İçeriğe geç

Tevbe Suresi 74. Ayet

سورة التوبة، الآية ٧٤

9:74 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 199. sayfa Medeni sure

9:74 ayetinin metni

يَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ مَا قَالُوا۟ وَلَقَدْ قَالُوا۟ كَلِمَةَ ٱلْكُفْرِ وَكَفَرُوا۟ بَعْدَ إِسْلَٰمِهِمْ وَهَمُّوا۟ بِمَا لَمْ يَنَالُوا۟ وَمَا نَقَمُوٓا۟ إِلَّآ أَنْ أَغْنَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ مِن فَضْلِهِۦ فَإِن يَتُوبُوا۟ يَكُ خَيْرًا لَّهُمْ وَإِن يَتَوَلَّوْا۟ يُعَذِّبْهُمُ ٱللَّهُ عَذَابًا أَلِيمًا فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَمَا لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ ۝٧٤

Okunuşu

yaḥlifūna bil-lahi mā qālū walaqad qālū kalimata l-kuf'ri wakafarū baʿda is'lāmihim wahammū bimā lam yanālū wamā naqamū illā an aghnāhumu l-lahu warasūluhu min faḍlihi fa-in yatūbū yaku khayran lahum wa-in yatawallaw yuʿadhib'humu l-lahu ʿadhāban alīman fī l-dun'yā wal-ākhirati wamā lahum fī l-arḍi min waliyyin walā naṣīrin

Meal

Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve onlar müslümanlıklarından sonra kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (Peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Rasûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 74. ayeti (9:74) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 199. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 74. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

74. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Münafıklar, Allah'a yalan yere yemin ederler. Sana sövdüklerine ve senin dinini ayıpladıklarına dair onların sözleri sana ulaştığı halde o sözleri söylemediklerini söylerler. Onlar, kendilerini küfre sokan o sözleri kesinlikle söylediler ve iman eder gibi gözüktükten sonra küfürlerini ortaya koydular. Başaramayacakları bir şey olan Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmeye yeltendiler. Onlar inkâr edilmez bir şeyi inkâr ettiler. İnkâr ettikleri bu şey; Yüce Allah'ın onları, Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bahşettiği ganimetlerle zenginleştirmesiydi. Eğer onlar, nifaklarından Allah'a tövbe ederlerse, tövbe etmeleri onların nifak üzerine devam etmelerinden daha hayırlıdır. Eğer Allah Teâlâ'ya tövbe etmekten yüz çevirirlerse; Allah onlara, dünyada öldürülme ve esir edilme ile azap edecek; ahirette ise elem verici ateş ile azap edecektir. Onların, kendilerini ateşten kurtaracak bir yardımcıları da dostları da yoktur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

74. “(O çirkin sözü) söylemediklerine dair Allah’a yemin ederler.” Yani aralarından bazılarının söylediği bir söz olan: “Eğer Medine’ye dönersek elbetteki en şerefli ve güçlü olan, en hakir olanı oradan mutlaka çıkartacaktır.” (el-Münâfıkûn, 63/8) türü bir söz, yine din ile, peygamber ile alay içeren sözleri söyleyip de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in, bu sözlerin bir bölümünü işittiğini haber alınca, hemen onun yanına giderek öyle bir söz söylemediklerine dâir Allah adına yemin ederler. Yüce Allah da onları yalanlayarak şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki o küfür sözünü söylediler ve … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 73-79. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 199. sayfası).

  • Ayetlerde kâfirlere ve münafıklara karşı cihat etmenin farz oluşu beyan edilmiştir. Kâfirlere karşı elle ve çeşitli savaş silahlarıyla cihat edilir. Münafıklara karşı ise deliller ve dil ile cihat edilir.
  • Münafıklar; insanların en şerlileridirler. Çünkü onlar; haindirler, iyiliğe kötülük ile karşılık verirler.
  • Ayetlerde ahdi bozmanın ve verilen vaadi yerine getirmemenin, nifakı meydana getirdiğine dair deliller vardır. Bundan dolayı Müslüman kimsenin, nifaktan son derece sakınması gerekir.
  • Ayetlerde beden gücüne ve çalışmaya dair övgüler vardır. Şüphesiz bu; insanın sahip olduğu mal/servet mesabesindedir. Bu, kamu servetinin kökenini oluşturması ve işçinin halini zikretmesi açısından büyük bir asıldır.

74. ayetin diğer mealleri

Müslüman olduktan sonra küfre düşüp kesinlikle küfür sözünü söylemişlerken, söylemedik diye Allah’a yemin ettiler. Başaramadıkları bir şeye giriştiler. Allah ve Rasûlü onları Allah’ın bol nimetinden zenginleştirdiği için (rasûlünü) küçük görüp, kınadılar. Eğer tevbe ederlerse bu kendileri için en hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirlerse Allah onlara dünya ve ahirette acıklı bir azapla azap edecektir. Onlar için yeryüzünde bir veli ve yardımcı da yoktur.

    (Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kâfir oldular. Başaramadıkları bir şeye (Peygambere suikast yapmaya) de yeltendiler. Ve sırf Allah ve Rasulü kendi lütuflarından onları zenginleştirdiği için öç almaya kalkıştılar. Eğer tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur. Yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de elem verici bir azaba çarptıracaktır. Yeryüzünde onların ne dostu ne de yardımcısı vardır.

Onlar, kötü bir şey söylemedik, diyerek Allah'a yemin ederler. Onlar o küfür kelimesini kesinlikle söylediler. İslâm'a girdikten sonra yine kâfirlik ettiler. Ve o başaramadıkları cinayeti tasarladılar. Halbuki intikam almaları için Allah'ın, Resulü ile onları lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur. Yok yanaşmazlarsa Allah onları dünyada da, ahirette de acıklı bir azaba uğratır. Yeryüzünde onları koruyacak veya onlara yardım edecek bir kimse de bulunmaz.

74. ayet kelime kelime

  1. يَحْلِفُونَ yaḥlifūna yemin ediyorlar
  2. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  3. مَا mā söylemediklerine
  4. قَالُوا۟ qālū
  5. وَلَقَدْ walaqad halbuki
  6. قَالُوا۟ qālū söylediler
  7. كَلِمَةَ kalimata (o) sözü
  8. ٱلْكُفْرِ l-kuf'ri küfür
  9. وَكَفَرُوا۟ wakafarū ve inkar ettiler
  10. بَعْدَ baʿda sonra
  11. إِسْلَٰمِهِمْ is'lāmihim İslam olduktan
  12. وَهَمُّوا۟ wahammū ve yeltendiler
  13. بِمَا bimā bir şeye
  14. لَمْ lam başaramadıkları
  15. يَنَالُوا۟ yanālū
  16. وَمَا wamā ve öc almağa kalktılar
  17. نَقَمُوٓا۟ naqamū
  18. إِلَّآ illā sırf
  19. أَنْ an diye
  20. أَغْنَىٰهُمُ aghnāhumu kendilerini zengin etti
  21. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  22. وَرَسُولُهُۥ warasūluhu ve Elçisi
  23. مِن min lutfiyle
  24. فَضْلِهِۦ faḍlihi
  25. فَإِن fa-in eğer
  26. يَتُوبُوا۟ yatūbū tevbe ederlerse
  27. يَكُ yaku olur
  28. خَيْرًا khayran daha iyi
  29. لَّهُمْ lahum kendileri için
  30. وَإِن wa-in yok eğer
  31. يَتَوَلَّوْا۟ yatawallaw dönerlerse
  32. يُعَذِّبْهُمُ yuʿadhib'humu onlara azabedecektir
  33. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  34. عَذَابًا ʿadhāban bir azapla
  35. أَلِيمًا alīman acıklı
  36. فِى fī dünyada
  37. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā
  38. وَٱلْـَٔاخِرَةِ wal-ākhirati ve ahirette
  39. وَمَا wamā yoktur
  40. لَهُمْ lahum onların
  41. فِى fī yeryüzünde
  42. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  43. مِن min hiçbir
  44. وَلِىٍّ waliyyin velisi
  45. وَلَا walā ne de
  46. نَصِيرٍ naṣīrin yardımcısı

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

74. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Münâfikûn 63:8

    يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَآ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ ٱلْأَعَزُّ مِنْهَا ٱلْأَذَلَّ وَلِلَّهِ ٱلْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    "Medine’ye dönersek güçlü olan, zayıf olanı oradan çıkaracaktır." diyorlar. Oysa izzet Allah'ın, O'nun Rasûlünün ve Müminlerindir. Ancak münafıklar bilmezler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:22

    أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    Bunlar, dünya ve ahirette amelleri boşa çıkanlardır. Bunların bir yardımcısı da yoktur.

  • Âl-i İmrân 3:56

    فَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَأُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    O kâfir olanlara gelince, ben onları dünyada da ahirette de en şiddetli bir azaba çarptıracağım ve onların hiçbir yardımcıları da olmayacak.

  • Şûrâ 42:31

    وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de, yardımcınız da yoktur.

  • Bakara 2:107

    أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  • Tevbe 9:116

    إِنَّ ٱللَّهَ لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    Göklerin ve yerin mülkü elbette Allah’ındır. Dirilten ve öldüren O’dur. Sizin Allah’tan başka bir veliniz ve yardımcınız yoktur.

  • Ankebût 29:22

    وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    Siz, yerde de gökte de (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ