرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَىٰ ظُهُورِهِمْ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

    Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman; “Dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin! O yüklenip taşıdıkları ne kötüdür.

  • Ahkâf 46:35

    فَٱصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُو۟لُوا۟ ٱلْعَزْمِ مِنَ ٱلرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِل لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَ لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّن نَّهَارٍۭ بَلَٰغٌ فَهَلْ يُهْلَكُ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلْفَٰسِقُونَ

    (Ey Muhammed!) Rasullerden büyük azim sahiplerinin sabrettiği gibi sen de sabret ve hunlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir bildiridir. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ