O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: "Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!" deriz ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları onlara: "Siz bize ibadet etmiyordunuz ki." derler.
Yûnus Suresi’nin 28. ayeti (10:28) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 212. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Yûnus Suresi 28. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
28. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Hatırla! Kıyamet günü, mahlukatın tamamını toplarız ve sonra dünyada Allah'a şirk koşanlara: Ey müşrikler! (Ortak koşanlar!) Haydi siz ve Allah'tan gayrı ibadet ettikleriniz yerlerinizde kalınız deriz. Ve ibadet edilenler (ortak koşulanlar) ile ibadet edenlerin arasını ayırırız. Kendilerine ibadet edilenler (mabutlar), ibadet edenlerden beri olduklarını söyleyerek: "Siz, dünyada iken bize ibadet etmiyordunuz" derler.
28. “O gün hepsini bir araya toplayacak” Bütün mahlukatı belli bir günde bir araya toplayacak ve müşrikleri de Allah’tan başka tapındıklarını da huzura getirecek “sonra da şirk koşanlara: Siz de Allah’a eş koştuklarınız da durun yerinizde!” mahkemeleşmek ve sizinle onlar arasında ilahî hükmün verilmesi için yerinizden ayrılmayın “diyeceğiz.” “Sonra onları tamamen birbirinden ayıracağız.” Aralarında bedenen de kalben de uzaklık meydana getireceğiz. Böylelikle dünya hayatında iken tapındıkları varlıklara içten sevgi duymalarına, son derece samimiyetle bağlı olmalarına rağmen âhirette aralarında … Devamını oku
Müminin teşvik edileceği en yüce nimet, Allah Teâlâ'nın vechine bakma nimetidir.
Yüce Allah'ın kudreti beyan edilmiştir ki O, her şeye kadirdir.
Rububiyette Allah'ı birleyip ilahlıkta O'na ortak koşmak geçersizdir. Hem rububiyette ve hem de uluhiyette Allah'ı birlemek şarttır.
Allah, günahları sebebi ile bir kavmin üzerine onların iman etmeyeceğine dair hüküm vermiş ise muhakkak ki onlar iman etmezler.
28. ayetin diğer mealleri
O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları onlara: Siz bize ibadet etmiyordunuz.
Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.
O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara "Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!" diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, "Siz bize tapmıyordunuz ki." diyecekler.
Ateşe arz olunurlarken onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İman edenler şöyle der: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratmışlardır." Şunu iyi bilin ki, zalimler kalıcı bir azap içindedirler.
Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı o günde yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyleyse, kâfir olduğunuz için tadın azabı (denir). …