36:41 ayetinin metni
وَءَايَةٌ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ٤١
Okunuşu
waāyatun lahum annā ḥamalnā dhurriyyatahum fī l-ful'ki l-mashḥūni
Meal
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
سورة يس، الآية ٤١
وَءَايَةٌ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ ٤١
waāyatun lahum annā ḥamalnā dhurriyyatahum fī l-ful'ki l-mashḥūni
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Yâsîn Suresi’nin 41. ayeti (36:41) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 443. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili de Nuh zamanında Âdem'in zürriyetinden tufandan kurtulanları Allah'ın mahlukatı ile dolu olan gemide taşımamızdır. Şüphesiz Yüce Allah, onlardan her cinsten bir çift taşımıştır.
41. Yani nimetleri ihsan eden, musibetleri önleyen yegane ma’budun Allah olduğunun bir diğer delil ve belgesi de budur. “…bizim nesillerini o dopdolu gemide taşımış olmamız” O’nun ihsan ettiği nimetlerden birisidir. Müfessirlerin pek çoğunun söylediğine göre buradaki “nesiller”den kasıt, onların atalarıdır.
Yâsîn suresinin 41-54. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 443. sayfası).
Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ayettir.
Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.
Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.