Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman; “Dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin! O yüklenip taşıdıkları ne kötüdür.
En’âm Suresi’nin 31. ayeti (6:31) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 131. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 31. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
31. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Muhakkak ki ölümden sonra dirilmeyi yalanlayanlar ve kıyamet gününde Allah'ın huzuruna durmayı uzak görenler hüsrana uğramışlardır. Kıyamet önceden bir bilgi ve uyarı olmadan ansızın onların başına geldiği zaman şiddetli pişmanlıktan; "Allah'a karşı küfür işleyerek yaptığımız kusurlardan ve ahiret gününe hazırlık yapmadığımızdan dolayı hayal kırıklığına uğradığımız için bize yazıklar olsun!" derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Bilesiniz ki, o yüklendikleri ve taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür.
31. Yani Allah’a kavuşmayı yalanlayarak bu yalanları dolayısıyla da haram fiilleri işlemek, kişiyi helâke götüren günahları irtikab etmek cesaretini gösteren kimseler hüsrana uğramış, her türlü hayırdan mahrum kalmışlardır. “Nihâyet kıyamet kendilerine” onlar en kötü ve çirkin hallerinde bulunurlarken “ansızın gelip çattığı zaman günahlarını sırtlarına yüklenmiş halde” son derece pişman olduklarını açığa vurarak: “Orada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!, diyeceklerdir.” Ancak bu zamanı geçmiş bir pişmanlıktır. “Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.” Sırtlarındaki bu yük … Devamını oku
Allah Teâlâ'nın, kıyamet meydanında ibadet eden ve ibadet edilenleri, tabi olanlarla tabi olunanları birbirleri hakkında şahitlik yapmaları için bir araya toplaması O'nun adaletli olmasındandır.
Kur'an'ı her dinleyen ondan istifade edemez. Belki kalbinin mühürlenmesi ya da faydalanmasını engelleyecek sağırlık ve benzeri gibi engeller bulunabilir.
Müşriklerin açıktan yalanlamalarına rağmen, kendi nefislerinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu bildikleri beyan edilmiştir.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşılaştığı yalanlama sadece ona özel değildir. Dolayısıyla bu hususunda kendisi teselli edilip, gönlü alınmıştır. Bilakis yalanlama müşriklerin önceki peygamberlere karşı izledikleri bir yöntemleridir.
31. ayetin diğer mealleri
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman “Dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin! O yüklenip taşıdıkları ne kötüdür.
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: «Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!» Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.
Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!