Fakat Peygamber ve beraberindeki Müminler; mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Tevbe Suresi’nin 88. ayeti (9:88) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 201. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 88. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
88. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Resul -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Müminler, onlar (münafıklar) gibi Allah yolunda cihat etmekten geri kalmadılar. Bunlar (Resul ve beraberindeki Müminler) malları ve canları ile Allah yolunda cihat ettiler. Bunların Allah katındaki karşılıkları yardım ve ganimetler gibi dünyevi şeyleri elde etmektir. Cennete girdirilmek, arzulanan bol kazancı elde etmek ve endişe duyulan şeyden kurtuluşa ermek ise Müminlerin ahirette Allah katında elde edecekleri uhrevi faydalardır.
88. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu münafıklar cihaddan geri kalsalar dahi Yüce Allah onların yerlerini dolduracak ve onlara ihtiyaç bırakmayacaktır. Zira Yüce Allah’ın bu emri yerine getirecek ve O’nun, lütfunu kendilerine tahsis ettiği özel kulları vardır. Bunlar ise “Peygamber” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem “ve beraberindeki mü’minler” olup onlar “malları ve canları ile cihad” ederler. İşi ağırdan almaz ve tembellik göstermezler; aksine bunu sevinç ve neşe ile yerine getirirler. “İşte” dünya ve âhiretteki pek çok “hayırlar onlarındır ve onlar” en üstün isteklerine ve en mükemmel arzularına kavuşmuş olan “felaha erenlerin ta kendileridir.”
Allah yolunda cihat edenler, dünyada hayırları elde edeceklerdir. Eğer dünyada bu hayırları elde edemezlerse ahirette onlar için cenneti kazanmak ve cehennem azabından kurtulmak vardır.
Aslolan kendisinden bir cömertlik ile insanlara iyilikte bulunan bir kimsenin kendisinde meydana gelen bir kusur sebebi ile muahaze edilmemesidir.
Kim, kesin bir niyet ile gücü yettiği kadar bir hayrı yapmak için çalışır da sonra buna güç yetiremezse; bu kimse bu hayrı yapan kimsenin derecesine ulaştırılır.
İslam; adalet ve mantık dinidir. Bundan dolayı cezayı ve günahı, malları ve canları ile cihat etme gücüne sahip oldukları halde savaştan geri kalmak için izin isteyen münafıklara gerekli görmüştür.
88. ayetin diğer mealleri
Fakat, Rasûl ve O’nunla birlikte iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte iyilikler onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.
Fakat Peygamber ve onunla beraber olan müminler mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır. Murada erenler de işte onlardır.
(Gelseler de) Size karşı cimri ve bencildirler. Korkuya kapılınca, ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Korku geçince keskin dillerini uzatıp sizi incitirler, hayra/ganimete karşı çok cimridirler. Bunlar, iman etmemişlerdir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah için çok kolaydır.
İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
(Ey Müminler) sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden Cennet'e gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta Peygamber ve beraberindeki Müminler; "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.