İçeriğe geç

Yûnus Suresi 27. Ayet

سورة يونس، الآية ٢٧

10:27 11. cüz 22. hizb Mushaf’ta 212. sayfa Mekki sure

10:27 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ ۝٢٧

Okunuşu

wa-alladhīna kasabū l-sayiāti jazāu sayyi-atin bimith'lihā watarhaquhum dhillatun mā lahum mina l-lahi min ʿāṣimin ka-annamā ugh'shiyat wujūhuhum qiṭaʿan mina al-layli muẓ'liman ulāika aṣḥābu l-nāri hum fīhā khālidūna

Meal

Kötü amel işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onları zillet bürümüştür. Onları Allah’a karşı koruyacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gecenin karanlık parçalarıyla kaplanmış gibidir. İşte onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidirler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 27. ayeti (10:27) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 212. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 27. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

27. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Küfür ve masiyet gibi kötü ameller işleyen kimselere ise ahirette Allah tarafından işledikleri amellerin karşılığı kadar bir ceza vardır. Onların yüzlerini bir toz ve zillet bürümüştür. Allah'ın azabı onların üzerine indiğinde onlardan bu azabı savacak kimse de yoktur. Ateşin ve ateşin dumanının onlara çokça isabet etmesinden dolayı sanki onların yüzlerini gecenin karanlık parçaları kaplamış gibidir. İşte bu sıfatlar ile sıfatlanmış olan kimseler cehennem ahalisidir ve onlar orada ebedî kalıcıdırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

27. Yüce Allah cennetlikleri söz konusu ettikten sonra, cehennemlikleri de söz konusu etmekte ve onların dünya hayatında kazandıkları şeylerin, Yüce Allah’ı gazaplandıran çeşitli küfür, yalanlama ve türlü masiyetlerden oluşan kötü ameller olduğunu zikretmektedir. Onlaırn işledikleri “bir kötülüğün cezası kendisi kadardır.” Yani onlara verilecek ve hoşlarına gitmeyecek olan ceza -değişik hallerine uyun olarak- işledikleri kötülüklere göre olacaktır. “ve onları bir zillet kaplayacaktır.” Kalplerinde de Allah’ın azabından yana bir korku yer edecektir. Bu korkuyu onlardan hiç kimse … Devamını oku

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 26-33. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 212. sayfası).

  • Müminin teşvik edileceği en yüce nimet, Allah Teâlâ'nın vechine bakma nimetidir.
  • Yüce Allah'ın kudreti beyan edilmiştir ki O, her şeye kadirdir.
  • Rububiyette Allah'ı birleyip ilahlıkta O'na ortak koşmak geçersizdir. Hem rububiyette ve hem de uluhiyette Allah'ı birlemek şarttır.
  • Allah, günahları sebebi ile bir kavmin üzerine onların iman etmeyeceğine dair hüküm vermiş ise muhakkak ki onlar iman etmezler.

27. ayetin diğer mealleri

Kötü amel işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onları zillet bürümüştür. Onları Allah’a karşı koruyacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gecenin karanlık parçalarıyla kaplanmış gibidir. İşte onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidirler.

    Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Kötülük kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası, misli kadardır. Ve onları bir aşağılık ve eziklik kaplar. Onlar için Allah'dan başka hiçbir kurtarıcı yoktur. Yüzleri karanlık gecelerden bir parçaya bürünmüş gibidir. İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.

27. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna kimselere gelince
  2. كَسَبُوا۟ kasabū kazanan(lara) ك س ب
  3. ٱلسَّيِّـَٔاتِ l-sayiāti kötülükler س و أ
  4. جَزَآءُ jazāu ceza verilir ج ز ي
  5. سَيِّئَةٍۭ sayyi-atin bir kötülüğe س و أ
  6. بِمِثْلِهَا bimith'lihā aynıyla م ث ل
  7. وَتَرْهَقُهُمْ watarhaquhum ve bürür ر ه ق
  8. ذِلَّةٌ dhillatun bir aşağılık ذ ل ل
  9. مَّا mā yoktur
  10. لَهُم lahum onlar için
  11. مِّنَ mina Allahtan
  12. ٱللَّهِ l-lahi
  13. مِنْ min kurtaracak
  14. عَاصِمٍ ʿāṣimin ع ص م
  15. كَأَنَّمَآ ka-annamā gibidir
  16. أُغْشِيَتْ ugh'shiyat kaplanmış غ ش و
  17. وُجُوهُهُمْ wujūhuhum yüzleri و ج ه
  18. قِطَعًا qiṭaʿan parçalarıyla ق ط ع
  19. مِّنَ mina bir gecenin
  20. ٱلَّيْلِ al-layli ل ي ل
  21. مُظْلِمًا muẓ'liman kapkaranlık ظ ل م
  22. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika bunlar
  23. أَصْحَٰبُ aṣḥābu ehlidirler ص ح ب
  24. ٱلنَّارِ l-nāri cehennem ن و ر
  25. هُمْ hum onlar
  26. فِيهَا fīhā orada
  27. خَٰلِدُونَ khālidūna sürekli kalıcıdırlar خ ل د

27. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.

  • A’râf 7:36

    وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

  • Mücâdele 58:17

    لَّن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Onların malları da evlatları da Allah katında onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedîdir.

  • Bakara 2:81

    بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Hayır! günah işleyip günahı kendisini kuşatmış olan kimseler, cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Bakara 2:257

    ٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّٰغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin dostları ise tâğûttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.

  • Âl-i İmrân 3:116

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Kâfirlerin ne malları ne evlatları Allah’a karşı bir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ