İçeriğe geç

Yûnus Suresi 16. Ayet

سورة يونس، الآية ١٦

10:16 11. cüz 21. hizb Mushaf’ta 210. sayfa Mekki sure

10:16 ayetinin metni

قُل لَّوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوْتُهُۥ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَدْرَىٰكُم بِهِۦ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرًا مِّن قَبْلِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ ۝١٦

Okunuşu

qul law shāa l-lahu mā talawtuhu ʿalaykum walā adrākum bihi faqad labith'tu fīkum ʿumuran min qablihi afalā taʿqilūna

Meal

De ki: Eğer Allah dileseydi onu size hiç okumazdım ve onu size hiç bildirmezdi. Daha önce sizin aranızda bir ömür yaşadım, hiç akletmiyor musunuz?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 16. ayeti (10:16) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 210. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 16. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- De ki: Eğer Allah, Kur'an'ı size okumamamı dilemiş olsaydı onu size okuyamaz ve bildirmezdim. Eğer Allah dileseydi Kur'an'ı size benim dilim ile bildirmezdi. Ben, okumaz ve yazmaz bir halde sizin aranızda uzun bir zaman -kırk sene- kaldım. Ben bu işi istemedim ve araştırmadım. Sizler, benim size getirdiklerimin benim yaptığım bir şey olmadığını ve bunların Allah katından olduğunu akıl etmiyor musunuz?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. Yani ben, bu Kur’ân’ı size okumadan ve sizin de onu bilmenizden önce “aranızda” uzunca “bir ömür geçirdim.” Ama böyle bir şey hatırıma gelmedi ve böyle bir şeyi düşünmedim de. “Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” Aranızda geçirdiğim bu ömrüm boyunca size böyle bir şey okumadığımı ve bunu yapmak istediğime dair delil olabilecek herhangi bir şeyin de benden sadır olmadığını görmüyor, aklınıza getirmiyor musunuz? Bu durumda nasıl olur da bunca yıl sonra böyle bir şeyi uydurabilirim? Aranızda uzunca bir ömür geçirdim. Bu süre içinde benim gerçek durumumu, benim kimseden ders almamış … Devamını oku

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 15-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 210. sayfası).

  • Yahudilerin Tevrat'ta yaptıkları gibi Allah kelamını tahrif etmenin ve Allah'a yalan atıp iftira etmenin ne kadar büyük bir şey olduğu beyan edilmiştir.
  • Zarar ve fayda vermek sadece Allah'ın elindedir. O'ndan başkası bunu yapamaz.
  • Müşriklerin, ilahları hakkında Allah katında kendilerinin şefaatçileri olduklarına dair iddiaları son derece batıldır.
  • Hevâya tabi olmak ve dinde ihtilaf etmek ayrılığın sebebidir.

16. ayetin diğer mealleri

De ki: Eğer Allah dileseydi onu size hiç okumazdım ve O’nu size hiç bildirmezdi. Daha önce sizin aranızda bir ömür yaşadım, hiç akletmiyor musunuz?

   De ki: Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?

De ki, "Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum. Siz hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?"

16. ayet kelime kelime

  1. قُل qul de ki ق و ل
  2. لَّوْ law şayet
  3. شَآءَ shāa dileseydi ش ي أ
  4. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  5. مَا mā bunu okumazdım
  6. تَلَوْتُهُۥ talawtuhu ت ل و
  7. عَلَيْكُمْ ʿalaykum size
  8. وَلَآ walā ve size hiç bildirmezdi
  9. أَدْرَىٰكُم adrākum د ر ي
  10. بِهِۦ bihi bunu
  11. فَقَدْ faqad elbette
  12. لَبِثْتُ labith'tu geçirdim ل ب ث
  13. فِيكُمْ fīkum sizin aranızda
  14. عُمُرًا ʿumuran belli bir ömür ع م ر
  15. مِّن min daha önce
  16. قَبْلِهِۦٓ qablihi ق ب ل
  17. أَفَلَا afalā hiç düşünmüyor musunuz?
  18. تَعْقِلُونَ taʿqilūna ع ق ل

16. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • En’âm 6:148

    سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكْنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ حَتَّىٰ ذَاقُوا۟ بَأْسَنَا قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَآ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَخْرُصُونَ

    Müşrikler: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız şirk koşardık ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. Bizim elem verici azabımızı tadana kadar onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. De ki: “Bize gösterebileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyor ve sadece uyduruyorsunuz."

  • Nahl 16:35

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ