İçeriğe geç

Nahl Suresi 117. Ayet

سورة النحل، الآية ١١٧

16:117 14. cüz 28. hizb Mushaf’ta 280. sayfa Mekki sure

16:117 ayetinin metni

مَتَٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ ۝١١٧

Okunuşu

matāʿun qalīlun walahum ʿadhābun alīmun

Meal

(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 117. ayeti (16:117) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 280. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 117. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

117. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Arzularının peşinden gitmiş olmaları sebebiyle onlar için bu hayatta değersiz ve az bir dünya malı vardır. Kıyamet gününde ise, onlar için elem verici bir azap vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

117. Dünya hayatında faydalansalar bile bu pek “az bir menfaat”tir. “Ama” varacakları yer, cehennem ateşidir. Hem de “onlar için elemli bir azap vardır.”

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 111-118. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 280. sayfası).

  • Verilen karşılık, yapılan amelin türünden olur. Şehir halkı, nimetlere karşı şımarınca tam tersine döndürüldüler. Bu (tersine çevrilmeleri) da, onların helak olmaları, malın onlardan çekilip alınmasıdır. Doymalarının ardından çok şiddetli açlık, korku ve helaka, güvenlik ve huzurun ardından endişeye, yaşamaları için yeterliliğin ardından yaşam kaynaklarının azalması durumuna düştüler.
  • Allah'a ve peygamberine iman ederek bir tek Allah’a ibadet etmenin ve çok olan lütuf ve nimetlerine karşı O'na şükretmenin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Şüphesiz ilahi azap, Allah'a iman etmede küfre düşen, O'na karşı gelen ve Allah’ın verdiği nimetlere karşı nankörlük eden herkese erişecektir.
  • Allah Teâlâ, kendi katından bir lütuf olarak ve pis olan her şeyden korumak amacıyla bizlere sadece pislik olan şeyleri haram kılmıştır.

117. ayetin diğer mealleri

Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!

(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab vardır.

117. ayet kelime kelime

  1. مَتَٰعٌ matāʿun bir mefaattir م ت ع
  2. قَلِيلٌ qalīlun azıcık ق ل ل
  3. وَلَهُمْ walahum ve onlara vardır
  4. عَذَابٌ ʿadhābun bir azab ع ذ ب
  5. أَلِيمٌ alīmun acıklı أ ل م

117. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Lokmân 31:24

    نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ إِلَىٰ عَذَابٍ غَلِيظٍ

    Biz onları azıcık faydalandırırız, sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.

  • Yûnus 10:69–70

    قُلْ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ …

    De ki: Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:10

    فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضًا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ

    Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara acı veren bir azap vardır.

  • Bakara 2:174

    إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَيَشْتَرُونَ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ إِلَّا ٱلنَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir şey gizleyip de, onu az bir kazanç karşılığı değiştirenlere gelince, onlar karınlarını Cehennem ateşinden başka bir şeyle doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:77

    إِنَّ ٱلَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَأَيْمَٰنِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَا خَلَٰقَ لَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ وَلَا يَنظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yeminlerini az bir pahaya değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:177

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Şüphe yok ki iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:188

    لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadıkları ile övülmek isteyenler, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır. Onlar için elem verici bir azap vardır.

  • Mâide 5:36

    إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لِيَفْتَدُوا۟ بِهِۦ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Doğrusu, yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha kâfirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara acı verici bir azap vardır.

Nahl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ